• Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın, “Torba Yasa ile ortaya çıkan tablo; zamdır, zulümdür ve insanların son kalan parasına el koymadır” dedi.

Meclis’te kabul edilen Torba Yasa'ya ilişkin grup Toplantısı’nda değerlendirmelerde bulunan YSP Eşsözcüsü İbrahim Akın, Saray rejiminin talimatları ile hareket eden Meclis’in kurumsal olarak etkisiz hale geldiğini söyledi. Akın, “Bu Meclis’in bu şekilde sürdürülmesini asla kabul etmiyoruz. Saray’ın talimatları ile çalışacak bir Meclis, Türkiye’nin iradesini temsil edemez. Torba Yasa ile ortaya çıkan tablo; zamdır, zülümdür ve insanların son kalan parasına el koymadır. 2023 yılında var olan bütçe, 6 ay içerisinde tüketilmiştir. Bizden ek bütçe talebi gerçekleştirmesi için Meclis’ten geçmiş durumda. Bu bütçe, 1,2 trilyonluk bir bütçeyi ifade ediyor. Bu bütçenin gerekçesi deprem. Ancak 87 milyarlık depremle ilgili toplanan paraların nereye gittiği belli değil. Buradan yetkililere soruyoruz; bu paralar nereye gitti? Deprem bahanesiyle ortaya çıkan 1,2 trilyon bütçe Maliye Bakanlığı’nın itirafıyla yarısı depreme yarısı başka yere gidecek. Bu halka bu kadar yalan söyleyemezsiniz bütün bu yalanlarınızı tek tek teşhir edeceğiz" diye konuştu.

Halkın hakkını savunacağız

Akın, şöyle devam etti: "Sadece bu değil, aynı zamanda bu bütçe inanılmaz bir hikâye gerçekleştirdi. Başka bir ülkenin meclisinden böyle bir yasa geçemezdi. 1,2 trilyonluk bütçenin yanı sıra 1,3 trilyonluk bir ek bütçe veriliyor. Bu ülkenin bütçesinden daha fazla bir bütçeyi Cumhurbaşkanının kullanması kabul edilemez. Bizler mücadeleyi sadece burada değil, bütün alanlarda sürdüreceğiz. Bakın Maliye Bakanı OECD ile Avrupa’nın en ucuz benzininin Türkiye’de olduğunu söylüyor. Bu Maliye Bakanı daha önceki nas politikasının yanı sıra yeni bir faiz politikası yürütüyor. Erdoğan buna ilişkin bir söz kurmuyor. Ne oluyor, faiz yükseliyor cebimizdeki paralar alınıyor. Bunu kabul etmiyoruz. Bütün emek ve meslek örgütleriyle direneceğiz ve bu direnişi onlara göstereceğiz. Buradan onlara söylemek istiyorum ki meydan boş değil. Erdoğan bu bütçe artışları zamlarla yetinmedi. Anlaşılıyor ki Türkiye’deki ekonomik durum bunları da kaldırmayacak. Bu krizden çıkmaları kolay görünmüyor.

50,7 trilyonluk anlaşma ile ne sattınız?

Son olarak Körfez ziyaretlerine gitti. Erdoğan BEA’ya ne demişti; '15 Temmuz operasyonunun, yani darbe finansörü' demişti. ‘50,7 trilyonluk bir anlaşma yaptık.’ Aynı zamanda Erdoğan ‘biz neyi satacağımızı çok iyi biliyoruz’ dedi. Bunları çok iyi bildiklerini biliyoruz ancak 50,7 trilyonluk anlaşma içerisinde Türkiye halklarının temsilcisi olarak neyi satıyorsunuz? Hangi kamu malını satıyorsunuz öğrenmek istiyoruz. Bu Türkiye halklarının hakkıdır ve bunu sonuna kadar savunacağız." ANKARA