Deprem gerçeği görmezden geliniyor

Semsûr, konteyner kent

Semsûr, konteyner kent

  • Depremin öngörülebilir bir gerçek olduğunu vurgulayan mağdur avukatlarından Gülsüm Özdoğru, şunların altını çizdi: “72 can yitirildi ama sanık 5 yıl sonra dışarıda olacak. Bazı insanların üç beş kuruş fazla kazanması için onlarca insan öldü.
  • 6 Şubat’ı, 17 Ağustos’u yaşadık, İstanbul depremi konuşuluyor. İnsanların öleceğini biliyoruz ama kimse bir şey yapmıyor. Üç yıl geçti, belediyelerin kaçak katları kontrol etmesi, karot örnekleriyle denetlemesi gerekmiyor mu?”

Mereş merkezli yaşanan ve 11 kenti etkileyen 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden geçen zamana rağmen barınma hakkından adalete kadar tüm alanlardaki sorunlar devam ediyor.

Mereş merkezli yaşanan ve 11 kenti etkileyen 6 Şubat 2023 depremlerinden en çok etkilenen kentlerden biri Semsûr’du. Resmi rakamlara göre; kentte, 8 bin 387 kişi yaşamını yitirdi, 17 bin 499 kişi yaralandı. Bin 485 yapının yıkıldığı Semsûr’da, 68 bin bina da hasar aldı. Deprem sonrasında kentte toplam 420 dava açılırken, sadece 47 sanığın yer aldığı 39 dava karara bağlandı. Bu davalardan biri de aralarında Kıbrıs’ın kuzeyinden gelen 26 sporcunun da yer aldığı ve toplamda 72 kişinin yaşamını yitirdiği Grand İsias Hotel'e ilişkindi. Otel sahibi Ahmet Bozkurt ile beraber 5 kişinin yargılandığı Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 24 Aralık 2025’te kararını açıkladı. Kararda, otel sahibi Ahmet Bozkurt "Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 18 yıl 5 ay 7 gün hapis cezasına çarptırıldı. Heyet, diğerlerine daha düşük cezalar verdi, üstelik tüm cezalarda iyi hal indirimi uyguladı. Grand İsias Hotel’in yıkılmasında kusurlu bulunan 6 kamu çalışanına ilişkin Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada da 19 Ocak’ta karar verildi. Mahkeme heyeti, iyi hal indirimiyle 10'ar yıl hapis cezası uygun bulduğu üç sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geriye bırakılması" kararı verdi.

Aileler perişan vaziyette ayrılıyor

Depremde yıkılan ve 72 yurttaşın yaşamını yitirdiği Grand İsias Hotel’in yerine, TOKİ ve Emlak Konut tarafından yeni bir inşaat yapılıyor. Grand İsias Hotel davası avukatlarından Gülsüm Özdoğru, “Alınan cezalar hiçbir şekilde ne kamu vicdanını ne de ailelerin vicdanını rahatlatmıyor. Bizim bu duruşmalara girme sebebimiz, acı çeken insanların yarasına bir nebze olsun merhem olmak. Fakat ne yazık ki Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği ‘olası kast’ kararını saymaz isek hiçbir dosyadan bu sonuçla çıkamadık. Aileler perişan vaziyette duruşmalardan ayrılıyor” dedi.

5 yıl sonra yeniden dışarıda

Kararlara tepki gösteren Gülsüm Özdoğru, cezaların infaz sürelerine dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Mesela 72 can yaşamını yitirdi ama verilen ceza 18 yıl. Ahmet Bozkurt'a verilen cezadan yola çıkalım. Mahkemenin verdiği 18 yıl 6 aylık ceza, suçun 'taksirli' olması sebebiyle infaz yasasına göre yarı yarıya iniyor, yani 9 yıl 3 ay. Bir yıl da denetimli serbestlik düşüldüğünde geriye 8 yıl 3 ay kalıyor. Bunun üç yılını zaten tutuklu geçirdi. Dolayısıyla Ahmet Bozkurt 5 yıl sonra yeniden aramızda olacak. Kapalı ve açık cezaevindeki izin haklarını saymıyorum bile. 72 can için 5 yıl ne kadar kabul edilebilir?”

Depremin öngörülebilir bir gerçek olduğunu vurgulayan Gülsüm Özdoğru, şunları söyledi: “Bazı insanların üç beş kuruş fazla kazanması için onlarca insan öldü. 6 Şubat’ı, 17 Ağustos’u yaşadık, İstanbul depremi konuşuluyor. İnsanların öleceğini biliyoruz ama kimse bir şey yapmıyor. Depremin üzerinden 3 yıl geçti, belediyelerin kaçak katları kontrol etmesi, karot örnekleriyle binaları denetlemesi gerekmiyor mu? Benim vicdanımı asıl bu yaralıyor.”

‘Adalat bu değil’

Kamu görevlilerinin yargılandığı davadaki karara da değinen Gülsüm Özdoğru, şunları söyledi: “Osman Bulut, Mehmet Salih Alkayış ve Bilal Balcı sadece İsias davasında değil, onlarca dosyada yüzlerce insanın ölümüne sebep olma şüphesiyle yargılanıyor. Bu davada 10'ar yıl hapis cezası aldılar ve mahkeme adli kontrolü yeterli bularak tutuklanmamalarına karar verdi. Adalet bu değil, ben hukuk fakültesinde bunu öğrenmedim.”

Konteynerde sağlık hizmeti

Semsûr’da yurttaşların yaraları kapanmadı. Barınma ihtiyacının yanı sıra sağlık hizmetindeki sorunlar devam ediyor. 290 bin 883 kişinin yaşadığı merkezde 22 ASM’de 100 hekimle birinci basamak sağlık hizmeti veriliyor. Bu hekimlerden 20’si hala konteynerde sağlık hizmeti veriyor. Semsûr Tabip Odası yöneticilerinden Dr. Aydın Şirin de konteynerde sağlık hizmeti veren hekimlerden. Şirin, "Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen maalesef hala konteyner ASM'lerde çalışıyoruz. 3. yılın sonunda hala çözülmesi gereken çok sorun var. Maalesef hem sağlık boyutuyla hem de ekonomik, sosyal, sosyolojik ve psikolojik boyutuyla birçok konuda yapılması gerekenler var” dedi. 

ASM’lerin yapılması, büyük eksiklik

Depremde birçok sağlık merkezinin hasar gördüğünü hatırlatan Şirin, "Bunlardan dördü yapıldı. Şu an 12 tane ASM de yapılıyor fakat bunların yapımına geç başlandı. Hala teslim edilmeyen ASM'ler var. Öncelikli olarak buraların yapılması lazımdı. Buralar çocukların aşılarının yapıldığı, gebelerin izlemlerinin yapıldığı, kronik hasta takiplerinin yapıldığı önemli sağlık merkezleridir. Bugün hala 20 hekim arkadaşımız konteynerde sağlık hizmeti veriyor. Her hekim yaklaşık 2 bin 500 ile 3 bin 200 arasında bir nüfusa hizmet vermekte. Yani yaklaşık 50 bin insan hala konteynerde birinci basamak sağlık hizmeti alıyor. Bu ASM’lerin şimdiye kadar yapılmamış olmasını büyük bir eksiklik olarak görüyoruz” diye konuştu. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.