
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, bir kez daha Türk hükümetini savaştan vazgeçip müzakareyle sorunu çözmeye çağırdı.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, HDP Van İl Örgütü tarafından ‘Baskıya sömürüye ve sokağa çıkma yasaklarına karşı alanlara çıkıyoruz’ şiarıyla düzenlenen mitinge katıldı. Miting alanında toplanan halk, ‘Katil Erdoğan’, ‘Terörist Erdoğan’, ‘Bijî Berxwedana Bakûr’ sloganları attı. Demirtaş, on binlerin ‘Direne direne kazanacağız’ sloganı eşliğinde konuşmasına başladı.
Demirtaş, “Değerli kardeşlerim tarihin en zorlu süreçlerinden birini yaşıyoruz. Tabi ki bu ülkede hiçbir zaman özgür, mutlu günler yaşayamadık. Biz de yaşayamadık, annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz yaşayamadı. 200 yıllık sorunlarla boğuşarak bugünlere geldik. Şimdi Ankara’dan konuşanlar tarihin gerçeklerini unutarak devasa sorunları görmeyip meselenin hendek meselesini olduğunu zannediyorlar. Keşke sorunlarımız hendek ve barikatlardan ibaret olsaydı. Fakat meselenin daha derinden, daha kökünden, tarihsel olduğunu gördük. Yeni ortaya çıkmış bir sorun değil. Saray’ın o şatafatından, görkeminden bakınca ‘Kürt sorunu yoktur’ diyor“ dedi.
Diyalog sürecini, Dolmabahçe Mutabakatı’nı, Türk Cumhurbaşkanı’nın masayı devirmesini, gidilen iki seçim ve başlatılan savaşı detaylarıyla izah eden Demirtaş, savaştan çıkış ve siyasi çözüm için DTK tarafından öneri yapıldığı için yine ‘hain’ ilan edildiklerini ve Meclis’ten atılmalarının tartışıldığını söyledi. Demirtaş, “Meclis’e gitsen olmaz, dağa gitsen olmaz. Ne yapsın Kürtler?” diye sordu.
Savunmaya devam ederiz
Türkiye’de yargı, medya ve anayasanın rehin alınıp zor aygıtı haline getirildiğini; Cumhurbaşkanı’nın Meclis’e ve yargıya ‘Bunların dokunulmazlıklarını kaldırın, gereğini yapın’ talimatı verdiğini anımsatan Demirtaş, “Dokunulmazlık bize değil Erdoğan ve AKP hükümetine lazım. Bizim dokunulmazlığımız kalksın. Bana öz yönetimi, özerkliği savundun mu, diye sorsa ‘Evet savundum. Halkın zulme karşı direnişinin yanındaydım’ derim. Dokunulmazlık size lazım, bize lazım değil” dedi.
Umudunuzu yitirmeyin
“Asla ve asla halkımız umudunu yitirmesin” diye seslenen Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu zor günlerdeki zulüm politikaları çökecek. Başkanlık adı altındaki bu kanlı politikaların hesabını verecek. Bizim Türkiye’nin vicdanlı insanlarının sesine ihtiyacımız var. Kürt halkı bu kadar barış hevesliyken illa ki ‘ev ev’ temizleyeceğim diyen zihniyete karşı barış ve kardeşlik sesinin yükselmesi lazım. Barışı savunmak için, çözümü savunmak için insan olmak yeterlidir. Asla umudunuzu yitirmeyin. Yarın barış olacak, çözüm olacak gibi heyecanınız umudunuz olsun. Ancak ne yapacağı belli olmayan, hangi felakete sürükleyeceği belli olmayan bu zihniyet karşısında dimdik duracağız.“
Toplumun öncüleri, siyasi olarak çözümün yolunu anlatmak zorunda olduklarını, bundan vazgeçmeden ısrarla anlatacaklarını kaydeden Demirtaş, Türk Başbakan Davutoğlu’na şunu sordu: “Cizre’de, Silopi’de tam olarak ne yaparsanız zafer elde etmiş olacaksınız? ‘Ev ev temizleyeceğiz’ diyorsunuz. O ilçelerin yüzde 95’i HDP’ye oy vermiş. Onların hepsini öldürecek misiniz? Diyelim ki yaptınız herkesi öldürdünüz. Sorunu çözmüş mü olacaksınız?”
Kan deryasında boğulursun
Çözümün, öldürmekle gelmeyeceğini; müzakereden geçtiğini dile getiren Demirtaş, “Ama milyonlarca insanı öldürmeyi göze alırsan zaten o kan deryasında sen kendin boğulursun. Bu yanlışların sonu felaket olacak. Ben istiyorum ki Karadeniz, Trakya duysun. Sizin köyünüzü yakan biz değiliz, dilini yasaklayan biz değiliz, milyonlarca Kürt’ü yıllardır vatanından uzak tutan, sürgün eden sizsiniz. Biz Türkiye halklarına hakaret mi ettik?” diye konuştu.
Demirtaş, konuşmasını şöyle tamamladı: “Van halkı işte zulmün karşısında böyle dimdik duruyor. Gelecek ve özgürlük için ne bedel ödemek gerekiyorsa onu da öderiz. Birbirimizin yüreğine ses vermeliyiz. Kardeşliği özgürlüğü ve barışı haykıracağız. Yarınlar bizim olacak.”
DİHA/VAN