Türk devleti Libya’daki iç savaşı, çete gruplarına yıllardır verdiği destekle besledi. General Halife Hafter’e bağlı güçlerin taaruzu ile son dönemde Türk devletinin desteklediği çete grupları yenilginin eşiğine geldi. Bunun üzerine Türk Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, fiiliyatta tarafı olduğu savaşa, gündeme getirdiği ‘anlaşma’ ve ‘tezkere’lerle resmen dahil olma planı yapıyor.

Libya’da radikal çete gruplarına her türlü destek veren Türk devletinin bu ülkedeki askeri varlığı da gündeme gelmişti. Katar ve Türk devletinin desteğine rağmen çete gruplarınca oluşturulan Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti General Halife Hafter'e bağlı güçlerin son dönemki taaruzu sonucu toprak kaybetme devam ediyor. Başkent Trablus’a sıkıştırılan ve yenilginin eşiğinde bulunan Ulusal Mutabakat çetelerinin yardımına Türk devleti yetişmeye çalışıyor. Türk devleti fiilen sürdürülen Libya’daki varlığını, kontrol ettiği güçlerin hezimeti üzerine, gündeme getirdiği ’anlaşma’ ve tezkerelerle resmileştirerek savaşa fiilen dahil oluyor. Savaş-şiddet politikaları ve terörist gruplara verdiği destekle beslenen Erdoğan yönetimi (AKP-MHP faşizmi) Güney Kürdistan, Kuzey-Doğu Suriye, Doğu Akdeniz’de devam eden krizlere Libya’yı da ekleyerek diktatörlüğü ayakta tutmaya çalışıyor.

‘Resmen askeri destek

talep edildi’

Libyalı bir yetkili Türkiye'den resmi olarak askeri destek talebinde bulunduklarını açıkladı. Reuters'a konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti İçişleri Bakanı Fethi Başağa'nın "başkent Trablus'ta çatışmaların yoğunlaşması halinde Türkiye'den askeri destek isteyecekleri" yönündeki açıklamasının ardından, Türkiye'den resmen hava, kara ve deniz desteği istendiğini kaydetti.

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti İçişleri Bakanı Fethi Başağa, Tunus'ta gazetecilere açıklama yaparak, "Eğer çatışmalar yoğunlaşırsa, Trablus'u ve Trablus'ta yaşayanları koruma hakkımız var" demişti.

Libya'da General Halife Hafter'e bağlı güçler Nisan ayından bu yana, Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin kontrolündeki başkent Trablus'u ele geçirmeye çalışıyor ve son dönemde yoğunlaştırdığı taaruz ile çete gruplarının başkenteki hakimiyetini adım adım ortadan kaldırıyor.

Erdoğan: Davete icabet edeceğiz

Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Türkiye'nin Libya'ya asker gönderme davetine icabet edeceğini söyledi. Erdoğan, Libya tezkeresinin Meclis açılınca gündeme getirileceğini açıkladı. Erdoğan, Ankara'daki AKP il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, "İnşallah Ocak ayının 8'inde, 9'unda Meclisimizden bunu da geçireceğiz ve böylece davete icabet edeceğiz. Türkiye ve Libya arasındaki mutabakat imzalanmış. Yürürlüğe girmiştir. Biz bu işi bitirdik. Davet edildiğimiz yere icabet ederiz. Bu kadar açık net" dedi.

Tunus ziyaretinin iç yüzü

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Aralık’ta Tunus’a yaptığı ziyaretin verimli geçtiğini ve Tunus hükümeti ile hemfikir olduklarını iddia etti. Ancak yapılan ziyaretin amacının İdlib’teki çeteleri Libya’ya gönderme arayışı olduğu ortaya çıktı. Tunus’tan istediğini alamayan Erdoğan’ın çete transferi konusunu görüşmek için Cezayir’e gitme talebinin ise geri çevrildiği ortaya çıktı.

HDP: Türkiye halklarının tercihi değil

Partisinin genel merkezinde bir basın toplantısı düzenleyen HDP Sözcüsü Günay Kubilay, hükümetin Libya’ya asker gönderme hazırlığına dair açıklamalarda bulundu.

HDP Sözcüsü Kubilay, “AKP-MHP iktidarının, mezhepçi, yayılmacı, sömürgeci ve militarist dış politikasının yeni alanının Libya olduğunu” ifade ederken, Erdoğan’ın sözlerine dikkat çekti ve “Açıktan Libya’da süregiden iç savaşın bir tarafı olduğunu gizlemiyor” dedi. Bu tutumun bölgesel bir iç savaşı tetikleyen “saldırgan bir dış politika” olduğunu söyleyen Kubilay, “Fakat Libya’da süren iç savaş ve bölünmüşlük Türkiye halklarının tercihi değildir, olamaz da” dedi.

Cezayir Erdoğan'ı kabul etmedi

Erdoğan’ın 25 Aralık’taki Tunus ziyaretini hatırlatan Kubilay, aynı gün Cezayir’e de gitmek isteyen Erdoğan’ın ülkeye kabul edilmediğini söyledi.

Bölgeyi yakından takip eden gözlemciler Erdoğan’ın Tunus’a yaptığı ziyarette İdlib’teki çete gruplarını Libya’ya göndermek istediği ve havaalanlarını kullanmak için Tunus’tan talep ettiği desteği bulamadığı bilgisini paylaşıyor. Tunus’tan istediğini alamayan Erdoğan’ın Cezayir seçeneğini denemek istediğini ancak Erdoğan’ın bu ülkeyi ziyaret etme talebi Cezayir yönetimince red edildi.

Çeteler Libya yolcusu

Bu arada Bloomberg'in üst düzey Ulusal Mutabakat Hükümeti ve Türk yetkililere dayanarak verdiği habere göre Türkiye, Suriye'de desteklediği silahlı grupları Hafter güçlerine karşı savaşması için Libya'ya gönderecek. Yetkililere göre Sultan Murat Tugayı gibi Türkmen grupların gönderilmesi bekleniyor. Arap basınında çıkan haberlere göre ise Libya’ya İdlib’teki çetelerin gönderilmesi bekleniyor. Gönderilecek çetelere aylık 2 bin dolar verileceği iddia edildi.

Ülkenin yüzde 80’ni Hafter kontrol ediyor

2014 yılından bu yana Libya'nın doğusundaki Bingazi kentinde kendi hükümetini oluşturan Mısır, Suudi Arabistan, BAE ve Rusya destekli General Halife Hafter, ülkenin yaklaşık yüzde 80'ini kontrol ediyor. Birleşmiş Milletler ise Trablus'ta kurulan, Fayez al-Sarraj liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni meşru kabul ediyor. Türkiye, General Hafter'e bağlı silahlı güçlere karşı savaşan Libya silahlı kuvvetlerini oluşturan çete gruplarına destek veriyor. Hafter ise "terörizme destek verdiği" gerekçesiyle Türkiye ve Katar'ı "düşman" ilan etmişti.

Beyaz Saray'dan Libya açıklaması

Reuters haber ajansı, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi'nin Perşembe günü bir telefon görüşmesi yaptıklarını, Libya'da "dış istismarı" reddetme ve çatışmalara son vermek için taraflara "acil adım atmaları" çağrısı yapma konusunda anlaştıklarını duyurdu. 

 

HABER MERKEZİ

 
 

Osmanlı’nın güç politikaları 

Türkiye, Libya'ya asker gönderme kararı Almanya basınında yankı buldu. Neue Osnabrücker Zeitung’da şu yorumda bulundu: "Kaddafi’nin devrilmesinin üzerinden sekiz yıl geçmişken, Avrupa Birliği buradaki kaosu kontrol altına almak için oldukça dağınık bir durumda ve bununla başa çıkabilecek bir konumda değil. Rusya ve ABD’nin yanı sıra Trablus’taki İslamcı hükümeti devirmek isteyen Mısır ve Suudi Arabistan da bölgedeki duruma müdahale ediyor. Türkiye ise tam da bunun önüne geçmek istiyor. Ankara bu yüzden birliklerini (bölgeye) gönderiyor. Erdoğan, yüzyıllarca Doğu Akdeniz’de hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun güç politikalarını bu şekilde devam ettirmiş oluyor. Bu oyunda ise -dengeleri etkileyebilecek- çok fazla etken var. Bu, Almanya için de geçerli. Zira, Afrika’dan gelecek sığınmacı akınının büyüklüğü Libya’nın istikrarından da büyük ölçüde etkilenecek."

Süddeutsche Zeitung’da da giderek AB’den uzaklaşan Türkiye’nin “macera arayışlarının” bölgede kaosa yol açabileceği uyarısında bulunularak, Ocak ayında Ankara’ya gitmeyi planlayan Almanya Başbakanı Merkel’e diyalog çağrısı yapılıyor: "Libya’ya doğrudan bir askeri müdahale ile Erdoğan muhtemelen yeni bir maceraya atılmış oldu. Diğerleri de onu izlerse, bölgede halihazırda kaotik olan durum çığrından çıkabilir. Merkel’in bu konuyu (Erdoğan’la) konuşması gerekecek. Başka ne olabilir ki?"

 
 

Erdoğan’dan çete transferi diplomasisi

   

25 Aralık’ta Tunus’u ziyaret Eden Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İdlib’teki çeteleri Libya’ya göndermek için talep ettiği desteği alamadı. Aynı amaçla Cezayir’i yapmak istediği ziyaretin ise engellendiği duyuruldu.