Devlet ‘gizlilikle’ faili koruyor

Kadın Haberleri —

kadın cinayetleri/protesto

kadın cinayetleri/protesto

  • Fatmanur Çelik ve kızı İkra Şengüler’in şüpheli ölümüne ilişkin dava ertelendi, gizlilik kararı kaldırılmadı. Avukat Çisel Demirkan Sakallı, dosyada beraat kararı verilmeye doğru gidildiğini ifade ederek, “Asli fail devlet kurumlarıdır” dedi.

Annesi Fatmanur Çelik’le birlikte şüpheli bir şekilde yaşamlarını yitirmiş halde bulunan Hifa İkra Şengüler’e tecavüz suçundan yargılanan Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler'in duruşması, İstanbul Anadolu Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dosyayı savunmanlığını üstlenen Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin Genel Sekreteri avukat Çisel Demirkan Sakallı, dernek olarak kendilerine gelen başvurulara dair avukatlık ve psikolojik destek sunduklarını ifade ederek, Hifa İkra Şengüler’in dosyasına da bu kapsamda ulaştıklarını söyledi. Dosyanın sansüre ve baskıya uğradığını, dosyada “beraat kararı verilmeye doğru gidildiğini” dile getiren Çisel Demirkan Sakallı, fail Ayhan Şengüler’in nüfuzunu kullanarak dosyaya müdahale ettiğinin altını çizerek, “Bu dosyaların istisnasız, açık ve asli faili bu görevi ihmal eden devlet kurumlarıdır” dedi.

Duruşma ertelendi

Avukatların reddi hakim talebi bir üst mahkemeye gönderildi. Mahkeme, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi. Aranın ardından, basının duruşmayı takip etmesine ilişkin talep yeniden reddedildi. Reddi hakim talebi ise 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme, Fatmanur Çelik’in ailesinin bir sonraki duruşmada hazır edilmesine karar verdi. Duruşma 14 Ekim’e ertelendi.

Gizlilik kararı kaldırılmadı

Duruşmada, basına yönelik gizlilik kararı gerekçe gösterilerek gazeteciler salona alınmadı. İstanbul Barosu ile Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyesi avukatlar duruşmada hazır bulundu. Adliye içinde çok sayıda polis görevlendirilirken, mahkeme salonuna giden koridorlar barikatlarla kapatıldı.

İstanbul Barosu avukatları, duruşma öncesi basına yönelik gizlilik kararının kaldırılmasını talep etti. İddia makamı da talebin kabulü yönünde mütalaa verdi. Ancak mahkeme, talebi reddederek yargılamayı kapalı sürdürdü. Duruşmada TÜBAKKOM adına da müdahillik talebinde bulunuldu.

Çocuklar ve kadınlar ölmesin

MA’ya konuşan avukat Çisel Demirkan Sakallı, tarikatların olduğu bu tür dosyalarda ciddi sorunlar yaşadıklarını ifade ederek şunları ekledi: “AKP bizi zorla bir karanlığın içine itmeye çalışıyor. Bir karanlığın varlığına inandırıp kadınları ve çocukları baskılamaya çalışıyor” dedi.  

Dayanışma ve mücadele dışında başka çarelerinin olmadığını dile getiren Çisel Demirkan Sakallı, “Bunun en açık örneği bu dosya. Bu kadın aylarca adalet nöbeti tuttu. Çocuğu için kendisinin uğradıklarından vazgeçerek bir anne olarak çocuğu için mücadele etti. O kadının mücadelesini alıp daha da büyütmemiz gerekiyor. Başka çocuklar ve kadınlar ölmesin. Biz haklarımızı mücadele ede ede alacağız” dedi. 

Aileyi suçlamayı tercih ediyorlar

Şüpheli kadın katliamlarında Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın sorumluluklarını yerine getirmediğini ifade eden Çisel Demirkan Sakallı, “Olay yerinden doku ve süprüntü örnekleri alınmıyor. Cinayet sonrasında cinayeti yürüten kolluk, failin beyanlarına dayanarak ‘Senin kızın da aldatmış olabilir mi’ diye garip garip sorular soruyorlar. Olayı, olayın içeriğini, koruma kararı neden uygulanmadığını, kadının bu sürece karşı neler yaşadığını, nasıl öldürüldüğünü, olay yerinde neler tespit edildiği konularını bakmıyorlar. Devlet, mağdurun ailesini suçlamayı tercih ediyor. Dosyaya yalancı sanıklıklar sokulabiliyor” ifadelerine yer verdi. 

Vakıflar devlet destekli

Kadınların koruma kararına rağmen katledildiğini vurgulayan Çisel Demirkan Sakallı, “Bu dosyada karşıda güçlü ve devletin de desteğini almış bir vakıf var. Bir cemaat, bir tarikat var. Diğer cemaat ve tarikat dosyalarında olduğu gibi burada da aynı süreç götürülüyor. Katledilen Meliha Keskin'in 20'den fazla koruma kararı vardı. Döne Bozdemir'in aynı şekilde. Bunlar öldürülürken sanığın bacağındaki elektrik kelepçe ötüyordu ve Ankara'nın merkezindeydiler ve bir tane polis gelmedi ve sadece katil yargılandı. Ama görevini ihmal eden elektronik kelepçeye rağmen onları korumayan hiç kimse yargılanmadı. Fatmanur, Hifa da buradan çok bağımsız değil” dedi. 

Karanlık yaratmak istiyorlar

Devlete bağlı yurtlarda da istismar vakalarının yaşandığını belirten Çisel Demirkıran Sakallı, “Bu dosyaların istisnasız, açık ve asli faili bu görevi ihmal edenler ve yerine getirmeyen devlet kurumlarıdır. İnsanlar hak arama mücadelesinden vazgeçmeye başladı. Bunun böyle olmasının en büyük müsebbibi zaten bu iktidar. Bu nedenle işler düzgün ilerlemiyor. Çünkü istedikleri şey bir karanlık yaratmak.  Biz mücadele ettiğimizde, hakkımız olanları bize teslim etmeleri için bağırdığımızda haklarımızı geri alabiliyoruz” diye belirtti. İSTANBUL

***

Sorumsuz kurumlar suskun devlet

Ayhan Şengüler tarafından cinsel saldırıya uğrayan ve şüpheli şekilde yaşamlarını yitiren Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in karar duruşması öncesi adliye önünde açıklama yapan kadın örgütleri, fail Ayhan Şengüler'in en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. 

Fatmanur Çelik ve Hifa İkra Şengüler'in adım adım ölüme sürüklenmesinin telafisi mümkün olmayan bir ihmal olduğunu nitelendiren kadın örgütleri, "Fatmanur’un ‘Başıma bir şey gelirse intihar demeyin’ demesi de tam olarak bu yüzdendir. Bu sözler bir sadece bir uyarı değil aynı zamanda bir tanıklıktı. Devletin, yargının, kurumların kendisini koruyamayacağını bilen bir kadının tanıklığı. Bugün hesap vermesi gereken sadece Ayhan Şengüler değil bu ölümü mümkün kılan kurumsal sorumsuzluktur, bakanlık ihmalidir, devlet suskunluğudur" dedi.

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.