Londra’da “Öcalan’a Özgürlük Kampanyası” kapsamında düzenlenen resepsiyonda Öcalan’a özgürlük talebi ön plana çıktı. Türk devletinin resepsiyonu engelleme ve kampanyayı karalama girişimleri ise ters tepti. 14 sendikanın genel başkanı Türk elçilinğine gönderdikleri mektupta, “ Kürt halkı haklarına kavuşuncaya kadar onlar ile dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz” yanıtını verdi.

ALAADDİN SİNAYİC / LONDRA

Birleşik Krallık’taki sendikacılar tarafından 2016 yılında parlamentoda startı verilen “Öcalan’a Özgürlük Kampanyası” büyüyerek devam ediyor. Londra Büyükşehir Belediyesi salonunda düzenlenen resepsiyona kampanyayı yürüten sendikaların temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda, toplum temsilcisi, politikacı ve aktivist katıldı. Kampanya resmi olarak UNITE, GMB, FBU, ASLEF, TSSA, RMT, USDAW, PROSPECT, GFTU, PCS, EIS, TUC, THOMPSONS SOLICITORS, CWU ve NEU adlı sendikalar tarafından yürütülüyor.

Londra Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi Unmesh Desai’nin ev sahipliğinde Büyükşehir Belediye ana binasında yapılan resepsiyonun açılış konuşmasını Belediye Meclisi başkan yardımcısı Jenette Arnold yaptı. Resepsiyonda ayrıca Unison Sendikası’ndan Stephen Smellie, Unite the Union sendikasından Simon Dubbins, Thomson Solicitors’dan Stephen Cavalier, Kürdistan’a Adalet’ten Ali Gül Özbek ve GMB sendikası temsilcisi birer konuşma yaptı.

Türk elçiliğinin tehditlerine yanıt

Türk devletinin muhaliflere yönelik tehdit ve baskıları ülke içinde devam ederken, Birleşik Krallık’ta faaliyet gösteren sendikalara da müdahale etmek istemesi ters tepti.

Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği tarafından yapılan tehdide 5 milyona yakın üyesi bulunan 14 sendikanın genel başkanlarından cevap gecikmedi.

Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın tarafından, Öcalan’a Özgürlük Kampanyası yürüten sendikalara gönderilen mektupta, kampanyadan çekilmeleri ve Londra Büyükşehir Belediyesin’de düzenlenen resepsiyonun iptal edilmesi çağrısı yapılmıştı.

Dayanışmamız büyüyecek

Öcalan’a Özgürlük Kampanyası Eşbaşkanı Simon Dubbins  Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve özgürlüğünün sağlanması için devam eden açlık grevleri ile dayanışmanın daha da büyütülmesi çağrısında bulundu. Dubbins, “Sayın Öcalan 20 yıldır İmralı cezaevinde. Türkiye’deki koşullar her gün biraz daha kötüleşirken ve Rojava’ya yönelik saldırı tehditleri devam ederken, bu zor zamanlarda biz sendikacıların dayanışma çalışmalarımızı da iki katına çıkarmamız hayati önemdedir” dedi.

Dubbins, Türk devletinin tehditlerine boyun  eğmeyeceklerini, her zamankinden daha fazla dayanışma içerisinde olacaklarını ifade etti. Dubbins,‘‘Kürt halkı ile dayanışmamızdan Türk devletinin rahatsız olduğu çok açık. Biz eskisinden daha kararlı ve daha fazla birlik içinde olmaya devam edeceğiz.

Öcalan’a Özgürlük Kampanyasını daha da büyüterek devam edeceğiz” dedi.

 

Dayanışmak bizim görevimiz

Uzun yıllardır ırkçılık ve faşizm karşıtı mücadele veren Londra Büyükşehir Belediye Meclis üyesi Unmesh Desai tepkisini şu sözlerle ifade etti: ‘‘Biz enternasyonaller ve emekçiler olarak Türkiye’deki acımasız sürece ve aşırı milliyetçi Erdoğan hükümetinin Kürt halkı başta olmak üzere diğer tüm muhaliflere yönelik saldırılarına dikkat çekmek ve buna karşı durma gibi bir görevimiz var. Rojava’ya yönelik işgal girişimlerine dikkat çekmek ve Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşup Kürt sorunun demokratik çözümünde rol oynaması çağrısı yapmak amacıyla bu etkinliği düzenliyoruz. Ben ve arkadaşlarım bu konuda kararlıyız, ve baskı kimden, nereden gelirse gelsin geri adım atmayacağız.”

Kürtler haklarına kavuşana dek  dayanışma sürecek

 

Yaklaşık 5 milyon emekçinin temsilciliğini yapan sendikaların genel başkanları Türk elçiye yazdıkları mektupta, Öcalan’a özgürlük kampanyasına destek vermeye devam edileceği ifade edildi.

Mektupta şunlar belirtildi: ‘‘Birleşik Krallıktaki emek hareketi, uluslararası dayanışma çalışması konusunda uzun ve onurlu bir tarihe sahip ve bu çerçevede Filistin, Güney Afrika ve Kolombiya gibi ülkelerde ezilen halklar ile hep omuz omuza olmuştur.

Bizler Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ve Kürt halkına dönük baskılardan derin kaygı duyuyoruz. Bizler prensip olarak Kürt halkı haklarına kavuşuncaya kadar onlar ile dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz.

Türkiye’de barışın tahsisi için PKK lideri Abdullah Öcalan ve Kürt halkının temsilcileriyle görüşmelerinin tekrar başlaması gerektiğine inanıyoruz.

Ancak bu sayın Öcalan tecrit altındayken, avukatları ve ailesi ile görüştürülmüyorken mümkün olacak bir durum değil. Bu nedenle insanlık dışı koşulların derhal düzeltilmesi ve ülkede barışın tahsisi için serbest bırakılması için Türk devletine tekrardan çağrı yapıyoruz.’”

Mektuba imza atan sendika başkanları

Mick Whelan (Associated Society of Locomotive Engineers and Firemen), Dave Ward (Communications Workers Union), Larry Flanagan (Educational Institute of Scotland), Matt Wrack (Fire Brigades Union), Doug Nicholls (General Federation of Trade Unions), Tim Roache (GMB union),  Mary Bousted (National Education Union), Kevin Courtney (National Education Union), Mick Cash (National Union of Rail, Maritime and Transport Workers), Mike Clancy (Prospect), Mark Serwotka (Public and Commercial Services Union), Manuel Cortes  (Transport Salaried Staffs’ Association), Len McCluskey (Unite the Union), Paddy Lillis (Union of Shop, Distributive and Allied Workers 3), Stephen Cavalier (Thompsons Solicitors)