ESRA SOLİN DAL / MA/MUĞLA
Kadına yönelik şiddeti önlemek ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla kurulan Bodrum Kadın Dayanışma Derneği, 8 yılda kendilerine başvuran 4 bin 113 kadına destek sundu.
2008 yılında platform olarak yola çıkan kadınlar, 150 bin nüfuslu olan kentte kendilerine başvuran kadınlara hukuki ve psikolojik destek sunuyor. Kadın örgütlülüğünü ve dayanışmayı büyütmek amacıyla faaliyet yürüten dernek, bu kapsamda her kadını da derneklerinin doğal üyesi olarak kabul ederek çalışmalarına dahil ediyor. Dernek, şiddet gören kadınlara bazı özel durumlarda Sığınma Evi ve kimlik değişimi gibi konularda destek sunuyor.
Bodrum’da şiddet oranı yüksek
Dernek Başkanı Figan Erozan, her türlü şiddetle ilgili kendilerine gelen kadınlarla yol yürüdüklerini belirtti. Erozan, 2010-2018 yılları arasında kendilerine başvuran 4 bin 113 kadına destek sunduklarını ve bazı özel durumlarda kadınların kimlik değişimi noktasında da yardımcı olduklarını söyledi.
Türkiye’nin tamamında olduğu gibi Bodrum’da da şiddet oranının yüksek olduğunu söyleyen Erozan, “Özellikle yaz aylarında Bodrum yaşanan tecavüz oranlarıyla Türkiye’nin birinci sırasındadır. Kimse bunu bilmiyor. Bu rakamların tespitine de ulaşmak çok zor. Bu anlamda kadın örgütlerinin veri tutması ve oluşturması çok önemli” diye konuştu.
Türkiye’deki iç siyasetle paralel
“Kadına yönelik şiddet Türkiye’deki iç siyasetle paralel gidiyor” diyen Erozan, son zamanlarda erkeklerin öldürme biçiminin DAİŞ vari bir vahşete dönüştüğüne dikkat çekti. Erozan, Türkiye’nin şiddeti önlemek adına İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı kanun gibi yasal yükümlülükler üstlenmesine rağmen hayata geçirilmediği için şiddetin pervasız bir hal aldığına işaret etti.
Eşbaşkanlığı hedefe koyan yarın kotayı da kaldırır
Kadına yönelik baskıların hayatın her alanında olduğu gibi siyaset alanında da var olduğunu belirten Erozan, HDP’li belediyelere atanan kayyum atamalarına gerekçe gösterilen eşbaşkanlık sisteminin hedef tahtasına oturtulduğunu söyledi. Eşbaşkanlık sistemine saldırının aslında kadın örgütlülüğünün dağıtılması amacıyla yapıldığını ifade eden Erozan, “Kadınlar siyasette, ekonomide, istihdam da yer almıyor. Peki sözünü ne zaman söyleyecek. Tam da bu noktada eşbaşkanlık sistemi seçme seçilme hakkı demektir. Eşbaşkanlık kadın siyasetinin ürettiği bir politik noktadır. Bugün eşbaşkanlığı hedefe koyanlar yarın kotayı ve pozitif ayrımcılığı kaldırır” diye ifade etti.