
Mardin Büyükşehir Belediyesi'nde gerçekleşen toplantıda, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDP Milletvekili Burcu Çelik Özkan ve Ali Atalan, Mardin Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Ahmet Türk ve Februniye Akyol Akay ile Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak yer aldı.
Toplantıda konuşan Selahattin Demirtaş, sokağa çıkma yasaklarının ortaya çıkarttığı insan hakları ihlalleri ve trajedilerin son bulması konusunda parti olarak yoğun bir çaba içinde olduklarını belirtti.
Savaşın ve çatışmalı ortamın son bulması için parti olarak ellerinden geleni yaptıkları ve yapmaya devam edeceklerini kaydeden Demirtaş, partilerinin bu tutumuna rağmen, hükümetin hiçbir şekilde vicdani, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmediğini söyledi.
'4 gündür haber alamıyoruz'
Şu ana kadar yaralıların durumu ile ilgili net bir bilgi alamadıklarını paylaşan Demirtaş, "Cizre'de sağlar mı, yaralılar mı, açlar mı, susuzlar mı bilmediğimiz onlarca insandan 4 gündür haber alamıyoruz. Bu konuda partimizin tüm yoğunluğunu bu konuya vermiş durumdayız. Ama maalesef şu dakikaya kadar kesin bir sonuç almış değiliz. Yaralıların sağlık durumu ile ilgili net bir bilgi edinebilmiş değiliz. Kürt sorununun çözümü belki bir günde gerçekleşmez ama bu yaşanan insanlık dramını şu anda durdurmak mümkündür. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimizle birlikte vahşet bodrumundaki durum netleşinceye kadar buradan ayrılmayacağız" dedi.
'Umut ediyoruz ki yaşıyorlar'
Demirtaş, kendisinin de içinde yer alacağı bir heyet ve gönüllü sağlıkçılar ile Cizre'ye giderek o binaya girip yaralıları alma taleplerini olduğunu da ifade etti. Demirtaş, bu talepleri doğrultusunda da Başbakan Ahmet Davutoğlu'na şu çağrıda bulundu: "Ortaya çıkacak tablo hiçbir şekilde geri dönülmeyecek bir köprü yıkılmasına yol açabilir. Müzakereden çözümden bir daha bahsetmenin yolu bile kalmayabilir. İnsani beklentiyi karşılayacak bir cevap vermeniz gerekiyor. Hiçbir spekülasyona mahal vermemek adına ben ve sağlık ekibi o binaya gitmek istiyoruz. Bu meselenin ciddi kırılmalara ve geri dönülmeyecek şekilde tahribatlara yol açabilecek bir mesele olduğu görülmelidir. Umut ediyoruz ki oradaki insanlar yaşıyordur. Cizre tümüyle abluka altında. Biz oraya gidersek oradan alacağımız sağ mıdır, ölümüdür kimi oradan alırsak hastaneye gönderilecek. Bunu bir kriminal olay olarak göstermenin anlamı yok" diye konuştu.
' Heyetimizin gitmesinde büyük fayda var'
Sözlerinin devamında Mardin'de bulunmalarının ve Cizre'ye girme taleplerinin yaşanan insani trajedinin ortadan kaldırılması amacıyla olduğunu ve bunun siyasi bir talep olmadığının altını çizen Demirtaş, halka da şu çağrıda bulundu: "Halkımızı bizden gelecek çağrılara uyarıları dikkatle dinlemelidir. Her yerde halkımız büyük bir duyarlılıkla hazır olmalıdır. Çünkü biz orada bir vahşet tablosu ile karşılaşmak istemiyoruz. Hükümet bunun altında kalır ve kimseye bunun açıklamasını yapamazlar. Oradaki insanlar çatışma pozisyonunda değillerdi, yardım ulaştırılmasını bekliyorlardı. Bugün heyetimizin oraya gitmesinde büyük fayda var. Hükümet bu olumlu girişimimizi pozitif bir şekilde değerlendirmeli. Bu çağrımız ciddiyetle değerlendirilsin. Buradaki çabamızın derinlikli olarak ele alınmasını istiyoruz. Günlerdir duyarlılık gösteren tüm halkımıza teşekkür ediyorum. Bu tutumun bu kararlılığın mutlaka sürmesi lazım. Bu zorlukları aşabilmenin en etkili yolu da halkın birlikteliğidir."
Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına yanıt verdi
Demirtaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Sağlık Bakanlığı'nın 'Oraya girilemiyor' şeklindeki açıklaması sorulan Demirtaş, "Ben belediyemizin sağlık ekibi ile oraya gitmeye hazırım. Oraya gidilemiyor diye bir durum yok. Hiçbir bahane ortaya koymasınlar bunun önünü açsınlar biz gideceğiz onları alıp hastaneye bırakacağız" dedi.
DİHA