
‘Kendimiz üretiyoruz’
Doğan, yeni yaşamı inşa ederken, toplumsal cinsiyet rollerini reddettiklerini, kadın-erkek işi ayrımı yapmadıklarını, kolektifte yer alan erkeklerin de toplumsal cinsiyet rollerini reddettiklerini ve kendilerini dönüştürmeye çalıştıklarını dile getirdi.
Kolektifi 26A olarak kapitalizmin dayattığı bencilliğe, rekabetçiliğe ve çılgın tüketim kültürüne karşı olduklarını ifade eden Doğan, “Temel ilkelerimiz paylaşma ve dayanışmadır. Bu ilkeler çerçevesinde kapitalizme karşı barikatlar kuruyoruz. Kapitalist şirketlerin ürünlerini almıyoruz. Biz bu ürünleri kendimiz de kullanmıyoruz ve satmıyoruz. Biz buna alternatif olarak kendi el yapımı limonatamızı, salçamızı yapıyoruz” diye belirtti.
‘Geleceğe bir dünya taşıyoruz’
Yaklaşık bir yıldır Kolektif 26A’da çalıştığını dile getiren Merve Demir ise, kolektifte yer alan kadınlarla birlikte bir farkındalık yaşattıklarını söylerken; “Biz farkındalık yaratmıyoruz, yaşatıyoruz. Üreterek ve paylaşarak yaşamak istediğimizi söylüyoruz. Daha büyük hayallerimiz var. İspanya’daki anarşizmin önemli isimlerinden biri olan Duritti yoldaşın da dediği gibi, geleceğe büyük bir dünya taşıyoruz ve bunları büyütüyoruz” diye konuştu.
İleriki süreçte bir kadın kooperatifi de oluşturmayı düşündüklerini söyleyen Demir, konuşmasının sonunda katliamcı ve devletçi geleneğin karşısında olduklarını bu geleneğe karşı her an barikatlar kurduklarını ifade etti.
ZEHRA DOÐAN/ASİYE TEKİN/JINHA/İSTANBUL