Bu yıl Berlin’de Altın Ayı ödülü kazanan belgesel filmi “Denizdeki Ateş’’ belgeseli Avrupa’da göçmen krizinin cephesi ve Batıya açılan kapı olan İtalya’daki Lampedusa Adası’ndaki yaşamı ele alıyor. Yönetmen Gianfranco Rosi, Avrupa’nın göçmen politikasını eleştirerek, ‘’göçmenler sadece rakamlardan ibaret değil’’ diyerek tepkisini dile getiriyor.

Belgeselinde göçmen dalgalarıyla hayatları sarsılan yerel halka odaklanan Rosi, uluslararası göçmen krizi ve ölü sayısının artması konusunda duyarlılığın artmasını istiyor.


Lampedusa’nın hikayesi

Göçmen meselesine sadece rakamlarla bakıldığını ifade eden Gianfranco Rosi, “Bir filmin ya da bir kitabın dünyamızın kaderini değiştirebileceğini sanmıyorum. Fakat bu filmle, mesele hakkında farkındalığı oluşturacağım umuduna kapıldım. Her şeyin üstünde, o duyguyu oluşturmak, kişilerin sadece rakamlar olmadığı, onların her birinin birey olduğu, doğuştan hakları ve duyguları olduğu fikrini yaymaktı amacım” diyor.

Rosi, yaklaşık 1.5 yılını geçirdiği adada kendisini bu küçük balıkçı topluluğunun içine gömdü. Kıyılarına yüzlerce göçmenin akın ettiği Lampedusa Adası’ndaki halkın hayatlarını kamerasıyla çekti.


Can veren göçmenlerin trajedisi

Gianfranco, belgeselinin ana karakterleri 12 yaşındaki erkek çocuğu Samuele ve bölgenin doktoru Pietro Bartolo ile orada tanışır. Amacı, devam eden sorunun bölge halk üzerindeki uzun dönemli etkisini seyircinin anlamasını sağlamak. Öte yandan Avrupa’ya ulaşmak için her gün Akdeniz ve Ege denizinde can veren göçmen trajedisine eksiksiz bir bakış açısı yakalamak.

Yönetmen Berlin’de ödülünü gelenlere kapılarını ardına kadar açan Lampedusa halkına ithaf ettiğini açıklamış şöyle demişti: “Lampedusa sakinleri genellikle balıkçılıkla uğraşır. Balıkçılar denizden ne gelirse kabul eder. Bu biraz balıkçılar gibi olmamız gerektiğini bize öğreten harika bir örnek. Göçmen sorunu çok karmaşık. Ülkelerden ve özellikle ufak adalardan ayrı bu sorun çözülemez. Midilli ve Lambedusa adaları Avrupa’nın ucundaki iki kale konumunda ada. Göçmenliğin ne olduğunun en kuvvetli sembollerinden.”


Tarihin gücüne karşı gelemezsiniz

Rosi, bazı Avrupa ülkelerinin mülteci ve göçmenlerin girişini engellemek için duvarları yükseltme politikasına tamamen karşı ve bu konuda AB politikasının başarısız olduğunu düşünüyor.

Tarihin gücüne hiçbir duvar ve bariyer karşı koyamayacağını ifade eden Rosi şöyle diyor: ‘’Bu yüzden mağlup olacaklarına ve çökeceklerine inanıyorum. Aslında bu fiziksel bariyerlerden değil Avrupa’nın bu günlerde kafasında oluşturduğu zihni bariyerlerden korkuyorum. Özellikle ülkelerin çağdaş politikaları sonucu oluşan duvarlardan. Bunun ortak Avrupa politikasının yenilgisi olacağını düşünüyorum.”

“Denizdeki Ateş” belgeseli, Berlin’de Ekümenik Jüri ve Uluslararası Af Örgütü Film ödüllerini de kazanmıştı. 


 KÜLTÜR SANAT