
Okmeydanı'nda Berkin Elvan için eylem yapan öğrencilere perşembe günü gerçekleşen polis saldırısında bir yakınının cenaze töreni için cemevinde bulunan 30 yaşındaki Uğur Kurt boynundan vuruldu. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan ve iki kez ameliyat edilen Kurt, kurtarılamadı. Kurt'un önceki gün hayatını kaybetmesi hastane önünde bekleyenleri yasa boğdu. Evli ve 1 çocuk babası olan Kurt'un eşi ile Sivas'ta yaşayan ve olayı duyar duymaz İstanbul'a giden annesi Gülnaz Kurt ve babası Kemal Kurt hastane önünde duydukları haberle yıkıldı. Otopsi için Yenibosna'da bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürülen Kurt'un cenazesi dün sabah ise vurulduğu Okmeydanı Cemevi'ne getirildi.
İkinci ölüm haberi
Polis terörünü protesto için ise başta Okmeydanı olmak üzere birçok yerde protesto gösterileri düzenlendi. Polis, Okmeydanı'nda yurttaşlara yine gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Çok sayıda kişi yaralanırken, ağır yaralı olduğu belirtilen bir kişi dün sabah hayatını kaybetti. Üzerinde kimlik olmadığı belirtilen kişinin ismiyle ilgili bir açıklama yapılmadı. Gaz fişeğiyle kafasından vurulduğu belirtilen kişiye ilişkin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise el yapımı bir bombanın patlaması sonucu yaralandığını savundu.
Vurulduğu yerde tören
Polis saldırısından Kurt'un cenaze töreni için Okmeydanı Cemevi'nde bulunanlar da nasibini aldı. Polis ablukası ve saldırısı dün de devam etti. Cenaze törenine katılmak için cemevine gitmek isteyenleri engelleyen polis, gaz bombası ve tazyikli su kullandı. Kurt, Cemevi'nde dün düzenlenen kitlesel tören ardından memleketine, Sivas'ın Hafik İlçesi'ne bağlı Üzeyir köyüne uğurlandı.
Otopsi raporu: Mermiyle vuruldu
Adli Tıp Kurumu'nun ön otopsi raporuyla Uğur Kurt'un mermiyle öldüğü kesinleşti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan raporda ölümün mermiden kaynaklandığı belirtildi: "Cesedin sol ense kısmından makroskopik görünümüne göre muhtemelen 9 mm çaplı gömlekli, önden ve dipten deforme, üzerinde yiv ve set izleri bulunan bir adet mermi çekirdeği elde edildi."
Polisin silah kullandığı, görüntülere de yansımıştı.
Avukatlar korumaya aldı
Kurt’un vurulmasıyla ilgili polisler hakkında önceki gün suç duyurusu yapan avukatlar, savcılığın olay yerine gidip acilen keşif yapmasını ve kamera kayıtları gibi delillerin yok edilmeden toplanmasını, tanıklarla konuşulmasını talep etmişti. Savcı incelemeyi geciktirince Kurt'un vurulduğu yer banklarla kapatıldı ve üzerine beyaz bir örtü örtüldü.
Savcı 26 saat sonra geldi
Uğur Kurt'un ölümünü soruşturan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz ve Cinayet Büro'dan iki polis olay yerine ancak 26 saat sonra gidebildi. Kurt'un cenazesi için cemevi önünde toplanan yurttaşlar "Katil devlet hesap verecek" sloganı atarken, bir grup polisleri darp etti. Bir polis kaçerken diğeri İMC TV'nin canlı yayın aracına sığındı. Gerginlik araya mahallelilerin girmesiyle yatıştı.
Mermi poliste
Savcı gelmeden birkaç saat önce Cemevi bahçesinde açıklama yapan hukukçular, savcının 24 saat geçmesine rağmen olay yerinde inceleme yapmamasına tepki göstererek, "deliller karartılmak isteniyor" dedi. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik, otopside Kurt'un boynundaki mermi çekirdeğinin çıkartıldığını, merminin ise soruşturmada görevli polisin elinde olduğunu söyledi. Timtik, "Mermi çekirdeği çıkartıldı. Şu anda soruşturmayı yürüten polislerin elinde. Aslında balistik incelemesinin yapılması gerekiyordu ama çekirdek polisin elinde" dedi. Kurşunun sekerek Kurt'a isabet ettiği yönündeki iddiaların sorulması üzerine ise Timtik, Kurt'un hedef gözetilerek açılan ateş sonucu vurulduğunu düşündüklerini belirtti. Timtik, "Sekme olduğunu düşünmüyoruz ama gerçek raporun ardından çıkacak" diye konuştu.
Silahlara inceleme
Savcılık soruşturmasına paralel olarak İstanbul Emniyeti'nin de idari soruşturma başlattığı açıklandı. Kurt'un vurulduğu gün Okmeydanı'nda bulunan 20 polisin silahına el konulduğu ve incelenmek üzere kriminal laboratuvara gönderildiği belirtildi.
Avukat Evrim Deniz Karatana ise, soruşturma kapsamında savcının verdiği bilgiye göre 8 polisin silahına el konulduğunu, ancak polislerin ellerinde barut izi olup olmadığına ilişkin bir inceleme yapılmadığını, şüpheli olarak ifadelerinin alınmadığını belirtti. Ellerinde görüntüler olduğunu ifade eden Karatana, "Görüntülerde ateş edenlerin polis olduğu çok açık. Kesinlikle sekme yok. Merminin sert bir yere çarpıp sekmesi durumunda mermi çekirdeğinde deformasyon olur. Otopsi incelemesinde böyle bir deformasyon olmadığını öğrendik" dedi.
Erdoğan polisini savundu
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan Uğur Kurt'un öldürülmesiyle ilgili göstericileri suçladı, polisini "Molotofkokteyli atılırken polis eli kolu bağlı mı duracak?" diye savundu.
AKP'nin dünkü genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan, Berkin Elvan anması ardından gerçekleşen saldırıyla ilgili yine polisini savundu. Okmeydanı'nda polisin attığı biber gazı fişeğiyle vurulan ve yaşam mücadelesini 268 gün sonra kaybeden 14 yaşındaki Berkin Elvan'ı da hedef alan Erdoğan, şöyle konuştu: "Had bilmezlik, şımarıklık karşısında susacak değiliz. Yeni cinayetler işleyen kan tacirleri karşısında susacak değiliz. Berkin Elvan'ı anmak için okulda törenler düzenlenecekmiş. Her ölüm hadisesinde tören mi düzenleyeceğiz? İşleri güçleri bırakıp tören mi düzenleyeceğiz? Kılıçdaroğlu'na göre ekmek almaya giderken ölmüş. Görüntüler belli. Molotofkokteylleriyle saldırdılar. Bir molotofkokteyli polis aracına düştü. Kolları vücutlarının bir kısmı yandı. Okmeydanı Hastanesi'nde gözetim altındalar. Arkadan bir şortland araca da molotofkokteyli isabet etti. O teröristler camları kırmaya çalışıyor. Yani polis eli kolu bağlı mı duracak? Nasıl sabrediyorlar anlamıyorum."
Erdoğan bugün gerçekleşecek Almanya ziyareti öncesi yaşanan olayların "manidar" olduğunu da savunarak, "Bir şekilde orada da sokakların karıştırılmasına gayret ediyorlar. Biz bunlara seyirci kalmayız. Bazıları da, ‘Almanya’ya gitmezseniz iyi olur’ diyor. Kusura bakmasınlar biz gideriz. Bize o aklı verenler o aklı kendilerine saklasınlar" diye konuştu.
Türkiye polis devleti
İHD, "Cezasızlık politikasını terk edin, öldürülen her kişinin katilini yakalayıp yargı önüne çıkarın" çağrısında bulundu.
İHD Genel Merkezi, Uğur Kurt'un polis tarafından öldürülmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Polisin gösterilerde eylemcilere yönelik silah kullandığına dikkat çeken İHD, "AKP'nin 'polisimi yedirtmem' anlayışından, polisin cesaret alarak, Okmeydanı'nda göstericilere rastgele ateş etti" dedi. Türkiye'nin polis devletine büründüğünü vurgulayan İHD, "Siyasal iktidarın bu otoriter tutumu giderek otokrasiye kaymakta ve Türkiye çok tipik bir polis devleti hüviyetine bürünmüştür. İşte tam da bu noktada cezasızlık, bir devlet politikası olarak karşımıza çıkmakta ve suç işleyen polisler korunarak yeni suçların işlenmesi sağlanmaktadır" eleştirisinde bulundu. İHD, Gezi süreci ile birlikte özellikle Alevi ve solcuların yoğun olarak yaşadığı mahallelere yönelik polis şiddeti"nin artan bir eğilim kazandığına da dikkat çekti. "Bu ayrımcı ve şiddet içeren politika asla kabul edilemez" diyen İHD hükümete seslenerek, "Cezasızlık politikasını terk edin, öldürülen her kişinin katilini yakalayıp yargı önüne çıkarın. Vatandaşların toplanma ve gösteri hakkına müdahale etmekten vazgeçin. Nefret söylemini terk edin ve ayrımcılığı sona erdirin" çağrısında bulundu.
Adana Alevi Platformu da İnönü Parkı'nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, "Cemevine yapılan saldırıyı ve Uğur Kurt'u katledenleri şiddetler kınıyoruz" pankartı açıldı.
İSTANBUL