Devletin 'hayata dönüş' adını verdiği cezaevi katliamıyla ilgili ancak 10 yıl sonra 12 tutsağın yaşamını yitirdiği Bayrampaşa Cezaevi'yle ilgili dava açıldı. Bakırköy 13. ağır Ceza Mahkemesi'nde katliamın sorumluları ve uygulayıcıları değil 39 er hakkında açılan davanın dosyasında bulunan Tufan Planı, operasyonun ölüm oruçlarından önce planlandığının en somut belgesi. Operasyona ilişkin tüm ayrıntılar ile komuta kademesindeki askerlerin isimlerinin yer aldığı Tufan Planı'na göre, Jandarma Genel Komutanlığı, 11 Ekim 2000 tarihinde müdahale planının hazırlanması için emir veriyor. O tarihte henüz cezaevlerinde açlık grevi dahi başlamamıştı. Tutukluların açlık grevine başladığı tarih, 20 Ekim 2000. Plana son şeklinin verildiği tarih ise 15 Aralık 2000.


'Müdahale' planı

Operasyona katılacak olan Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı'na (JÖAK)bağlı jandarma komandoları ise İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı'nın emrine 12 Aralık'ta verildi. Bu tarih önemli. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün "F tipi cezaevlerinin açılışı ertelenmiştir" açıklamasını yaptığı 10 Aralık'tan 2 gün sonra Bayrampaşa Cezaevi'ne müdahale edecek ekibin hazır olduğu anlaşılıyor.
Plandaki ifade şöyle: "İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı, Ümraniye Cezaevi'nde tecrit tedbirlerini alırken, Bayrampaşa Cezaevi'nde ölüm orucunda bulunan terör suçlusu hükümlü ve tutukluları bulundukları ortamdan kurtarmak, devlet otoritesini tesis etmek, geniş çapta arama yaparak cezaevine sokulan ateşli, kesici ve delici aletleri ele geçirmek ve sevki istenen tutuklu ve hükümlülerin naklini gerçekleştirmek maksadıyla G günü S saatinde müdahalede bulunulacaktır."

Amaç: Devlet otoritesini kurmak

Yirmi cezaevinde eş zamanlı yapılan ve 28 tutsağın öldürüldüğü, onlarcasının yaralandığı katliamı, devletin sözcüleri, "Müdahale etmeseydik, ölüm orucunda öleceklerdi. Hayatlarını kurtardık" şeklinde açıkladı. Ancak, Tufan Planı'nda operasyonun amacı açık bir biçimde "Devlet otoritesini cezaevinde yeniden tesis etmek" olarak tanımlanıyor. Planda, "devletin hükümlü ve tutukluların kontrolü altındaki Bayrampaşa Cezaevi'ne 5 yıldır giremediği", "cezaevine çeşitli usül ve yöntemlerle 7.65 milimetre ve 9 milimetre çapında 70 kadar tabanca ve el bombası sokulduğu" gibi iddialar da yer alıyor. Ancak bu iddiaları kanıtlayacak tek bir delil bile bugüne kadar bulunamadı.



RUKEN ADALI / ANF/İSTANBUL