
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteğiyle olağanüstü kongreyle Başbakanlık koltuğuna oturtulan Ahmet Davutoğlu yine Erdoğan’ın talimatıyla koltuktan indiriliyor. Erdoğan ile yaptığı görüşme ardından AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlığı bıraktığını duyuran Davutoğlu, 22 Mayıs’ta yapılacak kongrede de aday olamayacak.
Bir süredir Davutoğlu’nun tasfiye edileceğine dair haberler, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasındaki önceki akşam gerçekleşen kritik görüşmeyle resmiyet kazandı. Davutoğlu görüşmenin ardından dün AKP Merkez Yürütme Kurulu’nu (MYK) topladı. Parti merkezinde 1 saat 15 dakika gecikmeyle başlayan ve yaklaşık 35 dakika süren toplantıda partinin 22 Mayıs’ta olağanüstü kongreye gideceği ve Davutoğlu’nun aday olmayacağı kararlaştırıldı.
Kriz ve darbe yokmuş!
Davutoğlu, AKP MYK toplantısı ardından 50 dakikalık gecikmeyle düzenlendiği basın toplantısı 45 dakika sürdü. Davutoğlu veda konuşmasını yazılı metinden okudu. 20 aylık başbakanlık süreci boyunca yaptığı övgüyle bahsettiği icraatlarını sıraladıktan sonra “Olağanüstü kongreye gitme kararı aldım” dedi. Davutoğlu kongrede aday olmayacağı tartışmalarına ilişkin, “Benim kararı almamda herhangi bir başarısızlık duygusu, tarafımca atılan adımdan bir pişmanlık söz konusu değildir. Mutabakatla genel başkan seçildim. Mutabakatın olmadığı yerde genel başkan adayı olmayı düşünmem…” dedi. Yetkilerinin tırpalandığı son MKYK’de yaşananlara atıfta bulunan Davutoğlu, “İstişareler, Cumhurbaşkanımız dahil, siyasi tecrübesine güvendiğim dostlarımla istişareler neticesinde, AKP’nin birliği, devamı için refik değişmesindense genel başkan değişmesi fikri bende hasıl oldu. MKYK yenilenmesi tartışmalara sebebiyet verecekti. Bu şartlar altında aday olmayı düşünmüyorum.”
Tercih değil zaruret
Davutoğlu, konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Başbakanın kendi kararı” sözünü de yalanlayarak, “4 yıl görev yapmamak benim tercihim değil, bir zaruretin sonucu” dedi. Erdoğan dün yaptığı açıklamada AKP kongresi için “hayırlı olsun” derken, Davutoğlu’nun aday olmamasına ilişkin ise “Başbakan’ın kendi kararı” iddiasında bulundu.
Giderken de biat etti
Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile arasındaki krize ilişkin ise şunları söyledi: “Birincisi, cumhurbaşkanımızla aramızdaki insani kardeşlik hukukudur. Ben cumhurbaşkanımızla, son çeyrek asırda birçok vesilelerle omuz omuza oldum. Bundan büyük bir onur duydum ve bu dostluğu her şeyden öne aldım. Başdanışman olarak, dışişleri bakanı olarak, başbakan olarak onla çalıştım. Partinin kurulma aşamasında görüşmelerimiz oldu. Veda Kongresi deniyordu, ben vefa kongresi dedim. Ne gelişme olursa olsun, sözüme razıyım. Son nefesime kadar cumhurbaşkanımızla vefa ilişkisini sürdüreceğim. Kimse benden cumhurbaşkanımız aleyhine tek söz duymadı, duymayacak. Cumhurbaşkanımızın onuru hem cumhurbaşkanı olarak hem dava arkadaşım olarak onun onuru benim onurumdur, onun ailesi benim ailemdir. Kimsenin yeni fitne kapıları açmaya niyetlenmemesi icap eder.”
5 isim konuşuluyor
Davutoğlu’nun gidişi AKP çevrelerinde hızla kabul görürken, yerine gelecek isimler de konuşulmaya başlandı. Konuşulan isimler arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olan Enerji Bakanı Berak Albayrak da var. AKP Genel Başkanı ve Başbakan adaylığı için, Erdoğan’ın başdanışmanlığını da yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un adları geçiyor. Cumhurbaşkanı’na yakın kaynaklar ise “Cumhurbaşkanı’nın kafasında bir isim var. Kamuoyunu şaşırtacak bir isim olmayacak” diyor.
Bundan sonra ne olacak?
Kongre sonrası AKP Genel Başkanı ve Başbakanın kim olacağının ise tayin edici bir önemi yok. Zira yeni Bakanlar Kurulu’nda AKP teşkilatını da, devletteki önemli atamaları da, milletvekili aday listelerini de Erdoğan belirleyecek.
MHP’deki gelişmeler ise baskın seçim olasılığını belirleyecek. Bahçeli partiyi “cemaate”, muhalifleri ise “AKP’ye teslim etmeyeceklerini” söylüyor. Erdoğan haliyle Bahçeli’nin yönettiği bir MHP istiyor. Erdoğan’ın önceliği anayasayı bir an önce değiştirip başkanlık sistemini getirmek. Dokunulmazlık ile HDP’yi ekarte edip erken seçimle HDP ve MHP’yi baraj altına iterek, anayasayı tek başına değiştirecek bir parlamento çoğunluğuna ulaşmak Erdoğan’ın en yakın yol haritası olarak görülüyor.
Asker ve MİT kaygısı
Gazeteci Erdem Gül, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Davutoğlu arasında krizi “Devlet elimden gidiyor mu” başlıklıklı köşe yazısına taşıdı. Davutoğlu’na müdahalenin erken tarihe alındığını ifade eden Gül, “Asker, Dışişleri ve MİT’in AKP içinde iki ayrı iktidar gücü görerek birini tercih etmesi, özellikle Erdoğan çevresinde kaygılara yol açtı” dedi. “AKP’de yeni anayasa, başkanlık sistemi ve dokunulmazlıklarla ilgili takvime bağlı süreç yürütülmeye çalışılırken devletin en önemli organlarının tutumlarında ani değişiklikler kendini gösterdi” diyen Gül’ün değerlendirmelerinde öne çıkanlar şöyle: “‘Devlet’ kavramı etrafında 3 kurumdaki gelişmeler dikkat çekti. Bunlar; asker, Dışişleri ve MİT. Bu 3 kurumun Başbakan Davutoğlu’nun arkasında saf tuttukları gözlendi.Asker, Dışişleri ve MİT’in AKP içinde iki ayrı iktidar gücü görerek birini tercih etmesi, özellikle Erdoğan çevresinde kaygılara yol açtı.
AKP’nin iktidarı süresinde bunun bir ilk olduğundan hareketle Davutoğlu’nun gücünün azaltılması gerektiği yolunda görüş birliği oluştu. 29 Nisan’daki MKYK’de Davutoğlu’nun atama yetkilerinin elinden alınması bu nedenle gerçekleştirildi.
Asker, Dışişleri ve MİT içinde bu tür tutum değişikliği olmasaydı, Davutoğlu’na yönelik bu aşamada bir müdahale beklenmiyordu. Devlet kurumları içinde de konum değiştirmeler gözlenince operasyon öne çekildi ve 29 Nisan’da düğmeye basıldı. Operasyonun öne çekilmesinde halen dışarıda olsalar da parti içinde özgül ağırlıkları olan Abdullah Gül ve Bülent Arınç’ın hareketlilikleri de etkili oldu.”
Süreçte neler yaşandı?
* AKP’de il ve ilçe başkanlarını atama yetkisi 29 Nisan’da AKP Genel Başkanı’ndan alınarak MKYK’ya verilmişti. ‘Davutoğlu’nun yetkilerine tırpan’ olarak nitelendiren bu olayın ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe’de Bakanlar Kurulu’nu topladı. Bakanlar Kurulu 8 saat sürdü.
* “Pelikan Dosyası” adıyla 1 Mayıs akşamı Wordpress’te açılan bir blogda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında yaşanan anlaşmazlıklara dair yazı sosyal medyada gündem oldu. Yazıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Reis”, Başbakan Davutoğlu “Hoca” olarak tanımlanırken, 27 maddeden oluşan yazıda Erdoğan-Davutoğlu cephesindeki anlaşmazlıklar sıralandı.
* Davutoğlu, önceki günkü grup toplantısında, il ve ilçe başkanlarını atama yetkisini MKYK’nın kendisinden almasından ve iki lider arasında anlaşmazlıklar olduğunu yazan ‘pelikan dosyası‘ndan sonra konuya dair ilk defa konuşarak, “Eski Türkiye özlemi çeken sanal şarlatan ve müfterilerin ayak oyunlarına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
* Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ile görüşmeden birkaç saat önce yaptığı 25. Muhtarlar Toplantısı’nda “Önemli olan bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi ve hedeflerinizin ne olduğunu unutmamanız” dedi.
* Davutoğlu-Erdoğan arasındaki her Perşembe gerçekleşen görüşme Salı gününe çekildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda saat 18.00’da başlaması beklenen görüşme 18.45 sularında başladı. Önceki görüşmeler 40-45 dakika sürerken, Erdoğan’ın Davutoğlu’nu kabulü bu kez 1 saat 40 dakika sürdü. Görüşme ardından resmi bir açıklama yapılmasa da AKP’de kongreye gidileceği haberi gündeme bomba gibi düştü. Hükümete yakın isimler Erdoğan’ın, Davutoğlu’na “Kongreyi toplayın ve bu işi devredin” dediğini yazdı.
Erken seçim için bastırıyor
Davutoğlu’nun istifa haberi uluslararası basında da büyük yankı uyandırdı. Times, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “sınırsız güç sahibi olma amacıyla başbakanını görevden almak için komplo kurduğunu” yazdı. Gazete, AKP kaynaklarının ise “Erdoğan’ın yazın erken seçime gidilmesi için bastırdığını söylediğini” aktardı. Erdoğan’ın en az 367 milletvekili çıkarılması ve anayasanın referanduma gidilmeden değiştirilmesi için çabaladığına da haberde yer verildi.
HABER MERKEZİ