
Şırnak'ın Cizre ilçesinde Türk devlet güçlerinin 80 günlük abluka ve sıkıyönetim uygulamaları sırasında yüzlerce insan katledilirken, binlerce ev ve işyeri de yakılıp yıkıldı. Yardıma muhtaç yurttaşlara dönük uzatılmaya çalışılan destek eli ise yine devlet güçleri tarafından engellenmeye çalışılıyor. Yasağın kalktığı ilk günden beri Cizre'de olduklarını ve mağdur olan yurttaşlara yardımlarda bulunmaya çalıştıklarını söyleyen Rojava Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin yöneticilerinden Fidan Kanlıbaş, yardımların engellenerek halkın devlete muhtaç hale getirilmek istendiğini söyledi.
Halk devletin yardımlarını kabul etmiyor
Kanlıbaş, yardım çalışmalarının Cizreli yurttaşların devlet tarafından dağıtılan yardımları kabul etmedikleri için engellediğini kaydetti. Kanlıbaş, "Zaten biz yardımları dağıttığımızda aileler yardımların kim tarafından yapıldığını soruyorlar. Eğer yardımlar devlet tarafından yapılıyorsa geri çeviriyorlar ama Rojava Derneği veya DBP'li belediyelerin yardımları ise alıyorlar" dedi.
Engelleme için gerekçeler
Devlet güçlerinin yine derneklerinin yardımlarını hiçbir gerekçe göstermeden engellediğini vurgulayan Kanlıbaş, "Devlet güçleri her gün yemek ve su dağıtan araçlarımıza el koyuyor ve gıda depomuzu basıyor. Bize, 'gıda dağıtan araç saat kaçta çıkıyor, hangi mahalleye, hangi sokağa gidecek ve kimlere yemek dağıtılacak' bunların bilgisini 155 polis hattına bildirmezseniz dağıtım yapamazsınız 'diyorlar. Bütün bu uygulamaları keyfi bir şekilde yapıldığını biliyoruz" diye konuştu.
Kanlıbaş, gerekirse yardımları sırtlarında taşıyarak mahallelere götürüp halka ulaştıracaklarını belirtti.
Tüm olanaklarımızı seferber edeceğiz
DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek ile Cizre'de esnafı ziyaret eden Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, "Tüm bu vahşete rağmen, zulme rağmen halkımızı geleceğiyle ilgili iradeli ve güçlü bir karar gösterdiğini gördük" dedi. Parti ve belediyeler olarak halkın yanında olacaklarını dile getiren Türk, tüm imkanlarını seferber edeceklerini kaydetti. Türk, şunları söyledi: "Büyük tahribatlar var. Baskıyla zulümle Kürt halkını sindireceklerini zannediyorlar. Bunun mümkün olmadığını tarih ve halkımız göstermiştir."
Kamuran Yüksek, dün Cizre Belediyesi'nin toplantı salonunda sivil toplum örgütleri ile bir araya geldi. Yüksek, Cizre'de oluşan yıkımın sivil toplum örgütleri ve halkın birlikte hareket ederek üstesinden gelinebileceğini ifade etti.
Ceza Mahkemesi’ne taşınacak
Türk güçlerinin uyguladığı katliam ve yıkım sonrasında can ve mal kaybı ile ilgili hukuk komisyonları da tespit çalışmalarını yürütüyor. Yıkım ve ölümlere tanıklık eden kentte, şimdi de ‘gizli tanık’ beyanları ile yüzlerce kişi tutuklanıyor. Avukatların haberdar edilmeden tutuklanmaların devam ettiğini dile getiren Av. Sertaç Özkan, çok sayıda kişiye ulaşılmadığını kaydederek, şunları söyledi: “Cizre’de yaklaşık 90 günlük sokağa çıkma yasağı, Türkiye’nin hem taraf olduğu uluslararası sözleşmelere ve kendi yasalarına aykırı bir durumdur. Şimdiye kadar yaşamını yitirenlerin sayısı bile net bir rakam yok. Çünkü halen molozların atında yakılan cenazeler çıkıyor. Tanınmayacak halde olan cenazeler var. DNA örneği alınan bazı aileler halen kendi cenazelerini bulmuş değil. Dolayısıyla sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan ihlallerin tüm yönleri üzerinde çalışıyoruz. Elimizde katledilenlerin listesi olmakla beraber, gözaltına alınıp tutuklananların listesi yok. Önümüzdeki günlerde kaç kişi yaşamını yitirdiği, kaç kişi cezaevinde olduğunu kamuoyuyla paylaşacağız."
Katledilen sivillerle ilgili Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne de başvuracaklarını dile getiren Özkan, şunları vurguladı: “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tedbir kararı almıştı. Ancak Türkiye tedbir kararı ile ilgili üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmedi. Hukuki süreçler devam ediyor. Bir komisyon oluşturduk. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde dava açacağız. Ailelerinin tümünü bilgilendirdik.”
ŞIRNAK