Romanda, yaşadıkları kaçışa bir türlü anlam veremeyen Sultan, dilsiz olduğundan dolayı 'neden kaçıyoruz' sorusuna da cevap bulamaz. Köyündeki insanlarla birlikte dağ taş demeden, aç susuz bir şekilde kaçan Sultan'ın trajik öyküsünde, Laç Deresi'nde mağaraya sığınan insanların yaşadıklarını çarpıcı bir dille anlatıyor.


'38 anılarıyla büyüdüm'

Kitabına ilişkin konuştuğumuz Hasan Sağlam, 38 Soykırımı anılarıyla büyüdüğünü söyledi. "Söylediğim her kilam, beni babamın katliam yıllarını yaşadığı çocukluğuna, Seyit Rıza'nın idamına, Laç deresinde akan kana, dağların anahtarına ve sürgüne götürüyordu" diyen Sağlam, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Benim de çocukluğum, silah omuzda durmadan uzaklara bakan yolculara öykünmekle geçti. Büyüyorduk ve durma  dan omuzlarımıza ağırlık biniyordu. Ölüm haberleri, silah sesleri, bolca barut kokusu, ömrümüzü bıçaklıyordu. Ormanlardan sonra köylere doğru başladı yakmalar. 1994'te köyümüz yakıldı ve adresi belirsiz bir sürgün ile göç başladı. Dêrsimli her çocuk gibi umut şarkılarıyla besledim yüreğimi. Toprağıma benzer ömrüm sesimde öfke, şiirimde kavga ve alnımda çizgiler elbette olacaktır."

Müzik ve yazarlık

1972 yılında Dêrsim'in Pûlûr ilçesine bağlı Çambulak Köyü'nde dünyaya geldi. 13 yaşında yazdığı bir şiirle sanat yaşamına adım attı. Aynı yaşta bağlama çalmayı öğrendi. 2001'de Kirmanckî eserlerden oluşan Vengdais (Sesleniş) adıyla bir albüm çıkardı. 2003 yılında "Dêrsim Çığlığı" adlı ortak bir albümde söz ve müzikleri kendisine ait iki eser okudu. 2005 yılında "Dêrsim Seni Neremde Saklayayım?" adlı ilk şiir kitabını çıkardı. 2008 yılında ise Veng û Vaz (Söz ve Ses) adlı Türkçe, Kurmancî ve Kirmanckî  dillerindeki albümünü yayınladı. 2012 yılında "Kırmızıyı Sevmek" adlı romanını okurlarıyla buluşturdu.


ÖZCAN BOZOÐLU/STUTTGART