TC Başbakanı'nın beklenen Dêrsim ziyareti gerçekleşti. Davutoğlu'nun Tunceli Üniversitesi'nde yaptığı konuşma anlayanlar için derslerle doluydu.
Davutoğlu'nun konuşmasını alıntılar yaparak analiz etmeye çalışalım: TC Başbakanı konuşmasında resmi ideolojiye değindi. Resmi ideolojinin ötelediği tüm insanları AKP iktidarının kucaklamaya hazır olduğunu söyledi.
TC resmi ideolojisinin ismi "Kemalizm"dir. Defalarca yazdığım gibi, Kemalizmin iki temel sloganı vardır "İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz." Bu sloganla Kemalizm sol düşünceye karşı çıkıyor, onu yasaklıyordu. Bu yasak 1990'ların ortalarına kadar sürdü.
Resmi ideolojinin ikinci sloganı ise "Ne mutlu Türküm diyene'' idi. Kemalizm bu sloganı ile kendisini "Türk" olarak kabul etmeyen gayrimüslimleri ve Kürtleri hedef alıyordu.
Resmi ideoloji Anadolu’da yaşayan gayrimüslimleri imha ve asimile ederek tasfiye etti. İmha edilenler jenoside uğratılırken, geride kalanlar isimlerini ve dini inançlarını değiştirerek TC'de yaşama olanağı buldular.
TC resmi ideolojisi aynı politikayı Kürtlere de uyguladı. Ancak Kürtler 1925-1940 arası imha edilmelerine karşın belli bir kesimi beyaz katliamla asimile edilmelerine rağmen, büyük bir kısmı anadilini, kimliğini unutmadı. Anadilleri ve kimliklerini unutmadıkları gibi, hafıza kaybına uğramalarına rağmen kendi tarihlerini ve halk kültürlerini de unutmadılar. Hiçbir baskı, terör ve sağ ve sol ideolojik tahribat Şêx Said’i, Seyid Rıza’yı, İhsan Nuri Paşa'yı, Alişer’i, Dr. Nuri Dêrsimi’yi, Mellê Saidê Kurdî, Mellê Mistefa Barzanî, Faik Bucak’ı, Musa Anter’i, Dr. Şivan’ı, Sait Elçi’yi ve diğer Kürt önderlerini Kürt halkının kalbinden şehadetlerinin üzerinden yarım asır, bir asır geçmesine rağmen söküp atamadı.
Yine hiç bir baskı ve terör Mellê E.Cezirî, Ehmedê Xanî, Faqî Teyran, Cegerxwîn, Mir Celladet Bedirxan, Nurettin Zaza, İsmet Şerif Vanlı ve ismini saymaya sayfaların yetmediği Kürt aydın ve yazarlarının eserlerini, aziz hatıralarını silip atamadı.
Ve yine başta Kürt Önderi sayın Öcalan olmak üzere yakın arkadaşları Mazlum Doğan, M.Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek, Akif Yılmaz, Ferhat Kurtay ve dörtleri, Beritan'ı, Zilan'ı, Arîn’i, son çeyrek yüzyılda canını ülkesinin dört bir parçasında feda eden kahramanlarını Kürt halkının zihninden her türlü baskı ve teröre rağmen söküp atamadı.
Resmi ideoloji "Tek vatan, tek bayrak, tek devlet, tek ülke" sloganına sarılarak bugüne kadar Anadolu insanının kafasında karakollar yarattı. Devamlı olarak Türkiye’nin bölüneceği travmasını canlı olarak yaşattı. Bunu yaparken her devirde bir tek şef yarattı. Tek şef bir zaman Mustafa Kemal, İsmet İnönü idi. DP döneminde Dêrsim jenosidinin sorumlularından Celal Bayar da tek şef olmaya özendi. Menderesi de bu oyunun içine katmaya çalıştı. Şimdilerde ise ne kadar inkar ederse etsin, muhafazakar demokrat olduğunu iddia etsin TC Cumhurbaşkanı R. Tayip Erdoğan kendisini "Milli Şef" olarak görmektedir.
Davutoğlu Dêrsim’de kendisinin açıklamasına göre "Munzur Üniversitesin"de yaptığı konuşmada resmi ideolojinin ötelediği herkesi kucaklamaya hazır olduğunu açıkladı. Resmi tarihin gerçekleri yazmadığını söyledi.
Doğrudur, resmi ideoloji başta tarih olmak üzere her şeyi kendisine göre yazar. Her şeyi kendi ideolojisine uygun olarak yaratır. Bu resmi ideolojilerin en temel karakteridir.
Resmi ideolojilerden kurtulmak ise ulusların kendi geçmişlerinde işlediğ suçları itiraf edip, bu suçların mağdurlarından özür dilemekle başlar. Bu nedenle de Davutoğlunun söylemlerinin samimi olması için ilk önce resmi ideolojinin "tek"lerinden kurtulması gerekir. Bu konuda gerekli adımları atmadığı müddetçe, Şêx Said ve arkadaşlarını, Seyit Rıza ve arkadaşlarının Mellê Saidê Kurdî'nin mezarlarının yerini devlet arşivlerine göre açıklamadığı müddetçe, Davutoğlu’nun "Munzur Üniversitesi"ndeki söylemi, kendisi tarafından çok çabuk unutulacak hoş bir seda olarak kalır.

KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 25 Kasım 1960 tarihinde daha önce 105 sayılı yasa ile Batıya sürgün edilecek olan Kürt şahsiyetlerinin sürgün cezası MBK onaylandı.
* Kürt aydını ve hukuçusu, DEP Tatvan İlçe başkanı Şevket Epözdemir 25 Kasım 1993 tarihinde Tatvan-Bitlis yolundan kontgerilla tarafından şehit edildi.
* 25 Kasım 1999 tarihinde Yargıtay 9. Ceza Dairesi PKK Lideri Öcalan hakkında Ankara 2. DGM tarfından verilen idam cezasını onayladı.
* 26 Kasım 1993 tarihinde Almanya İçişleri Bakanı tarafından PKK yasakalandı.
* 27 Kasım 1977 tarihinde Lice'nin Fis Köyü'nde yapılan kongre ile PKK kuruldu. Genel sekreterliğine Abdullah Öcalan seçildi.
* 28 Kasım 1992 tarihinde Antalya DEP yönetim Kurulu üyesi Diş Doktoru İdris Çelik Antalya’da kontgerilla saldırısında yaşamını yitirdi.