Hilmi Akyol, 2006 yılında belediyenin Avrupa Birliği'nden (AB) aldığı fon ile böyle bir proje yapmaya karar verdiğini belirtti. Bu projeye Amed'da bulunan Dengbêj Evi'nde bulunan dengbêjlere ilişkin kayıtlarla işe başladıklarını anlatan Akyol, "Diyarbakır ve ilçelerini gezerek dengbêjlerle görüşmeler yaptık onları kayıt altına aldık. Bunu ardından, Batman, Mardin, Urfa, Siirt ve ilçelerine giderek dengbêjlerle görüştük. 2007 yılında da ilk cilt çıktı. Ardından ikinci cilt ve üçüncü cilt için çalışmalara başladık. Bu kapsamda Mersin, Adana, Cizre, Van, Iğdır, Doğubayazıt, Muş'a gittik. Aldığımız bilgileri getirip tasnif ettik. 70 dengbêjin bilgelerini ikinci ciltte derledik ve 2010 yılında basıldı" dedi. Üçüncü cilt için de derleme yaptıklarını ancak henüz basılmadığını aktaran Akyol, bu çalışmalar kapsamında 140 dengbêje ilişkin kayıt aldıklarını dile getirdi.

5 cilt hazırlayacaklar
Yapılan çalışmanın ekonomik ve teknik eksiklikler nedeniyle aksak devam ettiğini söyleyen Akyol, "Biz bu çalışmaya başlarken aslında tüm kayıtlarımızı kamera, mikrofon, fotoğraf makinesi yardımıyla almak istedik ama aksaklılar nedeniyle son cildin hazırlıkları için yaptığımız çalışmada cep telefonu ile kayıt ve fotoğraf aldık. Bu durumda daha sağlıklı bir çalışma yürütmüş olurduk" şeklinde konuştu. Çalışmayı dört aşama ile yürüttüklerini belirten Akyol şunları kaydetti: "Hayatta olan ve yanına gidebileceğimiz dengbêjlerden kendi bilgilerini ve kilamlarını dinleyerek kayıt altına aldık. Ulaşamadıklarımıza telefon üzerinden aldık. Hayatta olmayanların aileleri üzerinden bilgileri topladık. Özellikle geçmişte Ermenistan'da yaşayan ve ailelerine ulaşamadığımız dengbêjlerin ise bilgilerini internet üzerinden derleyerek kayıt altına aldık." Çalışmanın devam edeceğini ancak ekonomik yetersizliklerden dolayı planlarını yapamadıklarını söyleyen Akyol, Maraş, Adıyaman, Güney Kürdistan gibi birçok yere giderek oralarda bulunan dengbêjleri de kayıt altına alarak çalışmayı 5 cilt altında toplamayı planladıklarını kaydetti.

Kültürü korumak için önemli

Bugüne kadar böyle bir çalışmanın yapılmadığını belirten Akyol, çalışmanın önemini şu sözlerle dile getirdi: "Kürtlerin yaşadığı hiçbir coğrafyada bugüne kadar böyle bir çalışma yapılmamıştı. Özellikle bire bir röportaj şeklinde bir antoloji yapılmamıştı. Bu çok önemli bir çalışmaydı. Televizyon, radyo evlerde çoğaldığından dolayı Kürtler artık kendi kültürlerine sahip çıkmıyor. Televizyonlarda yayınlanan dizi filmler yüzünden insanlar kendi akıllarını yitirir duruma gelmişler. Bu yüzden böyle bir çalışma yapmak çok önemli oluyor. Kendi kültürümüzü derlemiş oluyoruz gelecek nesiller için."

DİCLE MÜFTÜOÐLU / DİHA/AMED