
AKP Kürdistan’da yürüttüğü kirli savaşla birlikte Kürtleri katletmenin ve baskı altına almanın yanı sıra ekonomik rantın da peşinde. Sur’da devlet güçleri tank, top ve ağır silahlarla halka dönük katliam girişiminde bulunurken, ilçede yaratılan yıkımlar üzerinden TOKİ’yi devreye koyarak kentsel dönüşümle rant sağlanmak isteniyor. Tarihi Sur ilçesine yönelik saldırıların amaçlarından birini, hükümete yakın Star Gazetesi attığı manşetle adeta itiraf etti. İnsanların canlarının ve evlerinin hiçe sayıldığı kentin en değerli bölgesindeki rant için gazete, “TOKİ göreve” manşeti attı. Yine Diyarbakır Valiliği bir gazeteye verdiği demeçte, “Diyarbakır Valiliği’nin aldığı tedbir kararıyla, operasyon sonrasında sokak çatışmalarında hasar gören tarihi yapılar dışındaki sivil mekanların onarılmayıp bedelleri hak sahiplerine ödenerek kentsel dönüşüm kapsamında hızla yıkımının sağlanacağı“ belirtildi. Tüm bunlar yan yana getirildiğinde devletin Sur’da büyük rant hesapları yaptığını akıllara getirdi. Mimarlar Odası Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Merthan Anık, AKP iktidarının Sur’a dair rant hesaplarını değerlendirdi.
Yıkıp fırsata çeviriyorlar
Suriçi’nde kentsel dönüşüm projesinin başlatılacağı duyumları aldıklarını söyleyen Anık, 2010 yılında Alipaşa ve Lalebey bölgesinde başlatılan bir projenin de olduğunu ancak halkın tepki göstermesi üzerine projenin fiilen iptal edildiğine ve yıkımın durduğuna dikkat çekti. Tepki üzerine belediye ve Şehircilik ve Çevre Bakanlığı’nın bu projeyi askıya aldığını ifade eden Anık, arkasında yapılacak yapılaşmalarla ilgili Suriçi’nde UNESCO’nun kültür mirası sonucunda bir takım kriterlere tabi tutulduğuna işaret etti. Bu kriterlerin yerine getirilmesi uzun zaman alacağından kentsel dönüşüm yapılamadığını anlatan Anık, “Sur’da çatışmalı ortamın başlamasıyla birlikte bölgede ciddi tahribatlar oluştu. Hem kültürel miras, hem tescilli tarihi eserlerde ve tescilsiz sivil yerleşim yerlerinde ciddi hasarlar oluşmaya başlandı. Bu da bakanlık tarafından bir fırsata dönüştürüldü” dedi.
Suriçi’nde toplam 610 tescilli eserin yanı sıra 7 bin civarında sivil konutun olduğunu söyleyen Anık, Sur’a dönük saldırılarda bu yapıların birçoğunun tahrip edildiğini kaydetti.
Kültürel demografi değiştiriliyor
2010 ve 2012 yılında koruma amaçlı imar planlarının hazırlandığı, Sur bölgesinde yapılacak yapılarda bu koruma amaçlı imar planları uygulanması gerektiğini ifade eden Anık, ama maalesef bu süreçte hızlı bir şekilde “risk alanı” olarak ilan edilmesinin gündeme getirildiğini söyledi. Anık, “Suriçi başlı başına bir kültür mirasıdır. Kentsel dönüşüm uygulamasıyla sadece Sur’da fiziki yapısının değiştirilmesi öngörülmüyor. Aynı zamanda kültürel demografinin de değiştirilmesi amaçlanıyor. Bu da ciddi bir tehlike arz ediyor” şeklinde konuştu.
‘Tampon bölgede yapılanlar suçtur’
Amed Surları ve Hevsel Bahçeleri büyük emekler sonucunda UNESCO tarafından kültür mirası listesine alındığını ifade eden Anık, aynı zamanda Suriçi’nin tamamının da tampon bölge alanı içinde yer aldığını söyledi. Anık, “Bu tampon bölgede yapılacak her türlü işlemin, uygulamanın UNESCO dosyasında hazırlanan taahhüt edilen kriterlere uygun olması gerekiyor. Ama görünen o ki bu aşamalar görmezden geliniyor. Tampon bölgede yapılmak istenenler ve saldırılar suçtur” dedi.
Talana hazır hale getirildi
2012 yılında Şehircilik ve Çevre Bakanlığı tarafından “risk alanı“ ilan edildikten sonra bu bölgede uzun zaman alacak analizlerin yapılması ve alanların “güvenli değildir” raporlarının alınması gerektiğini dile getiren Anık, Sur’daki çatışmalı ortamla bu sürenin de çok kısaltıldığını söyledi. Anık, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Bakanlık ‘çok büyük bir afet oldu’ adı altında bu süreci hızlandıracak. O yüzden Sur’daki durumu bir fırsata dönüştürdü. Uzun prosedürlerle uğraşacağına topyekün bir yıkımla kentsel dönüşümü hayata geçirmeye çalışmak isteniyor. Burada sorulması gerek şu Suriçi’nde kentsel bir dönüşüme ihtiyaç var mıdır, yok mudur? Onun tespit edilmesi gerekiyor. Bazı binalar elbette fiziki olarak içinde yaşanılmayabilir. Ama tamamında böyle uygulamaya gidilemez. Ağır silahlarla orantısız bir şekilde canlı cansız demeden her yer ateş altına alınıyor. Hem tescilli tarihi yapılar hem de sivil yapılar büyük bir yıkım yaşanıyor. Suriçi bir rant alanına dönüştürüldü. Kentsel dönüşüme hazır hale getirildi.”
TOKİ’nin kabaran iştahı
Anık, TOKİ’nin devlet destekli Türkiye’nin en büyük inşaat firmalarından biri olduğunu hatırlatarak, “Sur’daki rant da belli çevreler üzerinden, belli kesimlere dağılır TOKİ üzerinden. TOKİ‘nin buradaki amacı budur. Daha önceki kentsel dönüşümlerde de yıkılan tüm binalar TOKİ‘ye verildi. Daha önce TOKİ’nin mastır bir proje planlaması yoktu. Şimdi görülüyor ki TOKİ‘nin yeni bir proje ve belki bir yasayla 7 bin konutun tamamından bir rant sağlamak istiyor” şeklinde konuştu.
Bin yıllık yaşam
Sur’da yaşamın 2 bindir yıldır devam ettiğini söyleyen Anık, Sur’da sadece fiziki bir yapı değil Kürt kültürü, demografik yapısı da değiştirilmek istendiğine dikkat çekti. Anık, “Bu bizim açımızdan çok tehlikeli bir durumdur. Geri dönüşümü olmayan bir tahribat yaratılıyor. Birtakım sivil mimarı yapılar tekrar restorasyon yapılabilir ama eşi benzeri olmayan tahribatlar yaratılıyor. Bunların restore edilmesi de zor. Ağır silahlarla tarihi bir kente saldırılıyor. Bu saldırıların en önemli nedenlerinden biri de, kentsel dönüşüme zemin hazırlamadır. Bilinçli bir şekilde ağır silahlarla ateş altına alındı ve tahrip ediliyor” şeklinde konuştu.