•  AKP-MHP-Ergenekon yönetimindeki Türk devleti, askeri, siyasi, ekonomik ve toplumsal krizin altında kaldıkça mevcut iktidar bileşenlerini bir arada tutmak için terörün yanı sıra düşürdüğü Meclis ve kapatma haline getirdiği yargıyla da Kürtlere ve Kürtlerin öncülüğündeki demokratik güçlere saldırıda yeni aşamaya geçti.
  •  On binlerce gözaltı, binlerce tutuklama, onlarca belediyenin ve vekilliğin gaspıyla yetinmeyen Türk devleti, 6 milyon oy alan, 20 milyon seçmeni kapsayan; Kuzey Kürdistan ve Türkiye’nin bütün renklerini barındıran Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) kapatma girişimini başlattı. Talimatı alan Yargıtay Başsavcısı, AYM’de kapatma davası açtı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde (AYM) dava açtı. AYM’ye gönderilen iddianamede, kapatılma talebinin yanı sıra partinin mevcut ve eski eşbaşkanlarının da aralarında olduğu 687 kişi hakkında 5 yıl süreyle siyasi yasak talep ediliyor. İddianame, UYAP kayıtları, yapılan görevlendirmeler ile basına verilen demeçlerden oluştu. Yaşamını yitiren HDP Milletvekili İbrahim Ayhan hakkındaki hapis cezası bile iddianameye delil olarak konuldu. AYM, iddianameyi kabul etmesi durumunda kararını açıklamadan önce HDP'den savunma isteyecek. Mahkeme, HDP’nin kapatılmasına yönelik karar verebileceği gibi, kimi tedbirler de alabilir. HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar, kapatma davasının, HDP’yi siyasetin dışına iterek iktidarı sürdürme hesaplarının, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’ın bütün halklarına karşı ağır bir saldırı olduğunu, bütün demokrasi güçleri ve muhalefet partilerinin de bu gerçeği görmesini isteyerek, "Demokratik siyaset yürüyüşü daha güçlü bir şekilde devam edecektir. HDP, bu ülkenin yönetimine ortak olma hedefini mutlaka gerçekleştirecektir. HDP halkına, tabanına, çalışanlarına güvenerek yoluna devam edecek güçte ve inançtadır" dedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in, Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) açtığı davanın iddianamesinde, kapatılma talebinin yanı sıra partinin mevcut ve eski eş genel başkanlarının da aralarında olduğu 687 kişi hakkında 5 yıl süreyle siyasi yasak talep ediliyor. İddianamede, siyasi yasak talep edilen siyasetçilerin partinin hangi organlarında görevde bulunduğu bilgilerine yer verildi. Parti kongrelerinde belirlenip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilen listelerde zaten mevcut olan bu bilgiler hazırlanan iddianameye konuldu. Yargıtay Başsavcısı, bu siyasetçiler hakkında bugüne kadar başlatılan soruşturmalar, hazırlanan  iddianameler ve açılan davalarda verilen cezalar ile birlikte siyasetçilerin basına verdiği demeçleri de gün/tarih olarak iddianameye ekledi.

609 sayfalık iddianame, 4. sayfasından itibaren HDP’li siyasetçilerin suçlama konusu yapılan siyasi faaliyetlerle başlıyor. Bu isimlerin başında ise partinin tutuklu eski eşbaşkanlarından Selahattin Demirtaş geliyor. Toplam 580 siyasetçi hakkında bugüne kadar açılmış soruşturma ve davalar ile medyaya yansıyan demeçleri, iddianamenin 566. sayfasına kadar uzanıyor. Özellikle Selahattin Demirtaş, Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın sosyal medyada ve çeşitli etkinliklerde 'diyalog süreci’ne dair açıklamalarına iddianamede geniş biçimde yer veriliyor. Başsavcılık, bu tweet ve açıklamaları HDP ile PKK arasındaki organik bağın delili olarak gösteriyor.

Başsavcılık, iddianamede daha önce kapatılan HEP, ÖZDEP, DEP, HADEP, DEHAP ve DTP gibi partilere dair yaklaşık yarım sayfa yer ayırıyor; PKK’nin kuruluşu ve kimi dönemlerdeki stratejik değişikliklerine ilişkin ansiklopedik bilgileri sıralıyor.

İddianamede, daha önce Kobanê protestolarına dair hazırlanan ve aralarında partili siyasetçilerinde bulunduğu 28’si tutuklu 108 kişi hakkında iddianamenin bu dosyaya ekleneceğinin işaretini veren şu değerlendirmeler yer alıyor: “Kobani Olayları, Hendek Olayları ile Gara operasyonu sonrası davalı partililerce yapılan açıklamalar, davalı Partinin Diyarbakır İl Binasının önünde evlat nöbeti tutan ailelerin beyanları ve PKK-KCK silahlı terör örgütüne HDP teşkilatları aracılığıyla katıldıklarını mahkeme huzurunda ikrar eden ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan yargılanan sanıkların ifadelerine yer verilecektir.” 

Karayılan twitter kullanıyormuş

Bu kapsamda Kobanê eylemleri sırasında ANF’de yer alan kimi haberler ile HDP’li siyasetçiler arasında bağ kurulmaya çalışılıyor. PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan’a ait olduğu öne sürülen bir sosyal medya hesabından atılan tweete de yer veriliyor. HDP Amed İl binası önünde oturan ailelerin basına verdikleri demeçler, iddianamede HDP aleyhine delil olarak gösterildi. 

Soylu’nun Garê yalanı da

 İddianamede HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet’in Garê’ye gittiği yönündeki iddialara da yer veriliyor. Türk İçişleri Bakan Süleyman Soylu’nun öne sürdüğü bu iddiayı, Taşdemir yaptığı düzenlediği basın toplantısında reddetmişti. 

Yaşamını yitirmiş olmasına rağmen HDP’nin 26. dönem Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan hakkında 17 Ağustos 2016’da “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla açılan kamu davasından çıkan 1 yıl 3 aylık hapis cezası da iddianameye delil olarak eklendi. 

Kapatılma ve üç döneme yasak

 İddianamenin en sonunda da HDP’nin temelli kapatılması, partinin en az üç dönemini oluşturan üst yönetim kadrosunun tamamına, mevcut MYK ve milletvekilleri, belediye başkanlarına siyasi yasak getirilmesi talep ediliyor. Partinin hazine yardımından tamamen yoksun bırakılması, banka hesaplarının bloke edilmesi, hazine yardımı ödenmişse aynı miktarın geri alınması, üye kayıtlarının durdurulması isteniyor.

MYK olağanüstü toplandı

HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve ardından Yargıtay’ın açtığı kapatma davası üzerine olağanüstü toplandı. Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantı sırasında Eşbaşkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar, basın toplantısı düzenledi. 

Siyasi darbe derinleşiyor

Buldan’ın ardından konuşan Eşbaşkan Mithat Sancar, “İktidar girdiği çözümsüzlük patikasından çıkma imkanlarını bütünüyle yok edecek adımlar atıyor, çözümsüzlük politikası bu ülkeyi karanlığa sürüklüyor” dedi. 2015’ten bu yana siyasi darbe sürecinin derinleşerek devam ettiğini söyleyen Sancar, “Siyasi darbe süreci, esas itibariyle HDP üzerinden yürütülse de hedef Türkiye’de demokrasi umudunu, özgür gelecek inancını yok etmektir. Açıkça söylemek gerekiyor; siyasi darbenin çeşitli aşamalardan geçerek geldiği nokta faşizmi kurumsallaştırmak ve tamamen yerleştirmektir” şeklinde konuştu.

HDP ne şahıslardan ne de binadan ibarettir

 HDP’ye yönelik baskıların, faşizmi kurumsallaştırma yolunda kendilerine en büyük engelin kim olduğunun itirafı olduğunu dile getiren Sancar, “HDP taviz vermeyen duruşuyla, demokratik siyasetteki ısrarıyla, çözüm politikalarında inadıyla bu iktidarın hedeflerine ulaşmasının önünde en büyük güç olduğunu göstermiştir. HDP ne tek tek şahıslardan ibarettir ne de binadır. HDP güçlü bir fikriyattır, halktır. Halkı bitirmek mümkün olsaydı, bütün diktatörlükler ebediyen yaşayacak olacaktı" dedi.

Ömrünü uzatmaya çalışıyor

 Sancar’ın açıklamaları şöyle: “İktidar, çaresizliğini ve acizliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Türkiye çoklu krizler içindedir. Bu krizlerin sebebi iktidarın kendisidir. Çözüm üretmesi artık mümkün olmayan bu iktidar, şimdi başka manevralarla ömrünü uzatmaya çalışıyor. Halkın taleplerine cevap verecek bir kapasitesi ve zihniyeti olmayan iktidarın seçtiği yol diktatörlük yöntemleri, hukuk dışı araçlar ve yönelimlerdir.

Tükenişin itirafıdır

 Bizi bitirmek onlar için bekalarını güvence altına almanın yolu gibi görünüyor ama bizi bitirmeye çalıştıkça kendileri tükeniyor. Bize yönelik her saldırı tükeniş itirafıdır, iktidarın tükendiğinin itirafıdır. Hukuku, adaleti, vicdanı, ahlakı bir kenara bırakarak, bu yolda yürümeyi sürdürebileceklerini düşünüyorlar, çok büyük yanılıyorlar.

Demokratik yürüyüş sürecek

HDP, kapatma davasının açılmış olmasına hiçbir şekilde aldırmadı. Demokratik siyaset yürüyüşü daha güçlü bir şekilde devam edecektir. HDP, bu ülkenin yönetimine ortak olma hedefini mutlaka gerçekleştirecektir. Bu ülkede HDP’siz bir yönetimin sorunları çözemeyeceğini herkesin iyi görmesi lazım. Kapatma davası, HDP’yi siyasetin dışına iterek iktidarı sürdürme hesapları, bu ülkenin bütün halklarına karşı ağır bir saldırıdır. Bütün demokrasi güçlerine, muhalefet partilerinin bu gerçeği açık bir şekilde görmesi gerekiyor. Bizim çağrımız HDP’ye yardım edilmesi çağrısı değildir. HDP halkına, tabanına, çalışanlarına güvenerek yoluna devam edecek güçtedir, inançtadır. Demokratik siyaseti hep birlikte korumazsak sadece darbeci yönetim bu ülkenin tepesinde olacaktır.

Demokratik güçler olarak demokratik imkanlarla bu süreci durdurma sorumluluğumuz vardır. Bazı sınavların bütünlemesi yoktur. Bu sınavda bir kerede ya başarılı olursunuz ya da başarısız olursunuz. Telafisi olmayan sınavlarda yanlış tavır büyük kaybettirir, herkese kaybettirir.

HDP iktidara kaybettirecek

 Bu karanlık tünelin ucunda ışık var ve o ışığı görüyoruz, biz o ışığa yürüyoruz, herkesin gözlerini o ışığa dikmesini bekliyoruz. HDP demokratik siyasette ısrarcıdır, HDP fikriyatı, halkla birlikte demokratik siyasette yoluna devam edecektir ve bu iktidara kaybettirecektir. Demokrasi güçlerine kazandıracaktır. Bunu daha önce gösterdik ve bir kez daha göstereceğiz. Bu konuda kimsenin şüphesi ve tereddüdü olmasın. Kapatma davası açmanın anlamı, bu iktidarın döneminin kapandığının itirafıdır."  ANKARA

 

Şahin tetikçi

HDP'ye kapatma davası açan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, seçimlerde 4. sırada olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından göreve getirildi.

HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkındaki kesinleşmiş yargı kararının MHP’li Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın tarafından okunmasından kısa bir süre sonra, siyasetle yakın ilişkide olan Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin, HDP’nin kapatılması için dava açtı. Şahin, 16 Aralık 2013’te Yargıtay'a üye olarak seçildi. Yargıtay 14. Ceza Dairesi Başkanlığı görevini yürüttü. Şahin, 4 Haziran 2020 tarihinde Yargıtay Büyük Genel Kurulunca gösterilen adaylar arasından 4. sırada yer almasına rağmen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçildi. Çorum İmam Hatip Lisesi ve Dokuz Eylül Hukuk mezunu olan Şahin, Erdoğan’ın yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da gözdelerinden.

 

Diğer partilerin tavrı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eşbaşkanı Mithat Sancar’ı telefonla aradı. Kılıçdaroğlu’nun görüşmede, "Gelişmeler ülkede demokrasi olmadığını bir kez daha göstermiştir" dediği aktarıldı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, HDP’ye kapatılma davası açılmasına ve HDP milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.Davutoğlu, “Siyasi partileri kapatmak, seçilmiş milletvekillerinin haklarını ellerinden almak Türkiye’nin önünü açmaz; toplumsal barışı bozar. 2053 hedefi koyanlar, yeni Anayasadan bahsedenler Türkiye’yi 1990’ların girdabına sokmak istiyor. Sonuna kadar demokrasiyi ve siyaseti savunacağız” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı ve eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, halk iradesine yönelik hukuksuz gasp yapıldığı görüşünü paylaşarak, “Bu haksız kararı kuvvetli bir şekilde kınıyoruz” dedi. Sonrasında Babacan, HDP’yle ilgili iddianame hazırlığı için “Siyasi meşruiyet toplum desteği ile sağlanır. 6 milyon oy alan bir partiyi yargı yoluyla engellemeye çalışmak oy veren milletimize saygısızlıktır. Demokrasimiz, farklı fikirlerin konuşulduğu bir ortamda gelişebilir. Siyasetin yolunu kapatmak ülkeyi çözümsüzlüğe hapsetmektir” açıklaması yaptı.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Birol Aydın ise Gergerlioğlu üzerinden millet egemenliği anımsatması yaptı ve “Millet egemenliğini yok sayan ve hukukun üstünlüğünü hiçe sayan bu kararı doğru bulmuyoruz! Hukuku, siyasi amaçların mezesi yapan, dönemine göre ‘seçmeli suçlar’ icat eden tavır ve tutumlardan artık vazgeçilmelidir” çağrısı yaptı.

İYİ Parti, sessizliğini korudu. AKP cenahından Fahrettin Altun, dış dünyaya hitaben saçmaladı.

 

Bahçeli: Arkasında devlet var

Bir gün öncesinde HDP’ye kapatma davası açılan MHP’nin 13. Olağan Büyük Kurultayı dün yapıldı ve Devlet Bahçeli yeniden Genel Başkan oldu.

Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, “Bölücü milletvekillerinin fezlekelerinin önüne arkasına bakalım demek adamlık demek değildir. Fezlekelerin önünde hukuk, arkasında adalet vardır. Yetmiyorsa bu sizlere, önünde millet, arkasında devlet olduğunu mutlaka göreceksiniz” dedi. Bahçeli, 2023 seçimlerinde de cumhurbaşkanı adaylarının belli olduğunu kaydederek, "O muhterem sayın isim Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bu vesileyle Cumhurbaşkanımıza ve AK Partili kardeşlerimize teşekkür ediyorum" mesajını gönderdi.

 

AYM de atanmışlardan

HDP'ye yönelik kapatma davasının görüleceği AYM ile ilgili bilgiler veren Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, üyelerinin Erdoğan tarafından atandığını hatırlattı.

* HDP’nin kapatılması davasını, Partili Cumhurbaşkanının atadığı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı açıyor! Davayı, yine Partili Cumhurbaşkanının atadığı Anayasa Mahkemesi üyeleri karara bağlayacak!” diyen Karaman’ın Twitter hesabından yaptığı paylaşımlar şöyle:

*  İrfan Fidan, HDP’li siyasetçilerle ilgili onlarca operasyon düzenlemiş bir AYM üyesidir. Kapatma davasında yargıç olarak görev alamaz.

AYM üyelerinin bir kısmı, 2016’da HDP'li vekillerin dokunulmazlığını kaldıran Anayasa değişikliğine yönelik itirazı reddetmiştir.

Demirtaş ve arkadaşlarının 4 Kasım 2016’da tutuklanması sonrası yapılan bireysel başvuruları bu üyeler reddetmiştir. Nitekim kararları, AİHM Büyük Dairesi’nce hukuk dışı ve gizli siyasal amaca hizmet olarak nitelenmiştir.

*  AYM üyelerinin HDP ve HDP’li siyasetçilerle ilgili bugüne kadar yaptığı tasarrufların tümü bir kısım üyeyi bu davaya bakmaktan yasaklı hale getirirken, diğer bir kısım üyeler açısından ise reddi hakim nedenidir. Mevcut AYM üyeleri HDP kapatma davasına bakamaz!”

 

Süreç nasıl işleyecek?

Anayasanın 69. maddesine göre, kapatma davasına bakacak AYM, temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebiliyor.

AYM, iddianame usul yönünden inceleyecek. Eksiklik olması durumunda tamamlanması için tekrar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderecek. Eksiklerin giderilmesi üzerine iddianamenin kabulü aşamasında tensip tutanağı hazırlanacak.

AYM, Yüce Divan sıfatıyla belirleyeceği bir tarihte yargılamaya başlayarak kararını verecek. 15 üyeden oluşan AYM, 3’te 2 çoğunlukla karar verebiliyor. AYM, yargılama kapsamında kararını açıklamadan önce, HDP'den savunma isteyecek. Ardından HDP’nin kapatılmasına yönelik karar verebileceği gibi kimi tedbirler de alabilir. Mahkeme, HDP üyeleri ve kurucuları da dahil olmak üzere kimi HDP’liler hakkında siyaset yasağı koyabilir ya da Hazine yardımının kesilmesine karar verebilir. Siyaset yasağı getirecek kişilerin 5 yıl herhangi bir partiye üye olması ya da faaliyet göstermesi de engellenmiş olacak.

AYM’nin vereceği karar kesin ve bağlayıcı olacak. HDP’nin, AYM’nin kararına karşı başvurabileceği tek mekanizma ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de yürütmeyi durduramıyor, ancak ihlal kararı verilebilir.