Jesse James bundan 50 sene önce ABD’nin ırkçı eyaletlerinde okullardaki siyah çocukların karşısına geçip bağırır çocuklar da onun ağzından çıkanları tekrarlardı: "Ben biriyim / fakir olabilirim / ben biriyim / eğitimsiz olabilirim / ama ben biriyim…"
Yüzyıllardır köle olarak, fakirlik içinde, eğitimsiz yaşayan siyahlara birer birey olduklarını hatırlatmak 60'lı yıllarda gelişen siyah hak mücadelesinin en temel önceliğiydi. Onlara birer birey oldukları hatırlatmak beyazlarla eşit olduklarını hatırlatmak demekti.
Siyahların aydınlanması Kürtlerinkinden çok daha hızlı oldu. Bu Kürtlerin hak mücadelesinin niteliğiyle ya da Kürt halkının dinamikleriyle ilgili bir sorun değil.
Kürtler tarihte benzeri çok az görülen ırkçı bir rejimin neredeyse bir asır süren yoğun saldırılarına maruz kaldı ve hala da kısmen benzeri saldırıları göğüslemek durumunda.
***
Yıl 2013.
50 yıl önce Jesse James’in siyahi andı kiliselerde, toplantı salonlarında yankılanırken Bob Dylan "Devir Değişiyor" adlı şarkısını yazarak ırkçı beyazlara "yükseldi etrafınızdaki sular … / yüzmeyi öğrenin yoksa bir taş gibi dibe batacaksınız, çünkü devir değişiyor" diye seslenmişti.
Bazı dostlarımız AKP’nin "demokratik" adımlarından oldukça umutlu. Yetersiz ama olumlu bulan, yetersiz ama önemli bir adım olarak görenimiz de çok. Televizyonların başına kilitlenip Recep Tayyip Erdoğan’ın ne diyeceğine kilitlenenlerimiz ise çoğunlukta.
AKP demokratikleşme yönünde adımlar falan atmaya çalışmıyor. AKP, yüzyılı aşkın bir süredir Kürtler üzerindeki inkarcı politikaları tarihin çöplüğüne atıp çağdaş, eşitlikçi bir düzen peşinde de değil.
AKP yüzmeyi öğreniyor. Çünkü AKP’nin etrafındaki sular yükseldi.
AKP Kürt sorununda bir çıkış yapamazsa 1978’ten beri değişik dönemlerde iktidarlaşan güçlerin uğradığı akıbetten kurtulamayacağını biliyor. AKP Kürt hareketinin artık topyekün bir toplumsal kalkışma yeteneğine kavuştuğunu gördüğü için bu süreci başlattı. Bu yönde atmaya çalıştığı (henüz atmadığı) adımlar şimdilik bu tür bir kalkışmanın önüne geçme çabası.
Şemdinli’de 2012’de yaşananlar Türk devletini, AKP’yi bizim tahmin ettiğimizden, düşündüğümüzden çok daha fazla paniğe soktuğunu anlamalıyız.
***
AKP’nin bütün süreci tahlil etmesine, kendinin siyasal varlığını sürdürmesi için Kürt sorununun çözümü arasındaki bağlantıyı görmesine rağmen klasik devletle olan bağlarını zayıflatamayacak. AKP hali hazırda kendini üstüne bina ettiği eski klasik devlet yapılanmasının özelliklerine fazlaca batmış durumda.
Bu yüzden bundan sonraki paketler de geçtiğimiz günlerde açıklanan paket gibi bir "demokrasi illüzyonundan" ibaret olacak.
Daha dokunaklı konuşmalar yapılıp, daha acıklı hikayeler anlatılacak ama nihayetinde AKP’nin demokratikleşme adımları gelişen Kürt mücadelesi karşısında zayıf kalacak.
Kısacası AKP ile çözüm şansı da demokratikleşme şansı da mevcut yaklaşımla oldukça zor gözüküyor. Paketten çıkan tek gerçek bu.
Demokratik illüzyon
Yıl 2013