HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik gazetemize yaptığı açıklamada cenazelerin kaçırıldıktan sonra Türk Başbakan Davutoğlu’nun, defnedildiğini ileri sürdüğü, Türk ordu güçlerince katledilen 6 aylık “Miray” bebeğin ise Cizre Devlet Hastanesi’nde yer yokluğu nedeniyle bir cenazenin koynunda bekletildiğini belirtti. Birlik, ayrıca cenaze sahiplerinin baskı ve tehditler ile cenazeleri almaya zorlandığını da vurguladı. 


'Al cenazeni, çabuk defnet' tehdidi


Cenazelerin son durumu ile ilgi gazetemize konuşan HDP Şırnak Leyla Birlik, “Şu anda Şırnak’ta Devlet Hastanesi’nde 8 cenaze morgda bekletilmektedir. Bunlar aileler tarafından teşhis edilmiş cenazelerdir. Yemekhanenin soğutucunda bekletilen cenazeleri gündemleştirince, dün itibarı ile yeni morglar getirildi. Maalesef Şırnak Devlet Hastanesi'ne yeni ve daha ölünün getirileceğinin görüntüsüdür bu. Cenazeleri gündeme getirdikten sonra, yeni bir yöntem geliştirdiler. Herbir cenazeyi bir yere götürüyorlar. Ailelere baskı kurup cenazeleri gömdürüyorlar. Cenazeler köylerde defnettiriliyor. Sivil ölümler açığa çıkmasın diye bu yöntemi deniyorlar. Dün aldığım iki cenazede 60 yaş üzeriydi. Ailelerin çoğu ise "Biz cenazelerimiz defnetmek istemiyoruz, Sokağa çıkma yasaları sona erene kadar" diyorlar. Cenazeleri koruyabilecekleri bir alan olmadığı için, polisin kendilerini arayıp, “Al cenazeni, çabuk defnet” baskısı ve tehdidinden kaynaklı bazı aileler baskı altına alınıp, temasımız da engelleniyor. Dün Cizre’den gelen bir cenaze vardı. Kolluk kuvvetleri getirip, geri götürdü. Cizre Devlet Hastanesi ile görüştüm, hastanenin bu kadar cenazeyi kaldırma kapasitesi yok. Silopi’de durum aynı. Dün Silopi’de katledilen Ömer ….. adlı yurttaşın oğluna cenazeyi alıp nereye götürceksin, oğlu bana, Habur Sınır Kapısı’nda bulunan 20 kişi kapasiteli bir soğuk hava deposu bulunduğunu, faal duruma getirildiğini ve cenazesini oraya götüreceğini söyledi. Cizre Devlet Hastanesi’ne bombayla vücudu parçalanmış, çırılçıplak getirilen kadın cenazesi dahi var. Bir torbaya dahi konulmamış. Resimlerini var elimizde ama paylaşmaya vicdanımız kabul etmiyor. Bu konu ile ilgili görüştüğüm yetkili bana, “Morga girip, çıkan cenazeden haberimiz yok. Kolluk kuvvetleri yapıyor bunları” dedi. Cizre ve Silopi’deki hastaneler şu an tamamiyle kolluk kuvvetlerinin elinde. Bu konuda Başhekimin dahi bize bilgi verme yetkisi elinden alınmış ve hakim de değiller.” vurgusunda bulundu.  


Miray bebek, Cizre’deki morgda 

Leyla birlik ayrıca cenazelerin kaçırılması ile ilgili ise,  “Cenazeler ile ilgili kamuoyu oluşturmamızdan kaynaklı, gece kolluk kuvvetleri tarafından morgda bulunan 7 cenaze, bunların arasında 6 aylık Miray bebek ve anne karnında vurulan bebekle birlikte Cizre Devlet hastanesine kaçırıldı. Ailenin izni ve onayı olmadan. Aynı gece Başbakan açıklama yaptı, “Miray bebek defnedildi” diye. Hastanenin yetkilileri görüştüm bu açıklamalar sonrası, hastane yetkilileri bana cenazelerin 7’sinin Cizre Devlet Hastanesi morgunda olduğunu belirtti. Aileler yaptığım görüşmelerde, Miray bebek defnedilmemiş. Başbakan çıkıp, “Miray bebek defnedildi” dedi. Ama Miray bebek defnedilmedi. Miray bebek, Şuan Cizre’deki morgda yine yer olmadığı için başka bir cenazenin koynunda uyuyor.”

Birlik, mahallelerde bekletilen cenazeler için ise, “Sayı her geçen gün artıyor. Son olarak Aycan vekilimle yaptığım görüşmede, 6 cenazenin mahallelerde bekletiliyor. Son olarak dün gece katledilen bir yurttaşımız ise, bir camiinin avlusunda bekletiliyor. Bazı mahalllerin kolluk kuvvetlerinin elinde olması sebebiyle, cenazelerin giriş çıkışına izin halen izin verilmiyor.” şeklinde ifade etti.  

Leyla Birlik son olarak Kürt halkına şu çağrıyı yaptı, “Her savaşın bir hukuku ve ahlakı vardır. Bu Cenevre Anlaşması’nda da belirtiliyor. Bu devletin ne bir ahlakı, ne de bir hukuku vardır. Katledilen sivil insanlar. Ne ahlakın, ne vicdanın, ne de hukukun kaldığı yer burası şimdi. Anne karnındaki bebekten tutunda, 70 yaşındaki insanlar namaz kılarken keskin nişancılar tarafından öldürülüyor. Zaman geçtikçe, vahşetin dozu artıyor. Son olarak Kürt halkına seslenmek istiyorum. Dünyada 40 milyon Kürt var. bunlar ses çıkarırsa, Bu katliamların önüne geçebilir ve bu kadar direnen halkın önünde kimse duramaz.“


RAMAZAN MARANKOZ/HABER MERKEZİ