
DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ise sözlerine daha önce böylesi bir süreci yaşamadıklarını ifade ederek başladı.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürt halkının varlık ve kimlik
taleplerine ret ve inkar politikalarıyla karşılık verildiğine söyleyen
Dicle, "Halkımız, 1925 Şêx Said İsyanı'ndan bu yana birçok acılar
yaşadıklarını büyüklerinden duyarak bugünlere gelmişlerdir. Türkiye
Cumhuriyeti bu sorunu çözmeyerek 29'uncu isyan olarak değerlendirilen
bir sürecin başlamasına neden olmuşlardır. Bu mücadelenin yürütücüsü
olan Öcalan'ın verdiği çabalar sonucunda sorunun silahlı şiddet
alanından demokrasi alanına çekilmesi yönünde 2,5 yıldır fedakar bir
süreç yürütülüyordu. 10 madde üzerinden müzakereye karar veren mutabakat
önemliydi. Ne yazık ki AKP hükümeti bu kıymetli süreci adeta elinin
tersiyle iterek barış ve çözüm masasını devirdiler. O günden beri devlet
tarafından hem Kürt halkının Rojava'daki kazanımlarını hem de 40 yıllık
mücadelenin kazanımını yok etmeye çalışan, kural tanımayan bir savaş
konseptini hayata geçirildi. En son Cizre'de, 30'un üzerinde yaralının
bulunduğu bodrumda sivilleri ölüme terk eden bir mizansen oynanıyor.
Kürt halkına bir korku politikası yaymak isteniyor. Vahşet bodrumuna
defalarca ambulanslar gitmesine rağmen devlet adına savaşan güçler bir
çatışma mizanseni yaratarak yaralıların alınmasına engel oldu. Bu tablo
zulmün ve vahşetin tablosudur" diye konuştu.
Vahşet bodrumundaki yaralıların halen yaşadıklarından şüpheli
olduklarını paylaşan Dicle, o bodrum katında adeta canlı yayında
yaralıların nasıl infaz edileceğini gösteren bir vahşet tablosunun
yaşandığını vurguladı.
Yine Sur'da, 2 ayı aşkın bir süredir tank ve topların kullanıldığı
saldırılarla göçertme politikasının uygulandığını kaydeden Dicle, sokağa
çıkma yasağının kaldırıldığı 9 mahallede tek bir hendek olmamasına
rağmen halka evlerini boşaltma çağrısının yapıldığına dikkat çekti.
'Halkımızın sabrını zorlamayın'
"Bu soruyu tüm vicdan sahiplerine soruyorum. Halklarımızın birlikteliğine bile zarar verecek bir boyuta gelmiştir. Kürt halkı politik bir halktır ve ne zaman ne yapacağını bilir, ancak öfkenin de bir sınırı vardır" diyen Dicle, aylardır devlete "ateşle oynadıklarını" söylemelerine rağmen herkesin duvar gibi sessiz kaldığını söyledi.
'Türkiye halklarından ses çıkarmalarını bekliyoruz'
Devlet ve hükümet yetkililerine bu zulme son vermeleri çağrısında bulunan Dicle, şu uyarılarda bulundu: "Türkiye'yi, Irak gibi Suriye gibi bir uçurum içerisine atmayın. Sizler savaşta ısrar ettikçe bir barışta ısrar edeceğiz, ama bilin ki halkımızın da bir sabrı vardır ve halkın sabrını zorlamayın. Hepimiz ciddi bir tehlike altındayız. HDK ve HDP olarak yapılan çağrıyı sahipleniyoruz. Her gece 19.00'dan itibaren 'zulme karşı barışa ses ver' şiarıyla halkımızı yapılan zulmü protesto etmeye çağırıyoruz. Demokratik eylemlerden ve protestolardan vazgeçmeyeceğiz. Halkların aydınlık yarınları için zulme karşı direnmekten vazgeçmeyeceğiz. Türkiye halklarından da Kürt halkına yalnız değilsiniz size karşı yürütülen zulme karşı bizde sessiz kalmıyoruz demesini bekliyoruz" dedi.