
Kadınların avukat, siyasetçi gibi önemli görevlerde yer almasına izin verilmediği yıllarda bu görevlerinde ısrar eden, zerafeti ve saygınlığı ile devrimin çocuklarına ev sahipliği yapmış bir kadın: Şekibe Çelenk. Dünyada ve Türkiye'de devrim seslerinin yükseldiği 1968'lerde Deniz Gezmişleri kucaklayan, onlara her tür desteği sunan bir isimsiz kahraman. Yaşamının 68 yılına yerleştirdiği büyük aşkı Halit Çelenk ile sosyalist ideallerinden taviz vermeden çalışan, çalıştıkça sevgisini ve aşkını büyüten ve koruyan bir kadının emek yüklü yaşam hikayesi. İnsanca bir yaşam için örgütlü mücadelenin önemini iliklerinde hisseden ve emeğini devrimci mücadeleye akıtan "Denizlerin Şekibe Ablası: Şekibe Çelenk" kitabı Evrensel Basın Yayın'dan çıktı. Sultan Özer ve Serpil (Çelenk) Güvenç tarafından derlenen kitaptaki fotoğraflar ve mektuplar da, Şekibe Çelenk'in "ödünsüz" duruşunu ve Halit Çelenk'le örnek birlikteliğini belgeliyor.
Herkesin tanıması gereken kadın
20 yıl önce ilk kez evlerine gittiğinde yaşadığı heyecanı dile getiren gazeteci Sultan Özer, "Denizlerin Şekibe ablasını, Halit Çelenk'in arkasına dayadığı, eli ayağı, yüreği, aşkı olan Şekibe Abla'yı herkes tanımalıydı" diyerek, kitabı yazma fikrinin somutlaştığını belirterek başlıyor kitabına. Temel amaçlarının hep erkeklerin öne çıktığı devrimlerde, kadınların da azımsanmayacak mücadelesini ortaya koymak olduğunu dile getiren Özer, Şekibe Çelenk'in Denizlerin idamı her söz konusu olduğunda öfke ile ayağa fırladığına ve üç parmağını kaldırarak "üçe üç, üçe üç" diye bağıran Süleyman Demirel'in yaptıklarını hatırladığını belirtiyor. Ve Özer, Serpil Çelenk Güvenç ile Şekibe Çelenk'in dostlarının, mücadele arkadaşlarının, ailesinin onun için yazdıklarını, onun yaşam hikayesini bir araya getirerek önemli bir belleğe imza atıyor. Kitabı, "Bir an önce çıkarın da göreyim" diyen, 6 Mayıs 2011'de Denizlerin yanına uğurlanan 68 yıllık can yoldaşı Halit Çelenk'in görememesini de içinde bir "uhde" olarak kaldığını belirten Özer, onlara ölümü yakıştıramadıkları ve ölümsüzleştirdikleri için de bu duyguyu yaşadığını belirtiyor.
Dostları, yoldaşları anlatıyor…
Selanikli göçmen Sayar ailesinin hukuk fakültesi mezunu kızı, Serpil ve Ferda'nın annesi, 1921 doğumlu Şekibe Çelenk söyleşisiyle başlayan kitabın sonraki bölümlerinde; Şekibe Çelenk'i; ailesi, aralarında Doğan Özgüden, Vahap Erdoğdu, Şaban Erik, Tebessüm Sarp, Ataol Behramoğlu'nun da bulunduğu TİP'li arkadaşları, onlardan devrimcinin yaşının olmayacağını öğrenen aralarında Aydın Çubukçu, Mustafa Yalçıner, Mahiye Morgül'ün de yer aldığı 68'liler anlatıyor. Kitapta içlerinde Alaattin Bilgi, Muzaffer İlhan Erdost, Halise Apaydın, Sudiye Savcı'nın da yer aldığı arkadaşları, dostları da tanığı oldukları "Şekibe, Halit Çelenk" birlikteliğindeki emeği dile getiriyorlar. Ataerkil zincirleri kıran sıradışı bir kadın olarak onu tanımlayan arkadaşları, sohbetine doyamadıklarını ve ondan çok şey öğrendiklerini dile getiriyor kitapta.
Çiçek seven işkence yapmaz!
Türkiye'nin TBMM'de temsil edilen ilk yasal sosyalist partisinin sesini radyodan tüm Türkiye'ye duyuran, varoşlarda Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve sosyalizmi anlatan, partinin TBMM'deki aralarında "İşsizlik Sigortası Yasa Tasarısı"nın da bulunduğu yasa tasarılarının hazırlanmasına katkıda bulunan, TİP Merkez Haysiyet Divanı Üyesi, "KAVEL"in isim anası, Demirel'in "üçe üç, üçe üç" diyerek idama yolladığı Denizler'in Şekibe Ablası'nın yaşam öyküsü döneme ışık tutuyor. Çok sevdiği çiçeklerini görünce bunlardan isteyen polise Şekibe Çelenk'in "Çiçek seven işkence yapmaz" demesi ve çiçek vermesi, kitabın en ilgi çeken anekdotlarından birisini teşkil ediyor.
Hakikatler, tanıklıklar
Kitabın son bölümü, albümdeki fotoğraflar ve öncesinde yer alan mektuplar Şekibe Çelenk'in giderek güçlenen ödünsüz, apaçık devrimci duruşunu ve hiç ihmal etmediği ailesini, Halit Çelenk'le o örnek birlikteliklerini belgeliyor. Şekibe Çelenk'in kutsal emanet gibi belleğinde sakladığı hakikatler, tanıklıklar artık, "Denizler'in Şekibe Ablası: Şekibe Çelenk" kitabında korunuyor.
DİHA/ANKARA