
Kürdistan’da gençlik sadece bir gençlik hareketi değildir. Türkiye, Avrupa ya da dünyanın herhangi bir ülkesindeki gençlik hareketi karakterinde olamaz. Türkiye ya da başka ülkelerdeki gençlik örgütleri sadece gençlik sorunlarıyla ilgilenirler. Gençliğin siyasal, sosyal ve kültürel yaşamda etkin yer almasını savunurlar. Kürdistan gençliğinin görevleri ise bundan ötedir. Çünkü gençlik zaten siyasal, sosyal ve kültürel yaşamın içindedir. Kürt gençliği daha farklı görevlerle karşı karşıyadır. Sadece gençliğe yer açmak, gençliğin etkin olmasını sağlamak değil, tüm alanlarda öncülük yapmak, hatta tüm çalışmaların temel gövdesi haline gelme sorumluluğu vardır. Siyasal, sosyal, kültürel, askeri her alanda hem öncülük yapacaktır hem de her alandaki örgütlenme ve mücadelenin esas gücü olacaktır. Bu açıdan 30 Kasım’da yapılan kongre bir parti kongresi ya da tüm siyasi, sosyal ve kültürel alan konferansı biçiminde gerçekleşecektir.
Kürdistan bir gençlik halkına sahiptir. Kürtlerin çoğunluğu gençtir. Kürtler gençlik halkıdır. Bu açıdan Kürdistan’da gençlik derken doğrudan bir ulustan, halktan söz ediyoruz demektir. Eğer Kürt halkının yüzde yetmişi genç nüfusa sahipse, o zaman gençlik Kürdistan’daki tüm sorunların sahiplenicisi demektir. Siyasi alanda bir sorun varsa gençlik kendini sorumlu görecek ve sahiplenecektir. Sosyal alanda sorunlar varsa gençlik kendini sorumlu görüp sahiplenecektir. Tüm alanlar için de bu geçerlidir. Her alandaki başarı ya da başarısızlık gençliğe aittir. Kürt toplumunun yüzde yetmişi gençse ve gençlik devrimin öncüsüdür diyorsak gençlik sorunlara böyle yaklaşacaktır. Yoksa sadece gençlik sorunlarıyla ilgilenme ya da gençlik örgütlenmelerinden kendini sorumlu gören bir gençlik hareketi Kürdistan halkının Özgürlük Mücadelesinin ihtiyaçlarına cevap veremez. Gençlik hareketinin PKK’nin grup aşamasından bu yana geçen 41 yılın olgunluğunu kendi dinamizmiyle birleştirerek mücadeleyi başarıya ulaştırma sorumluluğu vardır. Artık PKK’nin de, bu mücadelenin de gerçek sahibi benim diyebilmelidir. Kendisini bir hareketin sadece gençlik örgütü olarak görürse tarihsel rolünü üstlenemez. Böyle bir dar yaklaşımla parti de mücadele de sahipsiz kalır.
Gençliğin demokratik siyasi parti şöyle, şu kurumlar böyle, şu örgüt ve çalışma şöyle eksiklikler yaşıyor demeye hakkı yoktur. Gençlik şikayet eden bir konumda olamaz. Geleceğin sahibi olarak her konuda söz sahibi olan bir toplumsal güçtür. Toplumun esas gücüdür. Kürtler söz konusu olduğunda toplumun ta kendisidir. Bu açıdan bu kongrede gençlik üzerine büyük sorumluluklar düştüğünü bir daha ortaya konacak ve bu sorumlulukları üstlenilecektir.
Gençlik hareketinin kızıl yıldızı olan Ali Çiçek, Kürt halkının tüm acısını, sevincini kendinde duyumsayan ve binlerce yılın sorumluluğunu duyan bir gençti. Bu nedenle PKK’nin büyük önderlerinden 14 Temmuz direnişinin büyük kahramanı Hayri Durmuş Ali Çiçek’e bu özelliklerinden dolayı “O bizim kızıl yıldızımızdır” demiştir. Ali Çiçek bir halkın özgürlüğünün savunuculuğunu üstlenmiştir. Binlerce yıllık olumsuzluğa son verip Kürt’ü özgür kılma iddiasıyla bu mücadelenin en önünde yer almıştır. Ali Çiçek’in yoldaşı ve takipçisi olmak, aynı zamanda büyük iddia sahibi olmak ve tüm sorunlara sahip çıkmaktır.
30 Kasım’da toplanacak gençlik kongresi yanı başında yatan Ali Çiçek’i duyumsayarak bu kongreyi tarihi bir gençlik kongresi yapmalıdır. Kongreye başlamadan önce Ali Çiçek’in mezarı ziyaret edilip bu gençlik önderine söz verilerek bu kongre 14 Temmuz direnişçilerinin ruhuna uygun bir devrimci kongre haline getirilmelidir. Gençlik bu kongreyi bir devrimci hamle haline getirebilmelidir.
PKK, kendini sistemin her türlü yaşamı ve ufkundan koparan gençlerin yarattığı bir partidir. Bugünün gençliği de kendini kapitalist modernitenin her türlü anlayışı ve yaşamından kopararak özgür ve demokrasinin kurucusu ve mücadele gücü olmalıdır. Bu temelde gençlik kongresini selamlıyor, üstün başarılar diliyorum.