FEHMİ KATAR / BERLİN

Almanya’nın başkenti Berlin’de ‘Efrîn Direniş Komitesi’nin 60 üyesi, ‘Demokratik Konfederalizm’, ‘dayanışma’ ve ‘ortak mücadele’ gibi konular hakkında tartışmalar yürüttü. Yüksek katılım nedeniyle üç gün süren toplatıda yerini alan Felix Müller, Anna Rainhardt, Jan Schneider, Soreya Feyli’yle ‘Kürt Hareketi’, ‘Enternasyonalizm‘ ve ‘Almanya’daki sol mücadele’ ve ‘ortak mücadele’ gibi konuları konuştuk.

“Benim buraya gelme nedenim farklı. Alman sol örgütlerinin kendi arasında ve Kürt Hareketi ilişkileri ile ortak çalışmayı, ortak mücadeleyi konuşup tartışmak” diyen 23 yaşındaki Felix Müller dayanışma yerine ortak mücadelenin esas alınması gerektiğini belirtti. Çok güçlü bir enternasyonel hareketin var olduğunu kaydeden Müller, “Bu hareket Rojava’ya Kürdistan’a gidip oradaki mücadeleye katılıyor. Orada yürütülen bütün mücadele aslında burda da sürdürülmesi gereken mücadelelerdir; Ekolojik, ekonomik eşitsizlik, kaynakların sömürülmesi, kadın özgürlüğü gibi bir temelde ve renkte de olsa burda da yürütülen, yürütülmesi gereken mücadelelerdir. Bir yerde eğer başarılı yürütülmüş bir mücadele varsa bu başarıya götüren pratiklerden diğer yerlerde ki mücadele verenler yararlanabilir. Bu anlamda karşılıklı bir destek olabilir” vurgusunda bulundu.

‘Sol bir mücadele gerekiyor’

Müller, Almanya’da neden sol bir mücadeleye ihtiyaç duyduğunu ise şöyle özetliyor: “Kapitalizm giderek daha çok güçleniyor ve o güçlendikçe toplumda daha çok çürüyoruz. Sol tam da bu noktada kapitalizme karşı toplumu savunmaya çalışıyor. Bu anlamda insanları bir araya getirmeye, onları toplumlaştırmaya belli konularda bilinçlendirmeye çalışıyor.”

Müller, kapitalizm ve ulus devlet sisteminin herkesi etkileyen bu yıkımı karşısında kendilerini korumak için sol bir mücadeleye ihtiyaç duyduklarını da işaret ederek, “Giderek insani değerleri yok eden bir durum yaşanıyor, binlerce insan herkesin gözü önünde mülteci yollarında, denizlerde boğulup ölüyor, vuruluyor, öldürülüyor. Tam da burada sol bir mücadele gerekiyor. Çünkü sol mücadele bunun önüne geçmeye bu yıkımı engelemeye çalışıyor. Sol, ulus devlet sınırlarının hakim olduğu, milliyetçiliğin hakim olduğu bir dünyayı kabul etmiyor buna karşı mücadele ediyor. Bundan dolayı da tabi toplumsallaşmak oldukça önemli” dedi.

‘Almanya solu toplumdan koptu!’

Almanya solunun durumuna ilişkin olarak da Müller, bu durumda solun ciddi bir özeleştiri vermesi gerektiğini ifade etti: “Sol gerçekten de toplumdan uzaklaştı. Bunun değişmesi gerekiyor ama zaten bugün bunun için burdayız, buna karşı ortak mücadeleyi geliştirmek, mücadeleyi daha çok toplumsallaştırmak daha çok insanı bu mücadeleye katmak ve insanların bu mücadeleyi his etmesini sağlamak amacıyla buradayız. Almanya’da hatta Avrupa ve dünya genelinde yükselen bir faşizm var bu faşizme karşı toplumsal bir mücadele de zaten ancak ortak bir mücadelenin geliştirilmesi mümkün olur.”

‘Kürt Hareketi mücadele ilhamım’

Anna Rainhardt, Kürt Hareketi’ni daha yakından tanımak, tarihsel gelişimi ve sunduğu perspektifler hakkında bilgilenmek için toplantıya katıldığını paylaştı.

Kürt Hareketi’nin Almanya’daki sol mücadeleler gibi toplumdan kopuk bir mücadele olmadığını vurgulayan Rainhardt, “Yürütülen mücadele aslından burda da ihtiyaç duyduğumuz bir şey.

İki seneden beri Almanya’da sol toplumsal mücadele üzerine daha çok tartışıyor. Özelikle Sol’un burda toplumdan koptuğu eleştirileri, ki ben de bu eleştirilere katılıyorum. Yoğun olarak tartışılıyor. Bence bu tartışmalar oldukça gerekliydi çünkü eğer toplumsal bir değişimi istiyorsak, toplumdan kopuk olarak değil ancak onun bir parçası olmalıyız. Çünkü ancak böyle bizim de parçası olduğumuz toplumsal sorunları anlayabilir, onu değiştirebiliriz” diye konuştu.

Enternasyonalizmin yeni bir değerlendirmeye ve tartışmaya tabi tutulduğunu ifade eden Rhainhardt, “Dayanışma, yeniden bir değerlendirilmeye tabi tutulmalı. Bu yapılırken de ‘Ben burdan Kürdistan ile dayanışıyorum’ gibi bir noktadan değil de daha çok karşılıklı deneyim paylaşımı, bir birinden öğrenme, bir birini eleştiren biriyle ilişki içinde olan bir enternasyonalist anlayışa ihtiyaç var” dedi.

Ortak sorunlara ortak cevap

Avrupa’da sağın yükselişte olmasının sınırların giderek güçlenmesini toplumsal sorunları olduğunu ifade eden Rhainhardt bu durumun sadece radikal solun problem ettiği konular olmadığını kaydetti.  Rhainhardt, “Toplumun azımsanmayacak bir kesimi bu yapılanlardan memnun değil. Dolayısıyla bizim de toplumun bu kesimi ile bir araya gelmemiz lazım. Bizi ortaklaştıran konular üzerinden bir araya gelerek toplumsal dayanışma ve desteği konuşabilmeliyiz ancak bu şekilde aramıza kurulan duvarları aşabilir, bizi bölerek bir birimizle çatışmalarının önüne geçebiliriz” diye ekledi.

Dayanışma yerine ortak mücadele

Kürt Hareketi ile sol hareketin ortak mücadelesini esas alan Jan Schneider ile de artan sağa ve ulus devlet duvarlarına karşı nasıl mücadele verilebileceğini konuştuk.

Parçası olduğu solun artık neredeyse topluma düşman olacak bir yere geldiğini, kendini toplumdan izole ettiğini belirten Schneider, bunun da Sol’un toplumun temel gündeminden uzaklaştığını ifade etti. Sol’un toplumdaki sosyal sorunlarla ile ilgilenmediğini dikkat çeken Schneider şu örnekleri verdi: “Sosyal yardımdan geçinmek isteyenlerin, evsizlerin, yükselen kiralar, kötü iş şartlarında çalışan emekçilerin sorunları ile ciddi bir politika üretimi yok ve dolayısıyla bu konularda bir araya gelip mücadele eden bir sol da yok. Ben açıkçası sol ile gerçekte var olan toplumsal problemler arasında oldukça büyük bir uçurumun olduğunu düşünüyorum. Büyüyen sağda, sorunların yanında artan bir ırkçılık da var ve bu alanlar tam da solun girmesi ya da ilişkilenmesi gereken alanlar.”

Schneider, ‘Dayanışma’ tanımını nasıl yanlış bulduğunu şu şekilde açıklıyor: “Çünkü yaptığımız mücadeleler ortak mücadelelerdir, ırkçılık karşılaştığı, anti-kapitalizm, erkek egemen düşünceye karşı ortak mücadelelerdir. Almanya’da işsizliğin giderek artığını, insanların yoksulaştığını, evsizlik sorunu, kira artışları gibi toplumun büyük bir kısmını ilgilendiriyor” vurgusunda buldu.

Cevaplar Demokratik Konfederalizm’de

Soreya Feyli, mücadele hayatında tüm soruların cevabını Demokratik Konfederalizm’de bulduğunu söyledi.

Berlin’de yapılan toplantının önemine değinerek, “Bir taraftan katılımcıların bilinç düzeyi yükselmiş oluyor diğer taraftan da biz Kürt Hareketinin deneyimlerini burdaki deneyimlerimiz için ne anlama geldiğini tartışma fırsatı veriyor. Bu anlamda farklı bölgede ve gerçeklikte yaşıyor olsak da Kürt Hareketi’nin deneyimlerinden kendi mücadelemize uygulayabileceğimiz bir çok noktayı bulabiliyoruz” dedi.

Ortak mücadeleyi örgütleyecek zeminlere ihtiyaç duyduklarını belirten Feyli, “Önemli iş yapıyoruz ama bunlar çoğu zaman ortak yapılmak yerine birbirine değmeden, paralel düzlemlerde yapılıyor” diye ekledi. Almanya’da artan sağ politikalara karşı solun yetersiz kaldığını aktaran Feyli şöyle devam etti:

“Kendini sol olarak görenlerin çoğu artık güvenli alan denilen alanlarda hareket ediyor. Var olan baskıların solun bu tavrında rol oynuyor. Almanya’daki solun devlet tarafından kriminalize edilmesi, insansızlaştırılması, terörize edilmesi durumunu da insanlara gidip anlatmak lazım.”

Efrîn direnişinden önce dayanışma gruplarının olduğunu ifade eden Feyli, şimdi farklı sol grup ve inisiyatifler olarak ortak bir mücadele üzerinde tartışılması, ortak bir mücadelenin geliştirilmesine ilişkin şunları ekledi:

“Ben yarın hemen ortak bir mücadelenin olacağını sanmıyorum ama bu kadar farklı grupların, düşüncelerin bir araya gelip ortak mücadele zemini üzerine tartışmalarını çok önemli ve değerli buluyorum ve bundan belli konularda ortak mücadele zemininin de oluşacağına inanıyorum. Mesela katılımcıların çoğu komunlerde çalışmak istiyorlar. Bu mesela bir ortak mücadele zemini olabilir.”