Partisinin Grup toplantısında ilk konuşmasını yapan HDP Eşbaşkanı Serpil Kemalbay, iktidarın zulüm girdabında debelendiğini belirterek, yapılması gerekenin ortak mücadeleyle üzerine yürümek olduğunu söyledi.

Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliğinin düşürülmesi üzerine 20 Mayıs’ta yapılan HDP 3. Olağanüstü Kongresi’nde Eşbaşkanlığa seçilen Serpil Kemalbay, ilk Grup toplantısını gerçekleştirdi. HDP’nin referandumda öneminin ortaya çıktığının altını çizen Kemalbay, 7 Haziran’dan bu yana 10 bin partililerinin gözaltına alındığını, 5 bin üye ve yöneticilerinin tutuklandığını hatırlattı. Rehin tutulan eşbaşkanlarına ve milletvekillerine selam gönderen Kemalbay, onların dirençlerinin kendilerine güç verdiğini söyledi. “Onlar içeride biz dışarıda bu mücadeleyi yükseltiyoruz. Demokrasiyi mücadelesini yükseltiyoruz. Tarih demokrasi, barış ve özgürlüğün ancak ve ancak mücadele ile kazanılabileceğin bize göstermiştir” diyen Kemalbay, yaptıkları zorunlu kongreye dikkat çekti ve “Bizler partimize ve eşbaşkanımıza yönelik bu saldırıyı boşa çıkardık, kongreyi fırsata çavirdik. Barış ve demokrasi çağrımızı kongrede bir kez yaptık ve bütün toplumsal kesimleri kol kola girmeye çağırdık” diye konuştu. Kemalbay, “Figen Yüksekdağ partimizin eşbaşkanıdır, ‘Jin jiyan azadî’ diyen hepimiz birer Figeniz” dedi.

HDP’yi susturmayı başaramadılar

Dokunulmazlıklarla HDP’nin yok edilmek ve ortadan kaldırılmak istendiğinin altını çizen Kemalbay, bunun başarılmadığını belirterek, HDP’ye yönelik saldırıların da HDP’nin direnen tek parti olmasından kaynaklandığını dile getirdi. 

Cezaevinde anneleriyle birlikte bulunan çocukların durumuna dikkat çeken Kemalbay, yaşananları “Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin kongresinde ‘OHAL kalkmayacak’ sözünü söylediği ülkesinden bir manzara” olduğunu söyledi. 

Demirtaş’ın çağrısına dikkat çekti

Halkın gerçek barış ve demokrasiye ekmek ve su kadar ihtiyaç olduğunu her fırsatta dile getirdiklerini söyleyen Kemalbay, Demirtaş’ın kongrede sunduğu mesajı tekrarladı, “İbadetlerimiz, horonlarımız, türkülerimiz, duyarlılıklarımız ortaktır” dedi ve herkesi cesarete çağıran sözlerine işaret etti. Demirtaş’ın sözlerinin herkese yapılmış bir çağrı olduğunu ve herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini kaydeden Kemalbay, “Bizler biliyoruz çözüm tüm sorunların demokratik yollarla çözülmesinin aranmasıdır. Bizler biliyoruz ki devlet temel eksenini Kürt düşmanlığı üzerine kurduğu sürece hepimiz kaybediyoruz” dedi. 

1921 Anayasanın çoğulcu yapısına işaret eden ve “Bu terk edildiği zaman hepimiz kaybetmeye başladık” diyen Kemalbay, içeride ve dışarıda savaşı dayatanların halklara ölüm getirdiğini söyledi. “Neden bizler Suriye için barışçıl bir politikayı desteklemeyelim” sorusunu yönelten Kemalbay, barış politikaları desteklenmediği müddetçe Türkiye’nin refaha kavuşamayacağına dikkat çekti. 

Çiller ve Ağar’ın yeri

AKP kongresine de işaret eden Kemalbay, Erdoğan’ın konuşmasında hep savaş, ölüm, çatışma, kutuplaşma mesajları verdiğini söyleyerek, “Erdoğan bir zamanlara kadar 2002 yılında OHAL’i kaldırmakla övünüyordu. Şimdi kongrede OHAL’i kaldırmayacaklarını söylemekle övünüyorlar. Hep diyorlardı ya nereden nereye. Sayın Erdoğan dönüp dolaşıp başa geldiniz. Tansu Çiller, Mehmet Ağar neredeyse siz de oraya geldiniz” dedi. 

O parklar isimlerine kavuşacak

AKP’nin kongre afişlerine “demokrasi ve değişim” yazıldığını belirterek, kongreden çıka çıka “ezeli bir OHAL çıktığını” kaydeden Kemalbay, şöyle devam etti: “Neyiniz eksik diyorlar. İnsanların evlerini yıkıyorsunuz. İnsanlar evlerinden çıkamıyor. Binlerce kamu emekçisi sorgusuz sualsiz sokağa atıldı. Gazeteler kapanıyor, siyasetçiler, akademisyenler tutuklanıyor. Hukuk adalet yok. OHAL’de durum böyle. Turizm sektörünün bittiğini, mahalledeki bakkala kadar durgunluk olduğu evde emek veren kadınlar bile etkileniyor. Kimsede umut ve yarına dair beklenti bırakmadınız halkta. Atadığınız kayyımlar ile halkın belediyelerini ellerinden aldınız. Orhan Doğan parkını yıktınız, Tahir Elçi parkının ismini değiştirdiniz. Kadın evlerini kapattınız. Tahir Elçi parkının ismini değiştirdiniz ama siz o sokaklarda dolaşamadığınız sürece kimse sizin taktığı isimleri seslendirmeyecek. Siz onları terk etmek zorunda kaldığınız ilk gün insanlar o isimleri yeniden yerlerine takacak. Bu halk AKP diktatörlüğünden ve tek adam rejiminden kurtulacak bundan kimsenin şüphesi olmasın.” dedi. 

Gülmen ve Özakça ile dayanışma

Konuşmasında açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın eylemine dikkat çeken Kemalbay, eylemin “ekmek ve onur koruma” eylemi olduğunu belirterek, yapılan gözaltı ve saldırıyı da kınadı. Kemalbay, “Bu kişilerin evlerin kapıları kırılarak, yerlerde sürüklenerek gözaltına alındılar. Bu asla kabul edilemez” dedi. 

Kemal Gün’ün de oğlunun kemiklerini almak için eylem yaptığına işaret eden Kemalbay, “Bu tablo utanç tablosudur ve sorumluluğu hepimizin sırtındadır” diye vurguladı.

Demokrasi güçlerinin birlikteliği

İktidarın sanıldığı kadar güçlü olmadığını ve tek yapılması gerekenin “ortak mücadeleyi” yükseltmek olduğunu ifade eden Kemalbay, “Onlar yarattıkları girdaplarda boğulacaklar. Bizler demokrasi ve barış isteyenler olarak bir araya gelmeliyiz ve bir birimizin derdimizi anlayabilmeliyiz. Önümüzde böyle bir görev bizi bekliyor” diye konuştu. “Türkiye halkının bilgisi görgüsü ve sağduyusu bu deli gömleği yırtıp atmaya yeterlidir” diyen ve mutlaka kazanacaklarına inandığını belirten Kemalbay, birliktelik çağrısını bir kez daha yeniledi. 

Kemalbay konuşmasını, “Şimdi bir kez daha toplumun tüm kesimleri, demokrasi ve barış için yan yana gelmeye çağırıyoruz, ortak demokratik değerler ve ilkeler etrafında demokratik siyaset zeminine sahip çıkmamız gerekiyor, tüm vicdan sahibi insanları enerjilerini bizimle birleştirmeye çağırıyoruz, mutlaka kazanacağız” şeklindeki çağrısıyla tamamlandı.  


 ANKARA