Dünyanın Sokakları
ABD başkanı Trump göreve gelir gelmez yedi ülkenin vizelerinin iptal edileceğini duyurdu. Bu yazıyı yazarken henüz kesinlik kazanmayan bu ülkeler, Somali, Sudan, Suriye, Irak, İran, Libya ve Yemen’di. Bu ülkelerin aralarındaki ortak şeyin ne olduğunu söylememe hiç gerek yok sanırım ve her an bu ülkelere eklenebilecek ülkelerin hangileri olabileceğine dair yeni tahminlerde bulunmak da çok zor değil. Garip olan bu yazıyı okuyacak olanların bile bunu çok normal bulacak olması. Yeni faşizmin meşruiyeti burada zaten.
Bir yandan bizi sınırların arkasına iterken öte yandan bu sınırlarla sıkıştırılmış şiddet üretiminin nedeninin bizzat kendisi olduğunu çoktan unutmuş oluyoruz. Sınır ve şiddet sarmalının alzheimer’ından başka bir şey değil bu. Ancak böyle her birimizi devletlerin haklı olduğuna hatta Trump’ın bile doğru yaptığına inandıran şey ortaya çıkabiliyor.
Bu kararlar Avrupalı faşistleri de oldukça heyecanlandırıyor. Yumuşak ve incelikli faşizmin yerini, Trump’ın simgelediği kaba ve hoyrat ırkçılığın alması an meselesi. Parmak izleri ve göz retinaları kontrolleri ile kafatasları yerine yeniden incelikli, ayrıntılı olarak tespit edilen ırkçılık, bundan sonra her yaşadığımız yerde bizi takip edecek. Tek farkı göğüslerimizde sarı yıldızlar yerine kendimizden sökemediğimiz göz retinaları ile dolaşmamız ve dünyanın bütününün toplama kampına dönüşüyor olması.
Berlin duvarının yıkılması simgesel anlamda bir önem taşıyor burada. Bu duvarı desteklemeniz, sevip sevmemeniz bir şeyi değiştirmiyor. Bu duvar yıkıldığından beri, bu duvarın ruhu, bütün dünyayı ele geçirmiş durumda. Neoliberalizmin keskin zaferi, sadece güvencesizlik ve esneklik ile üretim biçiminin kazanımlarını parçalamakla kalmadı aynı zamanda tesadüfen! kimlikler ile belirlenmiş kastların etrafını ördü. Kendi ülkelerinde Filistinliler, Kürtler, ABD’de hispanikler, siyahlar, Avrupa’da Araplar, Afrikalılar bu yeni paryanın tehlike arz eden göz retinaları olarak görünüyor. Sadece bununla kalmıyor yeni getto sınırları. Evlerin etrafını parasını kendilerinin ödediği güvenlik duvarlarıyla, kamera hendekleriyle, içerden kapattıkları mahpusluklarında zenginler de kendilerini hapsediyorlar. Diğerlerinden tek farkları gardiyanlarının parasını kendileri ödemeleri.
Trump sadece bununla da kalmadı. Sanal dünyanın yeni ferman aracı tweet ile ABD-Meksika arasında ki ‘O duvarı da öreceğiz.’ müjdesi verdi kendi taraftarlarına. Özgürlük düşüncesinin sahte savunucularının yalanları, bir duvar olarak suratımıza çarpacak. Sokaklarında rahatça dolaşılabilecek tek şeyin sermaye olduğu bu dünyada, devletler ve sınırlar sürekli kontrol altına alınmış göz retinalarımızla, dünyanın göz bebeği artık.
Yeni dünyaya hoş geldiniz…