Kadın cinayetinin yaşanmadığı tek bir gün bile olmadığını belirten SKM, „Ellerinde hayatlarının tehlikede olduğunu bildiren suç duyuruları ile kadınlar yaşamlarından edilirken, bir günde 5 kadının öldürülmesi AKP Hükümeti’nin gündemine girmiyor. Başbakan’ın istese bir günde ortadan kaldıracağı haksız tahrik indirimi gibi uygulamalar orta yerde duruyor. Kadınların mücadelesi sonucunda kimi yasal düzenlemeler yapılsa da, kadınların yaşam hakkı bakımından bunlar yetersiz kalıyor. Kadınların yaşamları hoyratça ellerinden alınıyor“ dedi.

SKM, geçtiğimiz günlerde eşi tarafından çocuğu ile birlikte yakılarak öldürülen Tuğba Özbek’i hatırlatarak şöyle devam etti: „Tuğba son başvurusunda savcıya; ‘Beni öldürdükten sonra mı koruyacaksınız savcım’ demişti. Kadının değerinin kocasına yaptığı hizmetle ölçüldüğü ve emeğinin de onun doğal görevi olarak görüldüğü bir ülkede kadınların öldürülmesinin de bir önemi yok. İşte tam da aynı mantıkla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadın istihdamının artmasını toplumsal bir tehlike olarak ilan etmişti.“


Kadınların katledilmesinin nedeninin ne erkeğin sevgisi ne de kıskançlığı olduğuna işaret eden SKM, „Erkek egemen akıl ve devlet, kadının bir özne olarak var olmasını suç saymaktadır. Kadınların kendi emekleriyle özgürce yaşamayı istemeleri bugün bir suç olarak kabul edilmektedir. Devlet hemcinsini korumaya devam etmektedir“ dedi. 
ESP/SKM, kadını korumayan ve kadını katleden erkeği cezalandırmayan yasalara karşı mücadeleyi yükselteceklerini belirtti.

İSTANBUL