Polis birçok yerde uyuşturucu çeteleriyle savaşmak yerine uyuşturucu ve fuhuşa karşı mücadele eden BDP'li gençler ve sosyalist örgütler tarafından kurulan çadır eylemine müdahale ediyor.
Son dönemde İstanbul'un özellikle Kürtlerin ve yoksul emekçi kesimlerin yaşadıkları semtlerde ve mahallelerde uyuşturucu yaygınlaşırken, bundan kaynaklı ölümler de artıyor. Başakşehir, Sultangazi, Sancaktepe, Maltepe gibi birçok ilçede uyuşturucu çetelerinin mallarını aleni olarak pazarlasamasana rağmen, polis uyuşturucu satışına göz yumuyor. Polis bu çeteler yerine, "Uyuşturucuya, fuhuş ve asimilasyona son" sloganıyla çadır eylemleri ve yürüyüşler düzenleyen BDP İstanbul Gençlik Meclisi ve diğer sosyalist örgüt üyelerine müdahale ediyor.
Çeteleşmenin ve uyuşturucunun devlet eliyle yayıldığı belirtilen Gazi Mahallesi de uyuşturucuya karşı mücadelenin yürütüldüğü semtlerden birisi.

Çeteler yerine engelleyenler hedefte

Muhalif mahallelerdeki iradeyi kırmak amacıyla uyuşturucunun bilinçli olarak yayıldığı mahallelerde çadırlar kuracak gençleri uyuşturucu bataklığından kurtarmak isteyen kesimin başında BDP İstanbul Gençlik Meclisi geliyor. Demokratik Yurtsever Öğrenci Meclisi'nin bu amaçla açtığı nöbet çadırına Mart ayında yapılan polis müdahalesinde 3 genç gözaltına alınırken, yine BDP İstanbul Gençlik Meclisi'nin uyuşturucu ve çetelerle mücadele etmek amacıyla Beyoğlu'nda kurduğu çadır da onlarca kez polis baskınına uğradı. Geçtiğimiz ay Sancaktepe, Sarıgazi mahallesinde BDP Sancaktepe Gençlik Meclisi tarafından kurulan çadır da polisin hedefi oldu. Çadır "savcılığın çadırın kaldırılması yönünde kararı var" denilerek kaldırılmak istendi.

Karakol çetelerle işbirliğinde

Muhalif kimliği sebebiyle sürekli devletin hedefinde olan Sultangazi ilçesi Gazi Mahallesi'nde artan uyuşturucu kullanımı ve çeteleşmeye karşı devrimci örgütler aktif mücadele ediyor. ESP Sultangazi İlçe Yöneticisi Metin Kürekçi, kurdukları çadırlarda devletin yasalarınca da yasak olan şeylere karşı mücadele ettiklerini ancak polis tarafından baskı gördüklerini söyledi. Mahalledeki uyuşturucu trafiğinin karakol tarafından yönetildiğini vurgulayan Kürekçi, herhangi bir uyuşturucu ya da fuhuş olayında polise haber verdiklerinde polisin ya gelmediğini ya da gelince üstün körü olayı incelediğini söyledi.

Muhalif mahalleler hedef alınıyor

Devletin, muhalif mahalleleri hedef aldığını, burada yaşayan gençlerin örgütlenmemesi için uyuşturucu ve asimilasyon politikası uyguladığını söyleyen Kürekçi, bu yüzden gençlerin sorunlarıyla ilgilenemez hale geldiğini vurguladı. Uyuşturucu satıcılarının yerlerinin belli olmasına rağmen polisin hiçbir müdahalede bulunmamasını bilinçli bir devlet politikası olarak değerlendiren Kürekçi, polislerin bazen satıcıları gözaltına aldığını ancak ertesi gün serbest bıraktığını ifade etti. Kürekçi çetelerin gündüz vakti sokak ortasında satış yapmasına rağmen, polisin buna göz yumduğunu söyledi.

Uyuşturucuya karşı mücadele suç!

Kürekçi, uyuşturucuya karşı mücadele etmeleri nedeniyle polis baskısına maruz kaldıklarını vurgulayarak, ailelerinin polisler tarafından arandığını ve kendilerine,"Bu tür çadır eylemlerini terör örgütleri düzenliyor. Çocuklarınıza sahip çıkın" denildiğini aktardı. Eylem çadırının açıldığı günden beri ziyaretçi akınına uğradığını belirten Metin Kürekçi, gençleri bilinçlendirmek amacıyla kimi zaman doktorlar çağırdıklarını, ayrıca film ve belgesel de izlettiklerini ifade etti.

'Bedava dağıtıp tuzak kurdular'

Mahalle sakinlerinden, kimliğini açıklamak istemeyen B.K. de uyuşturucu çeteleri aracılığıyla uyuşturucuya başlayanlardan. Yürütülen mücadele sayesinde uyuşturucu kullanmayı bırakan B.K., "Bir torbacı, arkadaşıma sürekli Korex denilen eroin maddesini bedava veriyordu. Arkadaşım da bize getiriyordu para vermeden beraber içiyorduk ama o zamanlar Korex' in eroin olduğunu bilmiyordum çünkü bize eroin değil demişlerdi" dedi. B.K., ilk başlarda bedava verilen uyuşturucunun alışıldıktan sonra parayla satılarak tuzak kurulduğunu belirtti.

'Hastaneler sadece oyalıyor'

B.K., uyuşturucu bulamadığı zaman kriz geçirdiğini,  kemiklerinin ağrıdığını ve bu yüzden de bırakmaya karar verdiğini söyleyerek tedavi olmaya karar verdiğini söyledi. B.K " Tedavi olmak için hastanelere gittim ancak her defasında aylarca sonrasına randevular verildi. Sürekli bir oyalama politikası vardı. Bu yüzden hastanelere gitmeyi bıraktım" dedi.

Fuhuşa ve uyuşturucuya karşı kurulan çadırlara gelerek uyuşturucu kullanmayı bıraktığını söylen B.K., "Ben uyuşturucu bataklığından kurtuldum ama bencil davranmayacağım ve tüm uyuşturucu kullanan arkadaşlarıma destek olmak amacıyla çadırlarda mücadeleye vermeye devam edeceğim" dedi.

DİHA/İSTANBUL