
Darbe girişimi sonrası “Darbeciler, İmralı’ya operasyon yapıp kaos yaratacaklardı” şeklinde servis edilen haberlerle birlikte görüşmeye de izin verilmemesi kaygıları arttırırken, İmralı‘da görev yapan askerlerden gözaltına alınan olup olmadığı ise önemli bir soru işareti.
Avukatları Cengiz Çiçek, Mazlum Dinç ve Faik Özgür Erol ile kardeşleri Mehmet ve Fatma Öcalan, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na dün yeniden başvuruda bulundu. Darbe girişiminin ardından avukat ve ailenin yaptığı tüm başvurular farklı gerekçelerle reddedilirken, Bursa 1. İnfaz Hakimliği de görüşmeleri OHAL süresince yasaklamıştı.
İmralı’da ne oldu?
“Darbeciler, İmralı’ya operasyon yapıp kaos yaratacaklardı”, “Darbeciler Öcalan’ı öldüreceklerdi” şeklinde servis edilen haberlere rağmen görüşmenin yaptırılmaması, Öcalan’ın yaşamıyla ilgili endişeleri arttırdı. Haberlerin farklı gazetelerde üst üste servis edilmesi de dikkat çekti. Bu haberler İmralı‘da da darbecilerle ilişkide olan askerlerin olduğu yönünde yorumlara yol açtı. Darbe girişiminin ardından darbe girişimine karıştıkları iddiasıyla yapılan operasyonlarda aralarında generaller ve amirallerin de bulunduğu 9 bine yakın asker gözaltına alınıp büyük çoğunluğu tutuklandı. Darbecilerin İmralı’ya operasyon yapacakları haberleri sonrası gözler İmralı’da görev yapan aralarında rütbelilerin de bulunduğu askerlere çevrildi. Gözaltına alınan askerler arasında İmralı‘dan da askerlerin bulunup bulunmadığı ise soru işareti. Darbecilerin İmralı’ya operasyon yapacakları haberleri veren AKP medyasının daha sonra bu konuda tek haber yapmamış olması ise dikkat çekiyor.
Kaygıların giderek artması üzerine açıklama yapan İmralı Heyeti, Öcalan’la görüşmenin acilen gerçekleştirilmesi gerektiğini vurgulayarak, konu hakkında Birleşmiş Milletler, Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği Kurumları, CPT, Af Örgütü başta olmak üzere tüm uluslararası ve ulusal kurumları duyarlılığa davet etti. HDP ise Meclis’e konu ile soru önergesi verdi.
Bütün girişimlere rağmen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bir televizyon kanalına “Herhangi bir güvenlik sıkıntısı olmadığı gibi, sağlık sıkıntısı da yok” demekle yetindi.
Öcalan için seferber olalım
Darbe girişimin ardından ilan edilen OHA de ilk olarak İmralı’da devreye konuldu ve bütün görüşmeler yasaklandı. HDP İmralı Heyeti üyesi ve Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, İmralı’dan halen tatmin edici bir bilgi alamadıklarını söyledi. Önder, şunları ifade etti: “Geçmişte görüyoruz. Her darbe döneminde hükümet ya da yönetenler duruma hakim olduklarını zannetseler bile İmralı’da önemli çizgi dışı sızma sayılabilecek müdahaleler yaşandığını bizzat Sayın Öcalan’ın ağzından defalarca dinledik. İmralı sisteminin kendisi insanlık dışı ve güvence verilebilecek bir sistem değil. Hem hukuki hem insani de değildir. Öte yandan güvenlik koşullarından emin olunmasını gerektiren şartları da içermiyor.”
Görüşme talebi hayati
Darbe girişimi sonrası darbecilerin İmralı’ya dönük saldırı hazırlığı yönündeki haberleri de hatırlatan Önder, bu haberler karşısında görüşme taleplerinin ne kadar hayati bir talep olduğuna vurgu yaptı. Heyet ve HDP olarak bu konudaki tutumlarını daha da geliştireceklerinin bilgisini veren Önder, “Bu sadece Sayın Öcalan’ın güvenliğiyle ilgili bir mesele değildir. Bu tam da Türkiye’de demokratik geleceğimizin olup olamayacağını belirleyen en önemli mihenklerden birisidir” dedi. İmralı‘ya gitme yönündeki taleplerine AKP iktidarının olumlu yaklaşmadığını belirten Önder, bu yönde bir amere de görmediklerini kaydetti.
OHAL yasağı kaygıyı arttırdı
İmralı’da Öcalan ile diğer tutsakların her türlü ziyaretçi, yazılı haberleşme ve telefon görüşme haklarını OHAL süresince yasaklanmasının endişelerini katmerleştiren bir tutum olarak değerlendiren Önder, “Durup dururken İmralı’nın buna dâhil edilmesi bu konudaki kuşkularımızın ne kadar haklı, itirazlarımızın ne kadar yerinde olduğunu gösterir” diye konuştu.
Son olarak kamuoyuna da çağrıda bulunan Önder, “Sayın Öcalan’a ve onun koşullarına sahip çıkmak Türkiye’de demokrasinin geleceğine, ortak geleceğimize sahip çıkmak demektir. Kamuoyundan bu konuda ortak bir demokrasi bloğu çerçevesinde bu talebi alabildiğince hayatileştirmek ve güçlendirmek konusunda herkesi seferber olmaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Tecrit 6. yılına girdi
Asrın Hukuk Bürosu’ndan derinleşerek devam eden tecride ve darbe girişimi sonrası can güvenliğinden endişe edilen Öcalan’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla açıklama geldi.
Öcalan ile 5 Nisan 2015 tarihinden bu yana hiçbir şekilde doğrudan temas kurulamadığı belirtilen açıklamada, Ekim 2014’ten bu yana aile ve vasi ziyaretlerinin engellendi, 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana tek bir avukat görüşmsine dahi izin verilmediği hatırlatıldı.
Yüzlerce başvuru; bütün girişim ve taleplerinin hukuksal hiçbir dayanağı olmaksızın keyfiyete tabi olarak engellendiğini belirten Büro, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Sayın Öcalan darbeye karşı olma sorumluluğu ile tarihi uyarılarda bulunmuş, buna karşı mücadelenin yol ve yöntemlerini toplumsal barış adına geliştirmekten asla geri durmamıştır. Bu toplumsal tavır ve çabası kendisini, birçok kerelerce dile getirdiği üzere darbeci kliklerin hedefi haline getirmiştir. Özellikle de 15 Temmuz gecesi yaşanan gelişmeleri devamla sergilenen tutumlar ve basın yayın organlarında Öcalan’ın durumuna ilişkin yer alan haberler tedirginliğimizi arttırmaktadır.”
Derhal görüşme sağlanmalı
Açıklamada, Öcalan ile görüşebilmek, sağlık ve güvenliğini teyit edebilmek adına gerek ailesi gerekse de avukatları olarak resmi taleplerini ilgili mercilere ısrarlarla sunulduğuna yer verilerek, “Ancak bu husustaki başvurularımız reddedilmekte, karşılıksız bırakılmaktadır. Anayasa Mahkemesi’ne kaygılarımızı belirtilen şekilde ivedilikle görüşülmesi talebi ile derhal müvekkilimizle görüşme koşullarının sağlanması için tedbir talebiyle başvuru yapılmıştır. İşkenceyi Önleme Komitesi’ne (CPT) acil notuyla yaşanan gelişmeleri aktarmış ve kendilerinin vakit kaybetmeksizin girişimde bulunmalarını talep etmiş bulunuyoruz. İlgili kurumlar en azından yasal tanımları itibariyle politik kararların icrai merkezi değil, temel insan hak ve özgürlüklerini gözetmekle yükümlüdür. Buna karşıt bir tavrın bizler ve toplum nezdinde karşılığı olmayacaktır. Sayın Öcalan’ın durumunun bu denli muğlâklaştırılarak spekülasyonlara konu edilmesi tarafımızca kabul edilemezdir. Müvekkilimizin tutulma koşulları, sağlık ve güvenliği hakkında endişeliyiz. Derhal kaygılarımızı giderecek adımların atılması elzem olmakla beraber, yasal hak durumundadır.”
Özgürlük nöbeti sürüyor
Öcalan üzerindeki tecridin sürmesini protesto etmek için Amed’in merkez Rezan (Bağlar) ilçesi Koşuyolu Parkı‘nda başlatılan ‘özgürlük nöbeti’ devam ediyor. Dün de Urfa ve 4 ilçesinde nöbet başlatma kararı alındı.
HABER MERKEZİ
Gençler protesto etti
Wan’ın Xaçort (Hacıbekir) Mahallesi’nde bulunan Bayırlı Sokak’ta, Öcalan üzerindeki tecridi protesto eden gençlerle polis arasında çatışma çıktı. Mahalleye barikat kuran gençlerle ile mahalleye girmeye çalışan polisler arasında yaşanan çatışma düne de sarktı. Üç aracın ateşe verildiği protesto eyleminde, silah ve patlama sesleri gelmeye devam etti. YPS Genel Koordinasyonu da dün yaptığı açıklamada, Xaçort, Sürmeli, Şehit Fırat ve Edremit’te çatışmalar yaşandığını bildirdi. Sürmeli’deki çatışmalarda bir zırhlı aracın darbelendiğini ve Türk güçlerinin geri çekildiğini aktaran Koordinasyon, Şehit Fırat’ta da bir zırhlı aracı darbelendiğini ve bir kontranın öldürüldüğünü belirtti.