Erkek dengbêjlerin klamlarının güzelliğinden sual olmaz elbette ama kadın dengbêjlerin içten gelen yakarışları, heyecanları, duyguları, hüzünlerini kim yadsıyabilir ki?

Ape Qado, Evdale Zeynike, Xerabetê Xaco gibi erkek dengbêjlerin yanı sıra unutulmaz olan birçok kadın dengbêj de var. Ayşe Şan, Meyremxan gibi dengbêjlerin akıllara kazınan sesleri, onları tarihin canlı hatıraları olarak yaşatıyor.

İşte bunlardan biri de Gazî olarak bilinen Raziye Kızıl (63)... Çocukluğundan beri dengbêj. Dengbêj Gazî, Tatvan'ın Sorp köyünde dünyaya geldi. 14 yaşında evlenir ve Van'a gelip yerleşir. Ailesinde epey dengbêj vardı. En az babası kadar iyi bir dengbêj olmak için yıllarca çaba harcadığı her halinden belli.


Şehit Mizgin'le tanışma

Düğünlerde kadınlar için klamlarını seslendirdiğini ifade eden Raziye dengbejlik hikayesini şöyle anlatıyor:

"İnsanlar benim sesimi çok beğeniyordu ve benden kaset doldurmamı istiyorlardı. O zamanlarda radyo kasetleri vardı. Ben de klamlarımı kasede kaydederek isteyen kadınlara verirdim. Kız kardeşim, Çursen köyünde evliydi ara ara onu ziyarete giderdim. Rahmetli Şehit Mizgin de o köyü sürekli ziyaret ederdi. Ben de bir gün kısmet oldu ve Mizgin'i gördüm. Aynı köyde Hamedin denilen bir adam benim sesimi çok beğenirdi. Köyde kasetim açıldığı zaman herkes kulak kesilirdi. Şehit Mizgin de benim sesimi biliyordu ve bana 'eğer şehit düşmezsem senin için bir şey yapmak istiyorum' dedi. Malesef ki birbirimizi bir kez gördük ve bir daha görüşemedik. Çünkü Mizgin şehit düşmüştü. Mizgin ile tanışmak benim gelişmem ve ilerlemem için inanılmaz bir moral oldu."


Kadınların klam söylemesi hoş karşılanmazdı

"Van'daki bir düğünde sesimi çok beğendiler. Yasemin adında bir kadın, kardeşinin İstanbul'da olduğunu ve bana kaset çıkarabileceğini söyledi. Ardından İstanbul'a gittik'' diyen Raziye, bu yolculuktan sonra kaset çıkardığını anlatıyor. Meyremxan ve Ayse Şan'dan çok etkilendiğini ve bu büyük sanatçıların gelişimine önemli katkılar sağladığını söylüyor.

Kaseti çıktıktan sonra kimseye kaseti olduğunu söylemediğini ifade eden Raziye, 'o dönemlerde kadınların klam söylemesi ve erkeklerin de dinlemesinin hiç de hoş karşılanmadığına' dikkat çekiyor.

Kadın hareketi aktifleşmeye başladıktan sonra Raziye kadın çalışmalarında yerini alır. Artık Kürdistan'ın her yerinde sahne alır ve şöyle der: ''Süreç içerisinde dengbêjler olarak kendimize bir yer açtık. O dönemde kadın dengbêjler pek yoktu.'' 

Devletin ve erkeklerin baskılarından kadın dengbejlerin de nasibini aldığını anlatan Raziye şöyle diyor: "Birlikte kadın dengbêj evini açacağımız arkadaşlarım tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ama ben pes etmedim ve yoluma devam ettim. Açılışımı yaptım ve katılım çok iyi oldu. İnsanların yoğun ilgisi ile karşılaştım. Ama sürekli erkek dengbêjlerin zorlukları ile karşılaştık."


'Koro dengbêjliği de öğretilmeli'

Raziye, 12 kız öğrencisi olduğunu ifade ederek, dersleri sözlü bir şekilde vererek öğrencileri eğittiğini ifade ederek, ''Şu ana kadar 13 öğrenci dengbêjlik eğitimini tamamlayarak buradan ayrıldı. Ama koro dengbêjliği çok az" diyor.

Kürdistan'daki bütün dengbêjlerin Kürt kültürüne sahip çıkması gerektiğine dikkat çeken Raziye, ''Kürt kültürü zaten kayboluyor. Bugün ne kaldıysa dengbejlerden kalmış. O da kaybolursa hiçbir şey kalmaz. Bütün dengbêjler ellerinden geldiği kadar yeni nesle bu kültürü öğretmeleridir" diyor. 


Medya Cebe / JINHA