Almanya'da PKK yasağına ilişkin tartışmalar devam ediyor. Almanya'da en önemli devlet radyosu olan ve yayınları ile Almanya gündemini önemli oranda belirleyen 'Deutschlandfunk radyosunda' Marc Thörner'in sunduğu programda, Ortadoğu'da DAİŞ'in saldırgan ve tekçi anlayışına karşı PKK'nin laik ve çoğulcu bir toplum anlayışını getirecek bir araca sahip olup olmadığı tartışıldı. 

Programa başlarken Kerkük yakınlarında DAİŞ çetelerine karşı birkaç kilometre ötede mevzilenen HPG gerillaları ile yapılan kısa röportajlara yer verildi. Ayrıca 2014'ün şubat ayında Alman Sol Partisi'nin Almanya'da PKK yasağının kaldırılmasına ilişkin Almanya Federal Parlamento'ya verdiği soru önergesi üzerine SPD adına Uli Grötsch'ün yaptığı konuşmada kesitlere yer verildi.  


Yazanî'nin anlatımları 

Programda ayrıca Türkiye'nin DAİŞ yerine, PKK'nin konumlandığı Kandil'e yaptığı hava saldırılarında onlarca sivilin yaşamını yitirdiği ve bu konuda insan hakları örgütlerinin de rapor vermesine rağmen Avrupa'nın mülteci sorunundan dolayı Ankara ile karşı karşıya gelmek istemediğine vurgu yapıldı. 

Programda, peşmergeye batılı devletlerin silah vermesine ve DAİŞ'in saldırılarına karşı uçak saldırılarını organize etmesine rağmen ve yine onlarca yabancı danışmanın Hewlêr'de bulunmasına rağmen halkın, tek umut olarak basit silahlara sahip olan PKK'li gerillalara güvendiği dile getirildi. 

Programda devamla Yaresan dinine mensup genç aktivist Mazen Yazanî'nin şu düşüncelerine yer veriliyor:" Eğer askeri olarak gerçekte kimin güçlü olduğunu, kimin başarılı olduğunu sorarsanız PKK ve Suriye'deki bağlantıları olan YPG'dir derim. Bunu Peşmergelerin kendileri de söylüyorlar. Peşmergelerin çoğu evli, aileleri var. Çoğu savaşıyor çünkü para alıyor. Bir PKK'li evine gitmemeyi göze alabiyor."

Programda Barzani'yi kendi başkanları olarak görmediğini de ifade eden Yazanî'ye, Barzani'nin PKK'nin Güney'i terketmesi yönündeki ifadesi de soruldu. Yazanî ise soruyu "PKK'yi kimsenin davet etmediği ve kimsenin söylemi ile bulunduğu alanı terketmeyecek" şeklinde cevapladı.   

Programda PKK Dışilişkiler sözcülerinden Zagros Hiwa ile bir söyleşiye de yer verildi. Zagros, DAİŞ'e karşı savaşta PKK'nin gücünü halktan aldığını söyledi.

Bütün insanları eşit, özgür koşullarda yaşamasından yana olduklarını belirten Hiwa, DAİŞ'in haklara, farklı dinlere ve kadına karşı düşman olduğunu belirtti. Hiwa ayrıca, DAİŞ karşısında savunmasız kalan Êzîdîler için de PKK'nin harekete geçtiğini sözlerine ekledi. 

Programda ayrıca Güney Kürdistan'da Barzani rejimi tarafından yapılan yolsuzluklar, durumu protesto etmek isteyenlere karşı rejimin yönelimi ve insan hakları ihlallerine de yer aldı.

Programın sonunda ise Sol Parti'nin PKK yasağının kaldırılması ile ilgili verdiği soru önergesi ve Federal Hükümet'in yasağa gerekçesi irdelendi.  

Programda CDU sözcülerinin konuşmalarına yer aldı. CDU'lular PKK'nin 'terörist' olduğunu iddia ediyor. Buna örnek olarak da televizyon, tren istasyonları ve metrolarda yapılan oturma eylemleri ve ziyaretler gösteriliyor. 

Güney'de peşmergelerin işkencesine maruz kalan bir kişi ile verilen söyleşinin ardından program Marc Thörner'in şu sözleri ile sona erdi:"PKK bölgelerine yaptığım gezi sırasında onların savunduğu yerinden yönetim modelinin ne kadar uygulandığını bilmiyorum ama gördüğüm bir şey var. Almanya ve batılı ülkelerin bölgedeki resmi ortakları ağır insan hakları yapıyor. Teröre karşı savaş, terör ile ilişkinize açıklık getirmeden nasıl kazanılır. Özellikle de kimin dost, kimin düşman olduğunu bilmediğiniz zaman."



FEHMİ KATAR / BERLİN