Partisinin Türkiye kentlerindeki seçim stratejisini “Fedakarlık yapıyoruz” diyerek anlatan HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, bu fedakarlığı herhangi bir parti lehine değil, demokrasi için yaptıklarını söyledi.

AKP-MHP’nin başarısını daraltacak, Türkiye’deki demokrasi güçlerinin mevzi kazanmasını sağlayacak bir yönde seçim taktiği belirleyen HDP, bazı büyükşehirlerde aday çıkarmayacağını duyurdu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Saruhan Oluç, partinin Genel Merkezi’nde seçim stratejilerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Oluç, seçim ihlalleriyle ilgili Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) kapsamlı bir itiraz dilekçesi hazırladıklarını; 11 il ve 35 ilçede yaklaşık 37 bin seçmene itirazda bulunduklarını söyledi. 37 bin seçmenle ilgili ilçe seçim kurullarına araştırma yapılması talebinde bulunduklarını belirten Oluç, itirazlarının yaklaşık yüzde 95’inin reddedildiğini kaydetti. Oluç, şunları söyledi: “Türkiye’de artık seçim güvenliği sadece verilen oyların tasnifi ve sayımıyla ilgili olmaktan çıkmıştır. Evet bu önemlidir, sandık başında seçim güvenliğinin sağlanması verilmiş olan oyların doğru sayılması ve kayıtlarının doğru alınması seçim güvenliğinin çok önemli bir kısmıdır. Maalesef Türkiye’de seçim güvenliği dediğimizde sandıklardaki oy sayımı ve tasnifi ile ilgili konuşmuyoruz. Seçimlerin öncesinde kimlerin oy kullanabileceğine ve nerede oy kullanabileceklerine dair yapılmış olan bütün düzenlemelerin de seçim güvenliği içinde değerlendirilmesi gerekiyor.”

YSK’ya başvuru yapıldı

 Özellikle yerel seçimlerde küçük iller ve illerdeki az sayıda oyla dengeleri değiştirici ve belirleyiciliği örnek veren Oluç, şöyle devam etti: “Biz bugün YSK’ya yapacağımız başvuru ile birlikte ilçe seçim kurullarına verilen ret cevaplarını bir kez daha gündeme getireceğiz. Neden bu konu önemli ve bu usulsüzlüklerin ve ihlallerin birinci dereceden muhatabı kimlerdir? Aslında seçim güvenliğini tehdit eden, seçim güvenliğinin yerine getirilmemesini sağlayan bir bakanlık haline dönüşmüştür İçişleri Bakanlığı. Bu konudaki en önemli aktörlerden biri İçişleri Bakanlığı’dır. Yapılan açıklamalara, nüfus müdürlüğüne yönelik baskı oluşturan açıklamalara baktığımızda bunu çok net olarak görüyoruz.”

HDP hedef alındı

 İçişleri Bakanlığı’nın partilerini hedef aldığını belirten Oluç, şöyle konuştu: “Partimizi hedef alarak kamu imkanlarını küçük yerleşim birimlerinde partimiz aleyhine kullanan bir bakanlık olarak karşımızda durmaktadır. Yaptığımız bütün itirazlarda buna dair veriler elimizde mevcuttur. Çok yerde, 11 il ve 35 ilçeyi kapsayan itirazlar yaptık. Bunlardan biri Iğdır’da yapıldı. Iğdır polis evinde 38 oda var. 374 seçmen kaydedilmiş. Şimdi bakın bir misafirhaneye seçmen kaydedilmesi usule uygun değildir. İlçe seçim kurulu gidip orayı görmemiştir bile. Yerinde tespit yapmamıştır. YSK Iğdır’daki örnekte gördüğümüz gibi usulsüz davranmıştır. Bir başka örnek Erciş, kapısı zincirli ve mühürlü bir binanın bir dairesine 76 seçmen kaydı yapılmış.”

Tepesinde Erdoğan var

 Siirt’te 6 bin seçmenin kaydının silindiğini hatırlatan Oluç, şunları ifade etti: “Aynı şey su seçimlerde de karşımızdadır. Bir çok yerde kolluk güçleri taşınmıştır ve 31 Mart’ta kolluk güçlerine oy kullanacaktır. Bunların hepsi adil ve eşit seçimleri ihlal eden bir müdahaledir. Bu anlayışın en tepesinde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan vardır. Geçen gün Erdoğan, ‘HDP’den aldık belediyeleri ve kayyuma teslim ettik’ dedi. Evet HDP’den aldılar, 96 belediyemize el koydular, halkın iradesini gasp ettiler, kayyumlara teslim ettiler. Fakat aradan geçen sürede şu ortaya çıktı; Kayyumlar büyük yolsuzluklar yaptı. Halkın değerlerine, kültürüne, anadiline büyük saldırılarda bulundu. 24 Haziran seçim sonuçları gösterdi ki kayyum atanan yerlerdeki seçimlerde HDP yeniden bu belediyeleri kazanacak kadar oy almaktadı.r”

AKP-MHP’ye karşı

 Oluç, yerel seçim taktiklerini iki ayaklı olarak ele aldıkları vurgulayarak, şöyle anlattı: “Bunun bir ayağı kayyum atanmış olan, kayyum atanmasa da Kürt illeri çerçevesinde kalan taktiğimizdir. Bu alandaki taktiğimiz kayyum atanan yerler ve kayyum atanmasa da 24 Haziran seçim sonuçlarına göre kazanacağınızı gördüğümüz il ve ilçelerde bu seçimleri başarıyla tamamlamak ve daha önceki belediyelerimize daha fazlasını ekleyerek başarılı bir sonuca ulaşmak. Bir taraftan Kürdistani partiler ile yaptığımız ittifak sonucunda oradaki insanların Kürt halkının büyük bir kesiminin ittifakını sağlamış olduk. Batıda ise seçim taktiğimizi AKP-MHP’nin başarısını daraltacak, Türkiye’deki demokrasi güçlerinin mevzi kazanmasını sağlayacak bir yönde olduğunu açıklamıştık.”

Fedakarlık yapıyoruz

 “Evet, bir fedakarlık yapıyoruz ama bu fedakarlığı şu veya bu parti lehine yapmıyoruz bunu Türkiye’deki demokrasi adına yapıyoruz” diyen Oluç, şu ifadeleri kullandı: “Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Bu fedakarlığın hangi düzeyde olacağını tartıştık. Büyükşehir, il ve ilçeler düzeyinde hangi adımlar atılabilir, bunları konuştuk ve bazı kararlara vardık. Bu vardığımız kararları da peyderpey açıklayacağız. Birinci önceliğimiz demokrasi, insan hak ve özgürlükler, adalet mücadelesi açısından meseleye bakmamızdır. İkinci önemli konu ise temsil meselesidir. Buna şöyle bakıyoruz; ilk kez uzun yıllar sonra HDP aracılığı ile batıya göçmüş olan 20-30 yıldır batıda yaşayan Kürdistan coğrafyasının çeşitli ilerinden göçmüş insanlarımızın temsil imkanı ortaya çıkmıştır. Onun dışında büyükşehirlerde belediye meclislerine HDP logosuyla, adaylarıyla gireceğiz ve bu konudaki en yüksek temsil oranına batı metropollerinde ulaşmak için en büyük çabayı sarf edeceğiz.”

Oluç, İstanbul, İzmir ve Adana gibi üç büyük şehirde aday göstermeyeceklerini söyledi.

31 Ocak’ta Dersim adayı

Oluç, 31 Ocak günü Dersim’de açıklama yapacaklarını belirterek, “Orada Dersim Devrimci Demokratik Güç Birliği oluşturulmuş ve onlarla bir açıklama yapacağız. Hem Dersim adayımızı hem de Dersim’in ilçelerindeki adaylarımızı açıklayacağız” dedi.

 

ANKARA

 
 

7 büyükşehirde aday yok

 

HDP Parti Meclisi ve Merkez Yürütme Kurulu, yerel seçimlerde Türkiye kentleri için izleyecekleri stratejiyi kararlaştırarak, İstanbul ve Ankara’nın da aralarında olduğu 7 büyükşehirde aday göstermeyecek.

HDP, hafta sonu Genel Merkez binasında üst üste gerçekleştirdiği Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantılarında, yerel seçimlerde Türkiye kentlerine dair izleyecekleri stratejiyi belirledi.

Toplantılarda alınan kararlar gereği; Antep, Urfa, Adana, Ankara, Mersin, İzmir ve İstanbul olmak üzere toplamda 7 büyükşehirde aday gösterilmeyecek.

HDP, aday göstermediği büyükşehirlerin birçok ilçesinde kendi adayını çıkarıyor. Mersin’in Akdeniz ilçesi ve İstanbul’un Şişli ilçesi gibi güçlü olduğu yerlerde aday gösterilecek.

Toplantılarda alınan kararlardan bir diğeri ise İç Anadolu Bölgesi’nde en güçlü olduğu yerler arasında olan Konya ve ilçelerinde aday çıkarılacak. Alınan kararlara göre, HDP Konya Büyükşehir ile Cihanbeyli ve Kulu ilçelerinde kesin aday çıkartacak. Konya’nın diğer ilçeleri içinse tartışmaların sürdüğü belirtildi.

Ege Bölgesi için yürütülen tartışmalarda ise Aydın, Muğla, Balıkesir, Manisa olmak üzere, birçok ilde aday çıkarma eğiliminde.

 
 

HDP’nin ilk bürosu Kars’ta

 

HDP ilk seçim bürosunun açılışını Kars’ta yaptı. Kent merkezinde yapılan açılışa belediye eşbaşkan adayları Şevin Alaca ve Ayhan Bilgen ile HDP, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il, ilçe yöneticileri yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

Büro açılışında ilk konuşmayı yapan eşbaşkanlardan Alaca, “HDP olarak büyük bir geleneğin savunucusu, aynı zamanda yeni olan ve geleceğin müjdecisiyiz. Kalıcı barışı ancak güçlü yerel yönetimlerle yapabiliriz. Halkımız kendi kendisini artık yönetmelidir. Halkımızın belediyesini yöneteceği bir mekanizma kuracağız. Kars’ta yaşanan tüm sorunlara çözüm bulmak için halkımızla birlikte çalışacağız” dedi.

Ardından konuşan Bilgen, seçim süreci boyunca muhalefeti hedef alan bir siyaset yürütmeyeceklerini belirterek, tek muhataplarının AKP-MHP ittifakı olduğunu söyledi. Bilgen, “Devletin bütçesini yönetip Kars’a kaynak aktarma ihtiyacı duymayan AKP ile burada yıllarca yerel yönetimin arkasında duran MHP bizim muhatabımızdır. Bunlar dışında şahsi hiçbir polemiğimiz olmayacaktır. Kapalı kapılar ardından arkasında duramayacağı dedikoduları yapanları 31 Mart’ta siyasi mevta olarak ilan edeceğiz” dedi.

Bazı siyasi partilerin “HDP kazanacak ama kayyum atanacak” propagandasına da yanıt veren Bilgen, “Biz buraya gelirken başımıza buz düşecek diye buraya gelmeyecek miyiz? Nefes aldığımızda boğulma ihtimalimiz var diye nefes almayacak mıyız? Sonra acıkırız diye yemek yemeyecek miyiz? Bir gün öleceğiz diye yaşamaktan mı vazgeçeceğiz? Bizim için yaşamak direnmektir, inanmak başarmaktır. Biz inandığımız değerler için siyaset yapıyoruz. Biz halkımıza güveniyoruz. Biz inanıyoruz ki güçlü bir liste ile kazanacağız” diye konuştu.