Türk devlet güçleri 37 gün saldırdığı Silopi’den geriye harabe bir kent bıraktı ama direnişi kıramadı. Öz yönetimde kararlı olan Silopililer, “Devlet kaybetti” dedi. 

Şırnak’ın Silopi ilçesinde 14 Aralık’tan bu yana süren sokağa çıkma yasağının kısmen kaldırılması ardından Türk devlet güçlerinin ilçede yarattığı yıkımın izleri de ortaya çıkmaya başladı. Aralarında çocuklar ve yaşlıların da bulunduğu 26 kişinin katledildiği, cenazelerin günlerce sokak ortasında kaldığı, kaçırıldığı, ailelerinden gizlice defnedildiği Silopi’de devlet arkasında diğer sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği ilçelerde olduğu gibi harabe bir kent bıraktı. Yüzlerce evin tank ve top atışları ile yakılıp, yıkıldığı Silopi’de çok sayıda cami de saldırılardan payını almış. 

Silopi’nin neredeyse her noktasında tank mermileri ve havan topu gibi ağır silahların izlerine rastlanırken, okul ve hastaneler başta olmak üzere çok sayıda kamu kurumunun da devlet güçlerince karargaha çevrildiği görüldü. Hendek ve barikatların olmadığı başta çarşı merkezi olmak üzere birçok mahallede tank ve toplarla vuruldu. İlçe merkezindeki işyerlerinin neredeyse tamamı içerisindeki eşya ve malzemelerle tahrip edildi. Hayvanlar da telef edildi. Sokak ortalarında günlerce, haftalarca beklemiş hayvan cesetleri belediye tarafından toplandı. 


Türk işgalcinin imzası

Daha önce Sur ve Silvan’da görülen ırkçı, cinsiyetçi yazılamalar Silopi’de de dikkat çekiyor: “Kahpe Silopi”, “Ölümüne vatan”, “Benim bozkurt yurdum”, “Ermeni piçleri” gibi. 


Abluka sürüyor 


Yasağın ikinci bir emre kadar her gün saat 18.00 ile 05.00 arasındaki uygulandağı Silopi’de yığınak ile zırhlı araç ve tank kuşatması devam ediyor. Silopi’ye giderek mahalleleri dolaşan, halkla konuşan ve taziyelerine katılan HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü gazetemize yaptığı açıklamada “Devlet ardında harabe bir kent ve büyük bir öfke bıraktı” dedi. Silopi’de katliam gerçekleştiren özel harekatçıların duvarlara imzasını attığını belirten Encü, devletin 10 bin kişilik güç, tank ve topla Silopi’ye düzenlediği saldırıya karşı halkın “Biz 37 gün boyunca devlete boyun eğmedik, direndik, kazanan biz olduk” dediğini aktardı. Encü, halkın yaralarını sarmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. 


Boyun eğmeyeceğiz

Saldırılara karşı direnen ve ilçelerini terk etmeyen Silopililer de devletin “temizledik, bitirdik” iddialarına sert tepki göstererek, “Kanımızın son damlasına kadar direneceğiz ve öz yönetimi inşa edeceğiz” diyor. Nuh Mahallesi’nde yaşayan Ayşe Tokay, evlerini ateşe veren asker ve polislerin “Sizi kurtardık bize dua edin” diyerek kendileri ile dalga geçtiğini aktararak, “Cehennem zebanileri gibi bize saldırdılar. Barbarca, vahşice üzerimize çullandılar. Evimizi ateşe verdikten sonra ahırda bulunan ineğimizi de katlettiler” dedi. “Bu şekilde diz çöktüreceklerini sanıyorlarsa, yanılıyorlar” diyen Tokay, “Ne olursa olsun, Kürt olmaktan vazgeçmeyeceğiz, yurdumuzu, mahallemizi, evimizi, terk etmeyeceğiz. Bu zulme asla boyun eğmeyeceğiz” diye konuştu. 

Kazanan Silopi halkı

Aynı mahallede yaşanan 10 çocuk annesi Güle Halitoğlu ise gece yarısı evlerinin basıldığını ve evde bulunan tüm erkeklerin gözaltına alındığı belirtti. Halitoğlu, “Tam bir ay bodrumda hayvanlarımızla birlikte kaldık. Böyle bir zulüm görülmemiştir. Bulunduğumuz ev tam bir ay yoğun bombardıman altında kaldı. Bodruma sığındık ve sadece otlu peynir yiyerek hayatta kaldık” diye anlattı. Onlarca canlarının katledildiğini, evlerinin yakıldığını, hayvanlarının telef edildiğini ama buna rağmen direndiklerini ve Silopi’yi terk etmediklerini söyleyen Halitoğlu, “Kazanan Silopi halkı” dedi. 


Kanımızın son damlasına kadar

“Dünyanın hiçbir yerinde böyle zulüm uygulanmamıştır. Çocuklar, kadınlar ve gençlerimizi gözlerini kırpmadan katlettiler” diyen İsmet Öztürk de net konuştu: “Hendekleri kapatarak zafer kazandıklarını sanıyorlar, hendekler olsa da olmasa da biz yine kanımızın son damlasına kadar Silopi’de kalmaya ve öz yönetimi inşa etmeye devam edeceğiz.” 


Eksilmeyeceğiz, çoğalacağız 

Bedensel engelli Sevgi Tay, “Değerlerimize saldırdınız. Bunları unutmayacağız. Sonuna kadar kendimizi savunacağız” derken, İsmin Arsu (37) “Sokaklarda, barikatlarda ve caddelerde olmaya devam edeceğiz. Herkes bilsin ki bu saatten sonra biz davamızdan vazgeçmeyeceğiz. Hiç eksilmeyeceğiz, hep çoğalacağız” diye konuştu. 


Onlara muhtaç kalmadık

Asya Demir (50) ise devletin halkı ölüm hem de açlıkla tehdit ettiğini kaydederek, şunları ifade etti: “İlk günlerde su depolarını patlatıyorlardı. Sonra elektrikleri kestiler. Halkı kendilerine muhtaç etmeye çalıştılar. Bunlarla bizi terbiye etmeye çalışanlar bugün Silopi’de kaybetti. Ama biz onlara muhtaç kalmadık.” 

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da direnmeye devam edeceklerini söyleyen Demir, “Bizim sadece üzüntümüz korucuları da kullanmalarıydı” dedi. 


 HABER MERKEZİ