Urfa’nın Birecik İlçesi’ne bağlı Zarêta Serxetê (Ziyaret) Köyü’nde kurulan çadır, dün sabah saatlerinde yeniden Türk devlet güçlerinin saldırısına uğradı. Çadırları ve araçları yakarak, 8 kişiyi gözaltına alıp 15 kişiyi de yaralayan zırhlı araçlar, TOMA’lar eşliğindeki yüzlerce Türk polisi ve askeri, 50 genci tepeden çıkardıktan sonra Rojava tarafındaki çeteler aydınlatma fişeğiyle mesaj verdi. Saldırıyı protesto eden DBP, yeniden sınıra gitmeye karar verdi.

Kuzey Kürtlerinin, bazı uluslararası güçler ve bölge devletlerinin desteklediği Sünni Arap milliyetçilerin denetimindeki çetelerden IŞİD’in işgal amacıyla saldırdığı Kobanê‘ye destek amacıyla sınır hattına yürümesi, Türk devlet güçlerinin saldırısına uğramıştı. Özellikle sınırları tanımayan Kürtlerin, telleri kaldırarak Rojava’ya geçmesini hazmedemeyen devlet güçleri, gaz bombası, tazyik su ve zırhlı araçlarla saldırıya geçmiş, Zarêta Serxetê, Alzeran ve Aşme’deki çadırlar ile araçları yakmıştı. Devlet güçlerine direnen halk ise eylemlerinde ısrarcı olmuş, taşlarla karşılık vermiş ve nöbet noktalarında ayrılmamıştı.
Saldırılar önceki akşam Suruç’ta yürüyüşle protesto edildi. Suruç Amara Kültür ve Sanat Merkezi önünden başlayarak Suruç Belediye Binası’na kadar süren yürüyüşe DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, DBP Urfa il ve ilçe teşkilatları, belediye başkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı. Yürüyüşün ardından Suruç Belediyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, Türkiye’nin tercihini IŞİD’ten yana yaptığını belirterek, “Diğer taraf, Rojava da bizim yurdumuzdur. Biz yurdumuzun dört parçasına da sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.
DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise çadır eylemlerinin devam edeceğini belirtti.

Dün sabah yine saldırdılar

Urfa’nın Birecik İlçesi’ne bağlı Zarêta Serxetê (Ziyaret) Köyü’nde kurulan çadır, dün sabah saatlerinde yeniden Türk devlet güçlerinin saldırısına uğradı. Sabah 05.00 sıralarında yüzlerce asker ve polisin yer aldığı saldırıda, çok sayıda askeri araç ve TOMA da kullanıldı. Asker ve polislerin saldırısına gençlerin taş ve havai fişeklerle karşılık vermesinin ardından çatışmalar çıkarken, kullanılan yoğun gaz bombalarından dolayı birçok yurttaş etkilendi.
Çadır alanın çevresindeki tepelerden de yurttaşların bulunduğu bölgeye çok sayıda gaz bombası atan asker ve polisler, kimi zaman hakaretlere varacak anonslar yaptı. Çatışmalarda rast gele yüzlerce gaz bombası atan askerler, köyde bulunan evleri de hedef alarak gaz bombası kullandı. Evlere atılan gaz bombalarından dolayı yurttaşlar evlerini terk etmek zorunda kaldı.

50 genç direndi

Kullanılan binlerce gaz bombası, askeri gücün karşısında yurttaşları koruyan yaklaşık 50 genç uzun süre direnirken askerlerin, geçişini kolaylaştırmak için Birecik’in AKP’li belediyesi kepçe ile yol açtı.
Askerler, saldırıda gazdan kaçan kadın ve yaşlıları da gaz bombalarıyla kovaladı. Saldırı sırasında askerlerce gözaltına alınan en az 6 genç de şiddete maruz kaldı. Yine askerler, alandaki iki çadırı, en az 4 araç, jeneratör, yiyecek, yurttaşların giysileri, battaniye gibi çadırda ne varsa kırıp döktükten sonra yaktı. Yaklaşık 10 kilometre yurttaşları gaz bombaları ile kovalayan askeri güç, çadırların bulunduğu tepeyi işgal ettikten sonra yurttaşlara hakaret edip, çevre köylere de gaz bombası attı. Gazdan etkilenerek fenalaşan yurttaşlarsa çevrede bulunanlar tarafından alandan uzaklaştırıldı.
Bu arada saldırının ardından hâkimiyeti eline alan askerlerin, çetelerin işgali altındaki Cerablus’tan net görülebilecek bir noktaya attıkları havada uzun süre aydınlık yaratan ve düştüğü Fırat Nehri’ni de aydınlatan aydınlatma fişeği, yurttaşlar tarafından IŞİD’e “Zafer bizimdir” mesajı verildi şeklinde değerlendirildi.

‘Vekillere eleştiri’

Diğer yandan da yurttaşlar, dünden itibaren askerlerin yığınak yaptığını, bunu tüm milletvekillerinin bildiğini, ancak kendilerine saldırı olmayacağı doğrultusunda bilgi verildiğini, saldırı olduğunda Halfeti Belediye Eşbaşkanı Mustafa Bayram ve DBP yöneticilerinden başka kimsenin bulunmadığını ifade ederek, tepkilerini dile getirdi.
Saldırının ardından alandaki yurttaşlar Birecek ilçe merkezine geçti.

Birecik’te protesto edildi

İlçe merkezine gelen yurttaşlar, DBP ilçe binası önünde toplanarak “Biji berxwanada YPG”, “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganları ve havai fişekler eşliğinde yürüyüşe geçti. Bini aşkın kişi ilçe meydanına kadar yürüdü. Burada “Çerxa Şoreşê” marşı eşliğinde saygı duruşunda bulundu. Ardından açıklamaya yapan Urfa DBP İl Genel Meclis üyesi Aliye Kızıldamar, Kobanê’ye yönelik saldırı ve ablukaya dikkat çekerek, Kobanê halkının yanında olduklarını göstermek amacıyla direniş çadırının kurulduğunu hatırlattı. Kızıldamar, “Çadırlar IŞİD’in hareket alanını daralttığı için çeteleri rahatsız etti, aynı zamanda devlet ve hükümet yetkilileri de rahatsız etmiş olacak ki; dün sabah saatlerinde direniş çadırlarımıza saldırdılar. Bu sabah aynı saatlerde adeta bir kara hareketi yapılıyormuşçasına direniş çadırlarımıza saldırdılar. Yaşanan saldırılarda çadır ve araçlar başta olmak üzere çadırda bulunan her şey yakıldı” diye konuştu.

8 kişi gözaltına alındı

8 kişinin gözaltına alındığı ve 15 kişinin de yaralandığı bilgisini paylaşan Kızıldamar, “Devlet ve IŞİD çeteleri de iyi bilsinler ki; biz bu mücadeleye bugüne kadar bedel ödeyerek geldik. Ve bedel ödemeye rağmen mücadelemiz devam edecek. Kürt halkını tanımayanlar onun direniş tarihine bakıp öğrenebilirler” dedi.
Ardından kısa bir konuşma yapan HDK Çukurova Bölge Temsilcisi Hasan İla, halkın günlerdir göstermiş olduğu direnişi kutlayarak, bu tür saldırılara karşı halkın tavrın ortada olduğunu ve direnişlerinin süreceğini belirtti.
Açıklamanın ardından yeniden DBP İlçe binasına yürüyüş yapıldı.

Durum değerlendirmesi yapılacak

Yurttaşlar, DBP İlçe binasında HDP İstanbul Milletvekilli Sebahat Tuncel, tarafından ziyaret edildi. Ziyarette konuşan Tuncel, Rojava halkına destek olmak için demokratik haklarını kullanan yurttaşlara devletin orantısız bir şekilde saldırdığını belirtti. Bu orantısız saldırının peşini bırakmayacaklarını kaydeden Tuncel, saldırıyı ve direnişin bundan sonraki seyrini tartışmak için DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek ve parti yöneticilerin katılımıyla toplantı gerçekleştireceklerini de söyleyerek, toplantının ardından gerekli açıklamanın yapılacağını söyledi.
Tekrar sınıra doğru
Suruç’taki toplantının ardından aralarında HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, HDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata ile DBP’li seçilmişler ve yurttaşlar olay yerini incelemek için Zarêta Serxet Köyü’ne doğru hareket etti.

DBP açıklama yaptı

DBP Genel Merkezi, Suruç’taki saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. “IŞİD kimdir, AKP Hükümeti neden destekliyor? Bu soruların cevabı önemlidir” denilen açıklamada, IŞİD’in sözde İslamiyet adına halkları en vahşi yöntemlerle katlettiği belirtildi. AKP Hükümeti’nin İslamiyet’in esası sevgi, adalet ve hoşgörü mü yoksa korku, ölüm ve vahşet midir diye karar vermesi gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, “11 Haziran 2014’te IŞİD Musul’da Türkiye Konsolosluğunu bastı, kendi binası olarak kullanıyor, içindeki 49 Türkiye vatandaşını rehin aldı. 21 Temmuz 2014’teyiz ve hala bu vatandaşlar rehindir. AKP Hükümeti sırf Kürtler Rojava’da bir irade sahibi olamasınlar diye IŞİD’in böylesi büyük bir hakaretini içine sindirebilmiştir. Bu Kürt nefretinin nedeni nedir? Neden AKP Hükümeti’nin siyasi, sosyal, iç ve dış politikasının omurgasını Kürt düşmanlığı oluşturuyor? Böylesi bir nefretten ve düşmanlıktan barış nasıl doğacak?” soruları sıralandı.

‘Faşizmi destekliyorsunuz’

Türk Hükümeti’ne “IŞİD’i destekleyerek, terörü, vahşeti, faşizmi destekliyorsunuz”denilen açıklamada, şunlar vurgulandı: “Biz, Rojava Kürtlerine karşı yürütülen bu savaşın karşısında sonuna kadar duracağız ve mücadelemizi yükselteceğiz. Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Ömer bugün yaşıyor olsalardı Rojava’da IŞİD’e karşı savaşırlardı. Lenin, Che, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Şêx Sait, Seyit Rıza bugün yaşıyor olsalardı; bir an bile düşünmez Rojava halkının yanında yer alır ve dayanışlardı. Buradan sevgi, adalet, eşitlik ve hoşgörü temelli islami yaklaşımı esas alan gerçek Müslümanları ve tüm demokrat güçleri Rojava halkının yanında yer almaya IŞİD’e karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.”

DİHA/URFA




Şirinabak’ın durumu

Suruç’un Alizera Köyü’nün Rojava sınırında yüzünden gaz kapsülüyle vurulan Mehmet Şirinabak’ın (42) yüzünde kalıcı hasar oluştu.
Rojavalılar ile buluşan ve kutlama yapan kitleye polis ve asker tarafından yapılan saldırıda Mehmet Şirinabak yüzünden vuruldu. Boynunun sol tarafından yakın mesafeden gaz kapsülü isabet eden Mehmet Şirinabak’ın yüzünde kalıcı hasar oluştuğu ve sol tarafındaki bütün sinir damarlarının koptuğu öğrenildi. Çene kısmındaki kemikleri de parçalanan Şirinabak’ın Antep’te özel bir hastaneye sevk edildiği öğrenildi.

Meskan yakıldı
Hakkari Halk İnisiyatifi tarafından 89 gün önce Meskan Dağı’nda askeri karakol yapımına karşı kurulan çadırlar, askerler tarafından ateşe verildi.
Kentteki aşiret çatışmaları nedeniyle çadır nöbeti direnişindeki mahalle meclisi üyelerinin kent merkezine geldikten sonra çadırların askerler tarafından önceki akşam ateşe verildiği öğrenildi.