İngiltere Gündemi


Eski İngiltere Başbakanı nam-ı diğer Demir Leydi yani Margaret Thatcher’in geçen haftaki ölümünün ardından tüm Britanya ikiye bölündü: Thatcher’in ölümüne üzülenler ve Thatcher’in ölümüne sevinenler. 87 yaşında hayata gözlerini yuman Thatcher’in ölümünün ardından bir kesim eski başbakanın ölümüne sevinen mesajlarla sosyal medyada yer edinirken, bir kesim (-ki bu kesim çoğunlukla mevcut Muhafazakar Parti çizgisinde olan kişilerden oluşuyor) Thatcher’in politikalarını överek ölüye saygı çağrısında bulundu. Thatcher’ın 17 Nisan’daki cenaze töreni için dev bir güvenlik operasyonu düşünülürken cenaze töreninde yüzlerce silahlı kuvvetler personeli görev yapacak.
En uzun iktidarda kalan siyasiler arasında yer alan İngiltere’nin ilk kadın başbakanı unvanına sahip bir figürü bu kadar sevilesi ve nefret edilesi yapan nedenler neydi peki? Her iki kesimin de tamamen kabul ettikleri husus ise Thatcher’in uzlaşmaz tavırları ve radikal politikaları oldu. Thatcher, Demir Leydi adını da uzlaşmaz tutumundan ötürü alırken tüm dünya onu bu isimle tanımladı. 11 yıl süren iktidar hayatı öyle kolayca olmadı Demir Leydi’nin. Parlamento seçimlerine defalarca katılmış ve kaybetmiş olmasına rağmen siyasetten hiç  kopmadı. Baştan beri belirgin olan muhafazakar çizgisi ise zamanla keskinleşti. Arada halktan desteğini de kaybetse de zaman içerisinde düzelen ekonomi ile birlikte desteği tekrar attı ve 1979’da başbakan olmayı başardı. 1982 yılında Arjantin’in İngiltere’ye bağlı Falkland adalarını işgal ederek İngiliz donanmalarını savaşa gönderdi. Savaştaki yüzlerce kayba rağmen adayı Arjantinlilerden geri aldı.
Thatcher’in şimşekleri üzerine çekmesine sebep olan devlet politikalarından ilki daha bakanken 7 ile 11 yaşındaki çocuklara ücretsiz süt dağıtılması uygulamasına son verilmesine önderlik etmesidir. Tepki toplayan politikalarının başında ise Thatcher’in sendika hareketlerine yönelik sert tutumları oldu ki bu sert tutumları zamanla işçilerin greve gitmesine sebep oldu. Ulusal Maden İşçileri Sendikası’nın ülke çapında bir greve girdiler ancak Thatcher politikalarında geri adım atmadı ve grev çöktü. Bu çöküş madencilerin de çökmesine sebep oldu ki başbakana en büyük karşıtlığı oluşturan grupların başında işçi ve madenci kesimi geliyor. Thatcher’in sert politikalarının Kuzey İrlanda’daki şiddettin artmasına sebep olduğu düşünülüyor. İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu IRA tarafından kendisine yönelik bombalı saldırıdan sağ kurtuldu.
Kendisine karşıt sokak protestolarına ve yürüyüşlere rağmen toplam üç seçim kazandı Demir Leydi. Kamu hizmetlerinin ve işletmelerinin hemen hemen tümünü özelleştirmesi ve kamu harcamalarının küçültülmesi yönünde adımlarıyla dünyanın en etkili siyasi figürü oldu. Yoksulluğu artırıp özel sektörü teşvik etmesiyle eleştiriler aldı ancak izlediği sert ekonomi politikalarından ödün vermedi. Avrupa Birliği’nin en büyük düşmanı oldu.
The Guardian gazetesi, Thatcher’in 1979-1990 yıllarındaki başbakanlığı süresince Britanya’daki büyük değişiklikler üzerine geçtiğimiz günlerde kapsamlı bir araştırma yazısı yayınladı. Yazıdan çıkan sayısal veriler ve yorumlar Thatcher döneminin genel anlamda tüm Britanya için zor bir dönem olduğuna işaret ediyor. 11 yıllık süre zarfında işsizliğin çok yüksek olduğu aşikar bir durumken, İngiltere’ye göçten ziyade İngiltere’den başka yerlere göç oranı çok yüksekti. Ev fiyatlarının hızla arttığı 1980’ler de yoksulluk da hızla arttı. Sendikacıların sayısı ise hızlı bir düşüş yaşadı. Kadın başbakan olmasına rağmen kadın çalışanların erkek çalışanlara göre daha az ücret karşılığında çalışmasına engel bile olmamış Thatcher.
Böylesi olumsuz bir portrenin ardından Başbakan David Cameron’ın Thatcher’in ölümünün akabinde Thatcher’i “Britanya’yı tekrar büyük yapan lider” diye nitelemesi büyük bir yanılgı ama çelişki değil. Keza Cameron Thatcher’in yolunu emin adımlarla takip ediyor. Her şey daha muhafazakar ve daha beyaz bir Britanya için!