
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile JİT tetikçisi itirafçı Veysel Ateş’in Şemdinli’deki Umut Kitabevini’ni bombalamaktan aldıkları 38 yıllık ağır hapis cezasını onadı. Ancak Yargıtay, varlığını kabul ettiği suçun örgütlü olmadığına karar verdi ve sanıklara çete kurmak suçundan verilen hapis cezasını bozdu. Böylece yerel mahkemenin sanıklara verdiği 39 yıl 10 ay 27’şer günlük cezanın “örgüt kurmak” ile ilgili bir yıl 10’ar aylık bölümü kaldırılmış oldu. Yargıtay, “örgüt yok” kararını şu gerekçeye dayandırdı: “Örgüt için şüphe var ama yeterli delil yok. Bu tür durumlarda süreç sanığın lehine işletilir.”
Bu kararla sanıklar, “örgüt” suçundan yeniden Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. Yerel mahkeme “sanıklar bu suçu işlemek için örgüt kurmuştur” kararında direnirse, dosya bu kez Yargıtay’da Genel Kurul’a gelecek.
Planlı ve örgütlüydü
Karara tepki gösteren bombalanan kitabevinin sahibi Seferi Yılmaz, Yargıta’ın olayın arkasındaki gücün ortaya çıkmasını gölgelediğini dile getirdi. “Hrant Dink’in katillerinden sonra iyi çocuklar davasında da örgüt bulunamadı” diyen Yılmaz, suç duyurularına rağmen dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt başta olmak üzere Hakkari İl Jandarma Komutanı Albay Erhan Kubat ve Van Asayiş Kolordu Komutanı Selahattin Uğurlu’nun davaya dahil edilmediğine dikkat çekti. Yılmaz, “Savcı Ferhat Sarıkaya da iddianamesinde bu hiyerarşik yapıya dikkat çekmişti. Ancak buna rağmen soruşturma başlatılmadı. Bombalama sanki 3 kafadar arkadaşın yaptığı bir olay gibi gösterilmeye çalışıldı. Kararı eksik buluyorum. Olayın bütün faillerinin yargılanması gerekiyordu. Arkasındaki gücün ortaya çıkarılması lazım” diye konuştu.
DİHA/HAKKARİ