AKP-MHP iktidarı tarafından büyükşehir belediyeleri gasp edilerek kayyum atanan Amed, Mardin ve Van’daki Demokrasi Nöbeti 4. haftasında devam ediyor.Amed’deki Demokrasi Nöbeti’nde konuşan HDP İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen, 22 gündür gösterdikleri mücadelenin sadece kayyum atanan üç kent için olmadığını, Kürtlerin onur mücadelesi anlamı taşıdığını söyledi.
Amed Büyükşehir Belediyesi (DBB) karşısında bulunan Lise Caddesi’nde başlatılan Demokrasi Nöbeti, 22. gününde devam etti. Dünkü eylem, gençlerin “Hırsıza karşı omuz omuza” sloganıyla başladı. Nöbete, Amed milletvekilleri Musa Farisoğulları, Semra Güzel, Remziye Tosun, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, Iğdır Milletvekili Habip Eksik, İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Muş Milletvekili Mansur Işık, Şırnak Milletvekili Nuran İmir, Sur Belediye Eşbaşkanları, Silvan Belediye Eşbaşkanları, il ve ilçe yöneticileri, TJA’lı aktivistler, Barış Anneleri’nin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Yerine kayyum atanan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, nöbete katılan yurttaşlar tarafından alkış ve sloganlarla karşılandı.
Kürtlerin onur mücadelesi
Kadın dengbêjler klamlar seslendirirken nöbet basın açıklamasıyla devam etti. “İrademe dokunma” pankartının açıldığı basın açıklamasında ilk olarak HDP İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen konuştu. 22 gündür gösterdikleri mücadelenin sadece kayyum atanan üç kent için olmadığını, Kürtlerin onur mücadelesi anlamı taşıdığını belirten Alökmen, “Ancak herkes biliyor bu mücadele devam edecek. Bugün okullar açıldı hala çocuklarımız kendi dillerinde eğitim göremiyor. Bu alanda yıllarca mücadele ettik, bedel ödedik. Hala bu isteğin arkasındayız ve bu alanda da mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Azadî Hareketi’nden Abdullah Bozkuş da kayyum atamalarının Kürtlerin dil, kültür çalışmalarına yönelik birer saldırı olduğunu ve en önemlisi de Kürtlerin kendilerini yönetmelerinde iktidarın duyduğu rahatsızlıktan kaynaklı olduğunu ifade etti. Bozkuş, kayyum atamalarını kabul etmeyeceklerini belirterek, mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Bozkuş’tan sonra kısa bir konuşma yapan Eşbaşkan Adnan Selçuk Mızraklı, 22 gün sonra yine aynı yerde olduklarını, aradan geçen 520 saate rağmen yine “Biz kazanacağız” dediklerini ifade etti. Mızraklı, “Bu karar, sadece siyasi bir darbe değil, onun ötesinde bir şey; onurumuza dokundu” dedi.
Basın açıklamasının ardından 5 dakikalık oturma eylemi daha yapıldı.
Hep birlikte hesap soralım!
Demokrasi Nöbeti başlatılan kentlerden biri olan Mardin’deki eylem de 22. gününde devam etti. HDP’lilerin, kent merkezindeki Karayolları Parkı’nda sürdürdüğü nöbet eylemine, kent kırsalında yaşanan çatışmalar gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Partili milletvekillerinin bu konuda polis amirleri ile yaptığı görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine eylem HDP İl Örgütü binası önünde yapıldı.
Babası Hasan Dündar’ın 1993’te ‘faili meçhul cinayet’ sonucu katledildiğini hatırlatan HDP Milletvekili Pero Dündar, parti binaları önünde oturan ailelere şu sözlerle seslendi: ”Ben de babamı istiyorum. Ben de istiyorum ki katilleri ortaya çıkarılsın ve hesap versinler. Yüzleşme olsun ve hesap versinler. Orada oturan ailelere de şu çağrıda bulunuyoruz. Gelin hep birlikte hükümetin kapısına gidelim. AKP ve MHP’nin kapılarına gidelim, hesap soralım. ‘Gelin bu savaşı bitirin, hepimizin çocukları evlerine dönsün’ diyelim.”
Haber hazırlanırken Van’daki nöbet de başlamak üzereydi.
AMED/MARDİN/VAN