Depremin yaraları hala sarılamadı
Kadın Haberleri —

Deprem konferansı / Basel
- Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Adıyaman hala yaralarını sarmaya çalışıyor. Kentte aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddette de artış var. İntihar oranları hala yüksek. Hastanelerde psikiyatri klinikleri dolu, sıra alınmıyor.
- Basel’deki konferansa katılan SES Adıyaman Şubesi Eşbaşkanı İbrahim Halil Aydın, kadınlarla birlikte Adıyaman Kadın Kooperatifi’ni kurduklarını söyleyerek, projelerinin başarıya ulaşması için destek çağrısında bulundu.
ÖZGÜR BARIŞ DEMİR/BASEL
Basel’de 6 Şubat depreminin hemen ardından bir araya gelen onlarca gönüllü, bir ağ kurdu ve deprem bölgesine ulaşabilmek için çok hızlı bir şekilde organize olarak bölgeye yardım ulaştırmaya çalıştı. Yardımların resmi ve şeffaf olabilmesi için kurulan Verein Solidaritäts Aktion, bölgedeki deprem kriz masaları ile iletişime geçti ve oranın ihtiyaçlarına cevap olmaya çalıştı. Depremin 3. yılında hala varlığını sürdüren Verein Solidaritäts Aktion, deprem bölgesi ile hala iletişimde oldukları kurum temsilcileri ile beraber Basel-Sadat’ta Lysbüchel Saal’da bir konferans düzenledi.
Konferansa Elif Çakar’ın moderatörlüğünde Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, Hatay Deprem Dayanışması’ndan Cansel Aslan, Sibel Arslan, SES Adıyaman Şubesi Eşbaşkanı İbrahim Halil Aydın katıldı.
İstismar, intihar ve boşanma
İbrahim Halil Aydın, depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Semsûr’un (Adıyaman) hala toparlanamadığını belirterek krizlerle boğuştuklarını anlattı. İbrahim Halil Aydın aynı zamanda çocuk istismarı alanında çalışan bir sosyal hizmet uzmanı. Bölgedeki konteyner yaşamın büyük bir ihmal alanı olduğuna dikkat çekerek çocuk istismarı, intiharlar ve boşanmalar hakkında şunları söyledi: “Maalesef çocuk istismarı olaylarında bir artış söz konusu. Aynı zamanda aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddette de bir artış var. İntihar oranları hala yüksek. Bölgede psikososyal desteğe çok fazla ihtiyaç var. Hastanelerde psikiyatri klinikleri dolu, sıra alınmıyor.”
Adıyaman Kadın Kooperatifi
Semsûr’da kadınların sosyal ağ kurabileceği alanların olmamasına dikkat çeken Aydın, kadınlarla birlikte Adıyaman Kadın Kooperatifi’ni kurduklarını ve bu kooperatifin kadınların sadece üretim yaptıkları bir kurum değil, aynı zamanda bir iyileşme alanı olarak da kurgulandığını açıkladı. Kooperatif için planlanan alan da müzik, tiyatro ve psikolojik terapi görüşme alanları ile üretilen ürünlerin satıldığı bir restoran planladıklarını aktardı. Bu projeleri yürütmek için kurumların desteğine ihtiyaçları olduğunu belirtti.
21 metrekare değil insanca yaşam
Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, yaşadıkları depremin üstesinden dayanışma ile gelinebileceğini belirterek unutamayacakları iki grubu şöyle anlattı: “Biz depremi yaşayanlar olarak iki grubu hiç unutmayacağız. Birincisi, depremde ‘Sesimi duyan var mı?’ diyerek bağıranların sesini duymayan yetkilileri; ikincisi ise bizlere yardım ulaştırmak için çabalayan, bizimle dayanışma içerisinde olan sizin gibi insanları hiç unutmayacağız.”
Emrah Karaçay, depremden sonra Samandağ’da işsizlik ve yoksulluğun arttığını, işsizlik ve yoksulluktan kaynaklı insanların 21 metrekareye mahkum olduklarını belirtti.
Samandağ’da hâlâ toplu taşıma sorunlarının dahi karşılanmadığını, ayrıca belediyelere aktarılan hazine bütçesinin deprem öncesi nüfusa göre dağıtıldığını, ancak Samandağ açısından tablonun başka olduğunu şu sözlerle aktardı:
“Bakan bu durumu bir lütuf gibi sundu ancak bizim depremden sonra nüfusumuz arttı, azalmadı.”
‘Sadece ceset torbası istediler’
Moderatör Elif Çakar da depremden hemen sonra Basel’de dayanışma ekibine katılanlar arasında yer aldı. Elif Çakar, Semsûr’daki halkla iletişime geçtikleri zaman kendilerine şu yanıtın verildiğini aktardı: “Adıyaman bizden en çok ceset torbası istedi, ‘en çok ona ihtiyacımız var’ dediler. Bizler burada ağlayarak bütün kurumları gezerek ceset torbası aradık.”
Elif Çakar, ilerleyen süreçlerde Semsûr’dan gelen isteklerin ise genellikle günlük işlerde kullanılması gereken, ayağa kalkmak için basit araç gereçler istediklerini onlara dahi ulaşamadıklarını belirtti.
Derneğin devamlılığı önemli
Basel Federal Parlamento Milletvekili Sibel Arslan, derneği kurdukları zaman amaçlarının yardım ulaşmayan kesimlere ulaşmak olduğunu belirtti. Türkiye’de kutuplaşmanın yardımların dağıtılması sırasında da etkili olabileceğini öngörerek, nötr bir şekilde yardım ulaşmamış yerlere yardım göndermeye özen gösterdiklerinin altını çizdi.
Derneğin içerisinde yer alan kişilerin hepsinin aynı siyasetten gelmediğini, farklı siyasi kimliklerden kişilerin de bu dayanışma ağının içerisinde yer aldığını belirtti. Buna rağmen belli bir siyasetin çevresindeymiş gibi gösterilmeye çalışılmasını üzüntüyle karşıladığını ve derneğin nötr bir şekilde çalıştığını vurguladı.
Derneğin devamlılığının önemine dikkat çeken Sibel Arslan, gelecekte meydana gelebilecek afetlere hazırlıklı olunması açısından dernek çalışmalarının gelecek kuşaklar tarafından da sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Deprem bölgesinden gelen kurum temsilcilerine, ellerinden geldiğince yardım edeceklerini belirterek “yalnız değilsiniz” mesajı verdi.














