
İçişleri Bakanlığı’nın 11 Kasım’da OHAL’e dayanarak 39 ilde 370 derneğin faaliyetini durdurduğunu açıklaması üzerine, dernekler jet hızıyla mühürlendi. Kapatılan derneklerle birlikte yardım götürülen, destek sunulan yüz binler de mağdur edildi. ANF ve DİHA’ya konuşan dernek temsilcileri faaliyetlerinin durdurulmasına tepki göstererek, “Dün olduğu gibi bugün de yarın da mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Kapısına mühür vurulan Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Eşbaşkanı Mustafa Ocaklı, “Biz kurulduğumuz ilk günden bu yana ideoloji, din, dil ve ırk ayrımı yapmadan mağdur insanlarla dayanışma içerisinde olmaya çalışıyoruz. Milyonlarca insanın yaptığı bağışlar ve binlerce insanın gönüllü çalışmaları ile Şengal’den göç eden 32 bin, Rojava’dan göç eden 200 bin insan ve bölgede yaşanan çatışmalı ortamdan etkilenen on binlerce insana ulaşarak insani ihtiyaçlarını karşıladık. Böyle alelacele kararlar ve asılsız suçlamalarla derneğimizin kapatılmasını kesinlikle kabul etmiyoruz” dedi ve ekledi: “Derneğimizin kapatılması hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Biz dün olduğu gibi bugün de ihtiyaç sahibi insanlarla dayanışmak amacı ile mücadeleye devam edeceğiz.”
Fiili engeller resmiyete kavuştu
Yüzlerce gönüllüsü ve geniş yardım ağıyla Şırnak, İdil, Cizre, Nusaybin, Midyat, Yüksekova ve Sur’dan zorla göçertilmek istenen ailelere ve evleri yıkılan ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatıldığına işaret eden Rojava Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Cemile Turhallı ise “Son bir yıldır İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen müfettişlerince yapılan denetimlerde bir gerekçe bulamazken, bir satırlık Valilik ‘olur’ yazısıyla derneğimiz mühürlendi. Zaten bir yıldır derneğimizin faaliyetleri; şube başkanlarımız ile yönetim kurulu üyelerimizin, gönüllü çalışanlarımızın, sık sık gözaltına alınıp tutuklanmaları, kötü muameleye maruz kalmaları, yardım TIR’larımıza gerekçesiz bir şekilde el konulması, banka hesaplarımızın kapatılması, yüklü idari para cezalarıyla fiilen çalışmalarımız engelleniyordu. Bu karar ile birlikte fiili engeller de resmi bir şekle büründürülmüş oldu” ifadelerini kullandı.
Halkın lokmasına göz diktiler
“Bu karar ile birlikte OHAL zihniyeti, halkın boğazından geçen bir lokmaya bile göz dikmiştir” diyen Turhallı, faaliyetlerin durdurulduğu güne kadar 85 bin aileye düzenli olarak gıda yardımı yaptıklarına işaret ederek, “Bu da 350 bin kişi yapıyor” dedi. Şırnak’ta evleri yıkılan aileler için bin çadır kurduklarını, bu çadırlardan 300’ünün valilik kararıyla kaldırıldığını anımsatan Turhallı, “Bunun dışında çadır, giyim, sağlık malzemeleri, ev onarımı için yardımlarımız oldu. 5 bin civarında da kardeş ailemiz var” diye konuştu.
Devletin derneği kapatarak yoksulluğa mahkum ettiği halkı kendisine muhtaç hale getirmeyi amaçladığını söyleyen Turhallı, “Hiç kimse derneğimizi hukuksuz bir şekilde kapatan zihniyetin bu kararını kabul etmemizi beklemesin. Bundan sonra her aile, her bir birey kendine Rojava Derneği’nin misyonunu yükleyip dayanışma ruhunu güçlendirmelidir. Bu halkın birbirine uzattığı dayanışma elini hiçbir mühür engelleyemez” dedi.
32 bin aile açlığa terk
Göç ve savaş nedeniyle yoksullaştırılan insanlar için toplumsal dayanışmanın en iyi örneklerinden birini sergileyen Sarmaşık Derneği de kapatıldı. Dernek yöneticileri İHD Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Açıklamada, “Şarmaşık’ı mühürlediniz. 32 bin insanı açlığa mahkum ettiniz. Bu zülmü unutmayacağız” yazılı pankart asıldı. Dernek yöneticilerinden Şerif Camcı, “Her türlü güç ve otoriteye karşı mücadele veren STK’ların kapatılması ile uzun sürecek sorunlarla karşı karşıya kalacağımız açıktır. Sarmaşık Derneğinin kapatılması Diyarbakır’da 32 bin kişinin açlığa terk edilmesi gibi özgün bir durum içeriyor” dedi.
Sarmaşık’ın 5 bin 400 aileye yaklaşık 32 bin kişiye her ay düzenli olarak gıda ve çocuklarına ise eğitim desteği verdiğine dikkat çeken Camcı, “11 yıldan bu yana aralıksız yürüttüğü bu insani destek çalışması ile bu güne kadar belirtilen ailelere toplan 180 bin defa destek sunmuştur” diye konuştu.
Namerde muhtaç etmeyeceğiz
Camcı, devletin yapamadığı toplumsal mücadeleyi Sarmaşık Derneği’nin layıkıyla yerine getirdiğine dikkat çekerek, “Sarmaşık’ın kapısını mühürlemek aklı, izanı, vicdanı ve geleceğimizi mühürlemektir. Temek hak ve özgürlüklere erişimde en dezavantajlı durumdaki bu aileler Sarmaşık’tan mahrum etmek mahrum etmek, en nihayetinde 32 bin insana, ‘Gidin açlıktan ölün, ne haliniz varsa görün’ demektir. Bu insanlığa karşı işlenmiş suçtur. Ancak biz Diyarbakır kent merkezindeki 32 bin insanı namerde muhtaç etmeyeceğiz” dedi.
HABER MERKEZİ