İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında “Sessiz Devrim” belgeseli gösterildi. Katalan yönetmenler David Meseguer ve Oriol Gracia’nın çektiği belgesel, Rojava’da Temmuz 2012’de Efrîn şehrinde başlayan ve tüm ülkeye yayılan devrimin belki de ilk ve tek belgeseli. Katalan yönetmenlerin kendi özerklik pratiklerinden edindikleri deneyimler ışığında şekillendirdikleri “Sessiz Devrim”, Rojava’da yaşanan devrimin bütün boyutlarını gözler önüne seriyor. Adım adım özerkliğe giden süreci ele alan belgesel, aynı zamanda devrime ruh veren ana uğrakları ele alarak devrimin nasıl bir nitelik kazanacağına yönelik önemli ipuçları da veriyor.


Hem savaşçı hem anne

Rojava Devrimi’nin en önemli özelliği kadının devrimde aktif yer alması ve sosyal yaşamdaki yerinin yeni bir gerçeklik kazanması. Devrim ile birlikte kadınlar, ülkenin yeniden şekillenmesi konusunda devrimin ruhunu yansıtan kurucu özne olarak temel bir yerde duruyor. Film de bu gerçekliğe gönderme yaparak devrim kıyafetlerini giyen kadın savaşçıya yardım eden eş sahnesi ile başlıyor. Silahıyla birlikte görev yaptığı kontrol noktasına giden Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) savaşçısı gündüz devrim ve ülke savunması için çalışırken akşam da üç çocuğuna annelik yapıyor. Katalan yönetmenler böyle bir giriş sahnesi ile devrime yön veren ana hattı ve devrimin ruhunu aktarmada etkili anlatım yöntemi izliyor.

Öcalan’ın yaşamı referans

Devrimin niteliksel dönüşümüne yön veren en önemli gelişme Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın rolü. Bütün alanlarda olduğu gibi kadın savaşçılar da Öcalan’ın yaşamından kesitleri örnek alarak kendilerini sosyal yaşamda konumlandırıyor. Kadınlar, kitaplardan öğrendikleri bilgiler ışığında Öcalan’ın çocukluğundan günümüze dek sergilediği davranışları referans alıyor. Belgesel de devrimi dünyaya daha iyi tanıtmak için bu durumu anlamaya yönelik çaba içersinde. Yöntemi ise devrimde aktif rol alan savaşçıları konuşturmak. Bu kapsamda kadın bir savaşçının söyledikleri ise oldukça çarpıcı: Önderliğin annesinin aile içindeki önemini biliyoruz. Küçük yaşta evlendirilen kardeşi karşısında duyduğu öfkeyi de. Biz de bu gerçekliği göz önüne alarak yaşamımızı düzenliyoruz.

Yeni bir kültür yaratılıyor

‘Sessiz Devrim’ Rojava’da birçok alanda yaşanan gelişmeyi başarılı anlatımla aktarıyor. Devrimin başladığı kent olan Efrîn’de çekilen belgesel, yeni bir kültürün inşası konusunda gösterilen çabaları aktarma gayretinde. Yeni kültürün yaratılması konusunda daha önce rejim tarafından yasaklı olan anadilin önemine bütün konuşmacılar tarafından dikkat çekiliyor. Bütün imkansızlıklara rağmen Kürtçe’nin öğrenilmesi için başlatılan seferberlik ise belgeselde geniş yer alan bir konu. Bu çerçevede elli yıldan sonra her şeyi kendi dillerinde ifade etmenin yarattığı büyük sevinç ve öğretmenlerin Kürtçe öğretirkenki mutluluk ekrandan izleyiciye geçen coşkuyu ortaya çıkarıyor.

Adım adım özerkliğe
Mart 2013’te çekilmeye başlayan belgesel, bugün üç kantona ayrılan Rojava’nın adım adım demokratik özerkliğe giden sürecini de bizlere aktarıyor. Devrimin merkezi yapıların yerini giderek yerel güçlerin aldığı yönetim pratikleri ve örgütlenme biçimlerine doğru evrilme sürecine tanıklık ediyoruz. ‘Sessiz Devrim’ özerkliğin örülmesi ile birlikte süren savaşa yönelik Kürtlerin tek bir cephede birleşerek daha etkili bir siyaset yürütmelerine de dikkat çekiyor. Çeşitli siyasi partilerin bu konudaki çabalarına yer veriyor. Bu partilerden devrime yön veren Demokratik Birlik Partisi (PYD) üyesinin konuşması ise devrimin geleceğine ilişkin temel ip uçları ortaya koyuyor. Diktatörlük rejiminden sonra eski alışkanlıklardan kaynaklı hataların olabileceğinin vurgusu yapan PYD’li bunun aşılması konusunda da an be an kendilerini geliştirme iradesinin olduğunu söylüyor. Belgesel, Rojavalıların sadece kendi parçalarında gerçekleştirdikleri devrimle sınırla kalmayacaklarını dört parça Kürdistan’ın birleşene kadar mücadelelerin süreceği mesajıyla sona eriyor.

Devrimin televizyonu

Dil ve kültür çalışmalarına katkı sağlayan devrim televizyonu Ronahi Tv’de ‘Sessiz Devrim’ belgeselinin işlediği konulardan. Zor şartlarda çalışmalarını sürdüren televizyonun halkta yarattığı heyecan ise çok büyük. Yıllardır Baas rejiminin televizyonlarını izlemek zorunda kalan Rojavalılar, Ronahi Tv’yi izlediklerinde gözyaşlarına hakim olamıyor. Kendi dilleri, kendi kültürleri ve kendi devrimlerini tanıtan programları izlerken, yaşadıkları sevinç ise ekrana sığacak türden değil. Belgesel,  televizyonun kuruluş sürecini ve çalışma koşullarına da yer veriyor.


ÖNDER ELALDI