YEKO ARDIL / BERLİN


Berlin’de Almanya İçişleri Bakanlığı’nın Kürt bayrak ve flamalarına ilişkin yasaklarını protesto etmek amacıyla 17 Haziran’da yapılan yürüyüşten akıllardan kolay kolay silinemeyecek manzaralar kaldı. O günkü saldırıda en çok hafızalarda kalan ise kuşkusuz Şemsettin Sevimli’nin polis tarafından ölümcül bir şekilde darp edilmesiydi. Saldırı, yüzlerce kişinin gözleri önünde ve pervasızca gerçekleştirildi. Yürüşün başından beri sonunda böyle bir müdahalenin olacağını polis davranışlarıyla haber veriyordu. Daha yürüyüşün başlarında yere düşen YPG bayrağına ayağıyla basan polis büyük provakasyonu da adeta haber veriyordu. 

Siper olmaya çalıştım

Şemsettin Sevimli ya da Berlin Kürtlerinin deyimiyle nam-ı diğer Şemso, 21 yıl önce Türk devletinin baskı ve işkencelerinden dolayı kaçarak, Almanya’nın başkenti Berlin’e yerleşmiş. Şırnak/İdil ilçesinden; yurtseverliğinden asla ödün vermeyen bir kişi olarak tanınıyor. Polisin halkın üzerine pervasızca saldırdığını belirten Şemso; “Kadınlar ve çocukları bile yerlerde süründürdüler. Artık yerlerde yuvarlanan ve şiddet gören insanlara bir nebzede olsa destek olmak amacıyla insanlara siper olmaya çalıştım” ifadesini kullandı.

Askeri hastane polisi gizledi!

Kafasına aldığı cop darbesi ardından polis tarafından yerde sürüklenen Şemsettin Sevimli diğer yaralılarla birlikte acil olarak Berlin Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada kendisine kabul ettirilmek istenen raporu tahmin edince tedaviyi reddeden Sevimli, “Bir polisin parçaladığı kafamı askerlerin iyileştireceğine inanmıyorum bu doktor da olsa, Almanya’da olsak da farketmez” diyerek, hastaneden ayrılıyor. Askeri hastenenin Sevimli için hazırladığı raporda, “protestoda kafasından yaralandığı” ifadesi yer alırken, polisten ise hiç bahsedilmiyor. 

Askeri Hastane ardından hızla Charite Hastanesi’ne götürülen Sevimli için burada düzenlenen raporda ise polis tarafından copla kafasından vurulduğu, kafa travması yaşadığı, sırtında darbeler olduğu kayıt altına alınıyor. 

Her şeye rağmen ayaktayız

Olaydan bir gün sonra görüştüğümüz Şemsettin Sevimli aldığı ağır darbelere rağmen ayakta ve bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Heval, dost var düşman var her şeye rağmen ayakta durmamız lazım. Onları asla sevindirmeyeceğim.”

Asla müsade etmeyiz

Saldırıyı televizyondan gören Kürdistan, Türkiye, Avrupa’nın birçok yerinden onlarca kişi Sevimli’yi aramış ve geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Yaşananlara ilişkin olarak da; “Bu bir devrimdir. Biz Kürdistan’ın özgürlüğü için ne yapsak azdır. Cizre, Sur, Rojava ve dünyanın her yerindeki direnişlerimizde daha büyük bedeller ödendi ve ödeniyor. Biz YPG-YPJ bayraklarının yasaklanmasına ve yerlerde çiğnenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ben iyiyim, daha da iyi olacağım” diye belirtiyor.

Berlin’deki 3. saldırı

Sevimli, Almanya’ya geldiğinden bu yana birçok saldırıya uğradığını hatırlatarak “Bu benim Berlin’de maruz kaldığım 3. saldırı ve yaralanmam. Tabii Kürdistan’da yaşadıklarıma hiç dokunmadan, onları anlatsam kitaplara sığmaz…” diye konuşuyor. 

İlk saldırıyı Kürt Halk Önderi esir alındığında İsrail Konsolosluğu katliamında yaşayan Sevimli anlatmaya devam ediyor: “4 arkadaşımız şehit oldu. Onlarca kişi yaralıydık. Bende kurşun yarası yoktu ama her tarafım parçalanmıştı. Kan, su gibi akıyordu. Buna rağmen Zülküf’ü kucakladım ve dışarıya kadar taşıdım. Orada ikimizde karlara yığıldık ve bu defada Alman polisi bize vurdu. Kendimden geçmişim, polis-hastane arası gidip geldim. Poliste işkence gördüm. Sabahlara kadar köpeği üzerime saldılar. O yaralı halimle köpek beni bir topla oynar gibi oradan oraya yuvarlayıp durdu.

2007’de de hastanelik edildi

Bir diğer saldırıyı 2007 Newroz’unda yaşadım. Yine benzeri bir provakasyondu. Kutsallarımıza, şehitlerimizin kanıyla sulanan bayraklarımıza, Önder Apo’nun posterlerine saldırdılar. Karşı çıktık yine hastanelik oldum.”

Polis düşmanca davranıyor!

Sevimli, Berlin dışından gelen kitleyi yürekten selamlarken Berlin kitlesini de duyarlılık konusunda eleştirerek, “Biz büyük bir kitle olsaydık bize bunları yapamazlardı, bu konuda eksikliğimiz var ve hemen de gidermemiz lazım!” diyor.

“Ne ben ne hiç bir yurtsever Berlin polisine düşman değiliz” diyen Sevimli şöyle devam ediyor: “Ne olursa olsun insanlarımızın ve bayrağımızın yerlerde sürünmesine müsaade etmeyeceğiz. Canımız yansada onurumuzla dimdik ayaktayız. Halkımız bunu unutmasın…”

Türk polisini aratmadı

Berlin’de her dört polisten birinin neredeyse Türk olduğuna da işaret eden Sevimli, saldırıyı Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bir jest ve Hollanda’da Türk politikacılarına yönelik engellemenin bir rövanşı olarak değerlendiriyor. Sevimli, Türk kökenli polislere ilişkin “Kuşkusuz bunların hepsi ırkçı TC’nin etkisindedir diyemiyoruz ama Türk polisini aratmayan uygulamaların olduğu da bir gerçek. Alman kamuoyunun bu konuda da duyarlı olması gerekir” diye ekliyor. 

Hakkımı arayacağım

“Ben hakkımı hukuksal alanda da arayacağım, Perşembe (bugün) avukatla görüşeceğim” diyen Sevimli son olarak şunları belirtiyor: “Hastenenin verdiği raporda polis tarafından yaralandığım ve kafa travması geçirdiğim açıkça belirtilmiş. Bunu mahkemelere sunacağım, Alman yargısının bu adaletsizliği mutlaka göreceğine inanıyorum. Bu konuda halkımız da duyarlı olmalı. Birçok defa yaralanan ve darp edilen insanlarımız çeşitli gerekçelerle mahkemelere gitmiyor ve bu da bize kaybettiriyor maalesef.”

Önderlik çadırında yerini aldı

Yedi çocuk babası Şemso çok iyi bir aile babası ve aynı zamanda dengbej ve çok güzel klamlar söylüyor. Çektiği tüm acılara rağmen bize Mıratko’dan bir parça söylüyor. Dün de Berlin’de açılan Önderlik çadırında yanımıza geliyor. 

Şemso’yu anlatmak öyle kolay değil!