
Berkin Elvan’ın katillerinin açıklanmasını isteyen DHKC’lilerin rehine eylemine devlet yeni bir katliamla yanıt verdi. Berkin Elvan soruşturmasını yürüten Savcı Mehmet Kiraz’ı Çağlayan Adliyesi’ndeki odasında rehin alan 2 DHKC’li düzenlenen operasyonla infaz edildi. Savcı Kiraz da operasyon sırasında yaşamını yitirdi.
8 saat sürdü
Berkin Elvan’ı katleden polislerin isminin açıklanmasını isteyen eylemciler 8 saat boyunca savcıya dokunmayarak taleplerinin karşılanmasını bekledi.
Eylemcilerle görüşmek için oluşturulan ve aralarında Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ın da bulunduğu bir heyet de gün boyu adliyede olayın can kaybı olmadan çözülmesi için diyaloglarını sürdürdü.
Ancak akşam saatlerinde tam da “Berkin’in katili polisler adliye önünde açıklama yapacak” şeklindeki haberlerin ardından eylemcilere dönük operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında basın kuruluşlarına yayın yasağı getirilirken, operasyonda 21 yaşındaki Zonguldak nüfusuna kayıtlı Şafak Yayla ve 28 yaşındaki Ardahanlı Bahtiyar Doğruyol isimli eylemciler katledildi. Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın ise ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Yaralıyken mi öldürüldüler?
Operasyonun hemen ardından adliye binası içinde basına açıklama yapan İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altıok ve Başsavcı Vekili Orhan Kapıcı, son ana kadar iletişim kanallarını açık tuttuklarını ve operasyonun savcının odasından silah seslerinin duyulması üzerine başladığını iddia etti.
Halkın Sesi Tv adlı facebook adresi ise eylemcilere ait ses kaydını paylaştı. Ses kayıtlarında polisin operasyonu ardından slogan atan eylemcilerin vurulma sesleri ve daha sonrasında yoğunlaşan silah sesleri Yayla ve Doğruyol’un yaralı olduğu halde öldürüldüğü sorusunu akıllara getirdi.
Birçok görgü tanığının silah sesinden önce patlama sesi duyduklarını ifade etmesi de emniyetin açıklamasını şüpheli hale getirdi.
Dün toprağa verilen Savcı Kiraz ile ilgili otopsi yapılıp yapılmadığıyla ilgili bir açıklama gelmemesi de Kiraz’ın da eylemciler tarafından değil polis operasyonu sırasında yaşamını yitirmiş olabileceği ihtimalini düşündürdü.
Polise iki kez teşekkür
Operasyonun hemen ardından açıklama yapan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, 3 kişinin yaşamını yitirdiği operasyonu “başarılı” bir operasyon olarak niteleindirerek, polisleri kutladı. Dün yeniden açıklama yapma gereği duyan Erdoğan, “Güvenlik güçlerimize de oradaki bu akılcı ve görevlerinin gereğini yerine başarılı şekilde getirdikleri için de teşekkür ediyorum” diye konuştu. Erdoğan, Yayın yasağı sırasında habercilik yapmaya devam eden medya kuruluşlarını da tehdit etti. Erdoğan, bir kez daha güvenlik konseptine sarılarak, “Avukatların adalet sarayına girişlerine kadar birtakım önlemler alınmalı. İbretlik vaka” diye konuştu.
Sokağa çıkmayı bile izne bağlayacak!
Erdoğan’ın sözlerini Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu da tamamlayarak, yine güvenlik konseptine sarıldı. Davutoğlu, adliyelerdeki güvenliğin doğrudan emniyete devredilebileceğini açıkladı. Davutoğlu hızını alamayarak dün de, “Artık sokağa izinsiz şekilde çıkana bir dakika bile müsamaha gösterilmeyecektir” açıklamasında bulundu.
İSTANBUL
Katilleri saklayıp oğlumu öldürdüler
Şafak Yayla’nın annesi Aysel Yayla, “Katilleri sakladılar. Oğlumu öldürdüler” dedi.
Rehine olayında yaşamını yitiren DHKC’liler Yayla ve Doğruyol’un cenazeleri dün Yenibosna Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Cenazelerin alınmasından önce konuşan Şafak Yayla’nın annesi Aysel Yayla, “Çok üzgünüm. Katilleri sakladılar. Oğlumu öldürdüler” dedi.
Cezaevinde tanıştılar
Eylemcilerden İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitim alan Şafak Yayla, 2011 akademik yılı açılışı sırasında İstanbul Üniversitesi’nde törene katılan dönemin başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ı protesto ettiği için gözaltına alınmıştı.
11 Ekim 2011 tarihinde gözaltına alındıktan sonra 14 Ekim 2014 tarihinde serbest bırakılan Yayla serbest bırakıldıktan sonra Dicle Haber Ajansı’na röportaj vermişti. Yayla, gözaltında polis şiddetiyle karşılaştıklarını, işkenceye maruz kaldıklarını ve 15 kişilik bir polis grubu tarafından darp edildiklerini söylemişti.
Yayla ve Doğruyol’un geçen yıllarda Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde birlikte kaldığı bildirildi.
İSTANBUL
HDP ve EMEP: İnfaz nasıl bir başarı olabilir?
HDP Merkez Yürütme Kurulu ve EMEP yaptığı yazılı açıklamalarla Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “başarılı operasyon” söylemine tepki gösterdi.
Eylemin sonuçlarından üzüntü duyduğunu belirten HDP, savcı Mehmet Selim Kiraz ile operasyonda öldürülen Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol’un ailelerine başsağlığı diledi.
HDP, yaşananların detaylarının araştırılmasını isterken, “başarılı operasyon” açıklamalarına tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu vahim ve acı olayın bütün detaylarının dikkatlice araştırılmasını ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını bekliyoruz. Operasyon sonucunda savcı M. Selim Kiraz dahil üç cenazenin adliyeden çıkmış olmasını ‘başarı’ olarak sunanları şaşkınlıkla karşıladığımızı ifade etmek istiyoruz” denildi.
Yayın yasağı bilinçliydi
EMEP de operasyonuna ilişkin yayın yasağına dikkat çekerek,
“Olayın nasıl olduğunun anlaşılamaması için ilan edilen yayın yasağı koşullarında polis, biri rehine üç kişiyi açıkça infaz etmiştir” dedi.
“Bu türden bireysel eylemlerin hiçbir şekilde savunulamayacağı tartışmasızdır. Üstelik, tam da ‘başkanlık’ elde etmek üzere seçime gidilir ve buna güç yetmeyeceği görüldükçe provokasyonlara başvurma ihtiyacı artmışken bu tarz eylemlerin özellikle egemenler tarafından kullanılacağı ortadadır” diyen EMEP, buna karşın hiçbir gerekçenin yargısız infazı haklı çıkaramayacağını vurguladı.
Taş duvarları mı kurtardınız?
Yazılı açıklama yapan Çağdaş Hukukçular Derneği, “İki genci ve kendi Cumhuriyet Savcınızı silahla tarayarak gerçekleştirdiğiniz ve neticede hepsini öldürdüğünüz bir operasyon başarı mıdır? Neyi kurtardınız, kimi kurtardınız? Adliyenin taş duvarlarını mı yoksa adını açıklamak istemediğiniz katliamcı polislerinizi mi?” ifadeleriyle tepki gösterirken Diyarbakır Barosu da, avukatların hedef seçilmesine tepki gösterdi.
ANKARA