Almanya’nın Bayvera eyaletinde gelecek yıl parlamento seçimleri yapılacak. Sosyal Demokrat Parti (SPD) CSU’nun kalesi olan Bayvera’da başbakan adayı olarak Münih Belediye Başkanı Christian Ude’yi göstermişti. Eyalette yapılan seçimlerde CSU’nun oy kaybına uğradığı belirtiliyordu. Seçmenlerin oyunu kaybetmek istemeyen CSU, son olarak eyalette üniveriste harçlarını kaldırmayı bile düşünüyordu.
Ancak partinin basın sözcüsünün karıştığı skandal, CSU’nun oylarını etkileyecek gibi görünüyor. CSU’nun Basın Sözcüsü Hans Michael Strepp, SPD’nin Ude’yi başbakan adayı gösterdiği kongre öncesinde devlet kanalı ZDF’nin haber programı ‘Heute’nin redaksiyonunu arayarak SPD’nin kongre haberini yapmamalarını istedi. Strepp, bununlar yetinmeyerek devletin bir diğer kanalı ARD’yi arayarak kongre ile haber yapılıp yapılmayacağını da öğrenmek istedi.
Almanya’nın gündemine bomba gibi düşen skandala hem anamuhalefet SPD hem de basın kuruluşları Strepp’e sert tepki gösterdi.
Skandalın ortaya çıkmasının hemen ardından bir basın toplantısı düzenleyen SPD’nin Bayvera Eyalet Başbakan adayı Ude, durumun CSU’nun hangi halde olduğunu gösterdiğini ve yapılan telefon konuşmasının ortaya çıkmasının ardından CSU’nun gerekli adımları atmasını istedi.
SPD’nin Genel Sekreteri Andrea Nahles ise, CSU’nun basın sözcüsünün, basın özgürlüğünden bihaber olduğunu belirterek „Strepp gibilerinin demokratik bir partide işi olamaz“ dedi.
Alman gazeteciler Derneği (DJV) ise durumu skandal olarak niteledi. DJV Başkanı Michael Konken, ARD kanalındaki konuşmasında, Böylesi girişimlerin basın özgürlüğüne saldırı olduğunu belirterek, „Politik rakipleri engellemek için yapılan bu tür girişimleri bu güne kadar sadece totaliter rejimlerden biliyoruz. Seehofer‘in ZDF Konseyi’nde olması nedeniyle personel kararlarında etkisi var. Ve Genel Sekreter de TV Meclisinde yer alıyor. Burada olup bitenlerin boyutu netleşiyor. SPD Kongresi‘ne katılan ZDF redaktörünün yaptığı haberi yayınlaması engellenerek onun özgürlüğü sınırlanıyor“ dedi.
Ancak CSU, basın sözcüsüne sahip çıktı. CSU Genel Sekreteri Alexander Dobrindt, Strepp’in hata yapmadığını ileri sürdü. Strepp’in medyayı baskı altına almadığını ileri süren Dobrindt, basın sözcülerinin ZDF’e mektup yazıp yanlış anlaşılmadan dolayı özür dilediğini söyledi. Buna benzer girişimlerin kabul edilemeyeceğini ve gerekli adımların atılacağını bildiren Dobrindt, bunun CSU’nun prensiplerine de aykırı olduğunu söyledi.
Ancak CSU, basın önünde Strepp’e sahip çıkarken, kapalı kapılar ardından basın sözcülerinin istifasını istedi. Seçim öncesinde partisine daha fazla zarar vermek istemeyen Strepp, tartışmalar ve yorumlar sürerken görevini bırakmak zorunda kaldı.
İstifaya ilk tepki SPD Grup Başkanı Thomas Oppermann’dan geldi. Opermann, „kabağın bir kişinin başına patlaması yeterli değildir“ dedi.
MÜNİH