AKP'nin kadın bedeni üzerinde yürüttüğü kirli savaş tüm vahşetiyle devam ederken, yürütülen savaşın kirli fotoğrafı en son Cizîr'de bir kadının katledilip bedeninin teşhir edilmesi ile bir kez daha ortaya çıktı. Henüz ismi öğrenilmeyen kadının cenazesine yönelik yapılan vahşi uygulama kadınların büyük öfkesine neden oldu. Amed, Colemêrg, Ankara, Mersin, Dêrsim ve Sêrt'te hafta sonu bir araya gelen kadınlar, devletin kadın teşhirciliğini yürüyüş ve basın açıklamalarıyla protesto etti. 


Çıplaklığımız sizin onursuzluğunuz

Dêrsim’de Sanat Sokağı'nda bir araya gelen kadınlar, devletin katlettiği kadınların fotoğraflarını taşıyarak, "Katil devlet hesap verecek" sloganını attı. Açıklama yapan DBP Dersim İl Eşbaşkanı Gülseven Yıldız, erkekler tarafından belirlenen savaş ahlakı ve hukukunu dahi hiçe sayan zihniyetin soykırım politikalarının AKP hükümeti ile daha derinlikli ve daha ahlaksızlaştığına vurgu yaptı. Söz konusu Kürtler olunca kör, sağır ve dilsizi oynayanlara seslenen Yıldız, "Bedenlerimizi teşhir ederek yüreğimizdeki özgürlük ateşini söndüremezsiniz. Çıplaklığımız bizim onurumuz, sizin onursuzluğunuzdur" dedi.


Bu zihniyetin Kürdistan’da yeri yok

Amed’in Licê ilçesinde bir araya gelen Kongreya Jinên Azad (KJA) bileşenleri basın açıklaması düzenledi. Burada konuşan DBP İlçe Eşbaşkanı Gülistan İncekara, kadın bedeni üzerinde barbarca kendini yaşatan zihniyetin Kürdistan'da yeri olmadığını ifade etti. 

Özgür Demokratik Genç Kadınlar (ÖDGK) de yaptığı yazılı açıklamayla katliamı kınadı. 


Soruşturma talebi

Colemêrg’de İHD İl Şubesi, Kadın Komisyonu ve Sêrt’te HDP’li kadınlar basın açıklaması yaptı. "Yakılan, parçalanan, uzuvları koparılan insan bedenleri yaşananların boyutunu gösteriyor" diyen kadınlar, Cizîr'deki dehşet manzaralarının tüyler ürperten boyuta vardığını ifade etti. Kadın bedenine işkence yapanların yargı önüne çıkarılması ve cezalandırılması için olayın takipçisi olacaklarını belirten kadınlar soruşturma talep etti. 

KJA Colemêrg bileşenlerinin basın açıklamasında ise devletin katliam ve vahşet uygulamalarına direnişle cevap verileceği kaydedildi. 


Dün Özgecan’ı katleden zihniyet Bugün Cizîr’de

Mersin'de Mersin Forum AVM önünde yapılan basın açıklamasına çok sayıda kadın katılırken, "Dün Özgecan'a tecavüz edip katleden zihniyet bugün Cizre'de" pankartı açıldı. 

Ankara’da ise KJA üyeleri ve ÖDGK Yüksel caddesinden Sakarya Caddesi'ne yürüyüş düzenledi. Polisin engellemeye çalıştığı eyleme HDP Ankara İl Eşbaşkanı Birsen Kaya, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ve Ankara Kadın Platformu üyeleri de destek verdi. 


 HABER MERKEZİ






Savaş suçu BM’ye taşınıyor


Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu, Cizîra Botan'da katledilen kadının bedeninin güvenlik güçleri tarafından çıplak teşhirini Birleşmiş Milletler’e (BM) taşıyor.

ANF’ye konuşan Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’nun kurucusu avukat Eren Keskin, kadın bedenine yapılan saldırı konusunda BM İşkenceyi Önleme Komitesi’ne başvuru yapacaklarını ve  olayın araştırılması için Cizîr'e bir heyet gönderilmesini isteyeceklerini aktardı. Uluslararası hukukta kadına yönelik şiddetin savaş ve insanlık suçu olarak değerlendirildiğini hatırlatan Keskin, “Cenevre Konvansiyonu’na göre Türkiye açık bir savaş suçu işledi” dedi.


BM Cizîr'e heyet göndersin

Uluslararası hukukta kadına yönelik şiddetin, özellikle Bosna ve Ruanda savaşlarından sonra, hem savaş hem de insanlık suçu olarak değerlendirildiğine dikkat çeken Keskin, Cizîr’de katledilen bir kadının bedeninin yine çıplak olarak teşhir edilmesinin açık bir savaş suçu oluşturduğunu kaydetti. “Cenevre Konvansiyonu’na göre Türkiye açık bir savaş suçu işledi” diyen Keskin, “Biz, Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu olarak, bu hafta BM İşkenceyi Önleme Komitesi’ne bu konuda bir başvuru yapacağız ve bu olayın araştırılması için Cizre’ye bir heyet gönderilmesini isteyeceğiz” dedi. BM’nin bu konu hakkında koyduğu açık hükümler ve aldığı kararlar olduğunu hatırlatan Keskin, bu hükümlerin sözleşmeye taraf olan Türkiye’de art arda ihlal edildiğini, bunun bir yaptırımı olması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, “Bu sözleşmeler çocuk oyuncağı değil. Sadece süs olsun diye yapılmıyor. Bu sözleşmeleri imzalayan devletlerin onlara uyma yükümlülüğü var” şeklinde konuştu.

Teşhir olayının vali tarafından yalanlanmasına da cevap veren Keskin, “Biz zaten bunun tespit edilmesi için BM’den heyet gelmesini istiyoruz” dedi. 


 HABER MERKEZİ