“Yeni yaşam” sloganıyla “Biz’ler Meclis’e” diyerek Türkiye’de toplumsal kesimlerin, işçilerin, farklı kimlik ve inançların sesini Meclis’e taşımayı amaçlayan HDP’nin milletvekili aday listelerinde akademi camiasından da birçok isim var. Prof. Dr. Beyza Üstün, Prof. Dr. Kadri Yıldırım, Yrd. Doç. Dr. Battal Odabaşı ve Yrd. Doç Dr. Sezai Temelli de HDP’nin akademisyen adayları arasında yer alıyor. 

İstanbul adayı Prof. Dr. Beyza Üstün, verdiği ekoloji mücadelesiyle tanınıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Üstün, HDP İstanbul 3’üncü bölgeden aday. Özgür yaşam ilkelerini yükseltmek için HDP içerisinde olduğunun altını çizen Üstün, “Biz kadın özgürlüğünü temsil ediyoruz, halkların özgürlüğünü temsil ediyoruz. Biz LGBTİ‘lerin haklarını koruyoruz, engelli arkadaşlarımızın engelli süreçlerini sarmalayıp onlarla birlikte yaşamı düşünüyoruz. Biz iş cinayetlerinin sona ereceği, taşeronlaşmanın kalkacağı bir süreci örmeye adayız. Barış birinci önceliğimiz ve biz ekosistemi sermayeden korumaya adayız, suları özgürleştirmeye ve barajları aşmaya adayız” dedi. 

Üstün, halklarla buluşmada kadınların önderlik yapacağını da dile getirerek, “Bütün arkadaşlara, yoldaşlara, canlara bu mücadeleyi büyütmek için çağrı yapıyorum. Önce kadınlar, çünkü onlar iradesini ısrarla gerçeğe dönüştürür sonra gençler, çocuklar herkes, hepimiz bu mücadeleyi büyüteceğiz. Yeni yaşama doğru yelken açıyoruz. Geliyoruz” diye kaydetti. 


Büyük buluşmaya çağrı

İstanbul’dan bir diğer aday İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Yrd. Doç. Dr. olan Sezai Temelli. Hem demokrasi mücadelesinden hem de akademilerde özerk demokratik eğitim mücadelesinden kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. İstanbul 2’inci bölgeden milletvekili adayı olan Temelli, 7 Haziran’daki seçimleri “Bu hepimizin Türkiye’nin seçimi olacak” diye nitelendiriyor. HDP’nin Türkiye’nin en önemli demokrasi hamlesini gerçekleştireceğini belirten Temelli, aday listesinin bunun işareti olduğunu kaydederek, “HDP’nin listesi başından beri yapmış olduğu büyük buluşma çağrısının listesidir. Bu çağrıya Türkiye’nin bütün kesimleri icabet etti, katıldı. Hep beraber bu mücadelemizi ortaklaştırmaya çalışıyoruz” dedi. 


Akademisyenlerin de sesiyiz

12 Eylül mağdurları arasında akademisyenler de olduğunu belirten Temelli, “12 Eylül’den iki tane önemli gösterge kaldı. Biri seçim barajı, ikincisi YÖK’tür. Dolayısıyla akademisyenlerin baraja karşı göstereceği destek aslında bizzat kendi özgürlük ve üniversitelerin özerklik mücadelesiyle nerdeyse aynı anlama geliyor. Biz tüm akademisyenlerin bu mücadelede ortak sesi olmaya gayret gösteriyoruz. Eminim ki başaracağız ve bu barajı yıkacağız” dedi. Temelli, Türkiye halklarına da “Bu seçimler demokrasi mücadelesi anlamında en önemli mücadeledir. Bu onurlu mücadelede yer almak önemli bir fırsattır. Herkesi bu barajı yıkmaya davet ediyorum” çağrısında bulundu. 


Sırtı yere gelmez

HDP’nin Siirt milletvekili adayı ise Prof. Dr. Kadri Yıldırım. Mardin Artuklu Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı görevinden HDP adaylığı için istifa etmişti. Kürdoloji çalışmalarıyla tanınan Yıldırım, Kürtçe seçmeli ders öğretmenlerinin yetiştirilmesine öncülük etmiş bir isim. Yıldırım da, diğer akademisyen adaylar gibi HDP’nin toplumun tüm renklerini kimliklerini içinde barındıran listesine dikkat çekiyor ve “Kürdistan Türkiyelileşti, Türkiye de Kürdistanileşti. HDP’yi Türkiyelileşmemekle eleştirenler emininim ki bu listeden sonra bu görüşlerini değiştirecekler. Hem değişik inançlarıyla, hem değişik dillerle hem de değişik kimliklerle listede birçok kesim yer alıyor. Listede müftüyü görüyoruz, ilahiyatçıları görüyoruz, başörtülüleri görüyoruz, Alevi dedeleri ile birlikte Êzîdî temsilcilerle birlikte yan yana gelmiş bulunuyorlar. HDP’nin sırtı kolay kolay yere gelmez. Bundan daha zengin bundan daha gelişik bir durum görmenin imkanı yok” diye konuştu. 


Ah vah dememek için

7 Haziran seçimlerinin Türkiye hakların açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Yıldırım, diktatörlüğe doğru giden yolu kapatacak tek gücün ise HDP olduğunu söyledi. Yıldırım, “Bir diktatöryanın yaşanmaması, dört beş yıl boyunca ‘ah biz ne yaptık’ gibi serzenişlerde bulunulmaması için halkımızın bu kez çok iyi düşünmesi gerekir. HDP, diktatörlüğe gidecek olan yolu halkımızın gücü ve teveccühü ile kapatacak ve çok önemli bir demokrasi inşasına yönelecek. Mevcut partiler arasında bunun önünü alabilecek tek partinin HDP olduğunu görüyoruz” dedi. 


Değişim ihtiyaç

İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak görev yapan Battal Odabaşı ise Konya milletvekili adayı. Türkiye’nin bir kriz yaşadığını ifade eden Odabaşı, Türkiye’nin ya bu krizden yenilenerek çıkacağını ya da bu krizin daha da derinleşeceğini kaydederek, kiriz aşma noktasında umudun ise HDP olduğunu söyledi. Değişimin bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Odabaşı, HDP ile gelişecek değişimi ise “Yani bir ihtiyaç gerçekleştiğinde onun önünde geçebilecek herhangi bir nitelik yoktur. Yani suyu arıyorsanız, su bir ihtiyaçsa artık o su kesinlikle insanlık tarafından bulunacak. Dolayısıyla bu bir şans” ifadeleri ile anlatıyor. 


Tarihsel rolünü oynayacak

HDP’nin Türkiye’nin renklerini buluşturan aday listesine de dikkat çeken Odabaşı, “Listeye bakın listede kim yok ki. Yani o kadar çok değişik nitelikteki insan var ki işte bu bir ümittir. Dolayısıyla toplumun ihtiyacı olan nitelik budur. Gerçek alamda demokratik cumhuriyet diyen ve demokratik cumhuriyetin gerektirdiği tüm nitelikleri içinde barındıran bir kadro. Şimdi cumhuriyet demokratikleşecek mi, demokratikleşmeyecek mi? Sorun bence bununla ilintili. Bu siyasal sürecin temel niteliği de HDP’dir. HDP tarihsel döngünün yerinde bulunuyor ve bu tarihsel işlevini de yerine getirecektir” diye konuştu. 


 HABER MERKEZİ  




Syriza rüzgarı İzmir’de esecek


HDP’nin İzmir Milletvekilli adayı Semra Uzunok, “”Ege Denizi’ni barışın denizi yapacağız. Syriza rüzgarı İzmir’de esecek” dedi. 

HDP adayı Semra Uzunok, hem sosyalist hem de kadın hakları konusunda verdiği mücadele ile kentte tanınan bir isim.. İzmir’de uzun yıllar verdiği mücadeleci kişiliği ile tanınan Uzunok, bir dönem SDP İzmir İl Başkanlığı da yaptı. İzmir’in geçmişte farklı etnik kökenden birçok insanın yan yana yaşadığı bir kent olduğunu ancak zamanla ulusalcı damarların güçlendirilmesi ile bu özelliğini kaybettiğini söyleyen Uzunok, “deli gömleği” olarak tabir ettiği ulusalcılığın HDP çatısı altında verilecek mücadele ile ortadan kaldırılabileceğini dile getirdi. Uzunok, “Ermenilerin yok edildiğini, Yahudilerin olmadığı, Rumların kovulduğu bir kent. Onlar gittiler ama kültürleri kaldı. Biz o kültürü tekrar bu ülke de kardeşçe birlikte yaşamanın koşulları oluşturacak projeler ile yola çıktık. HDP projesi tüm halkların, bir arada gönlülük esasında, herkese yer var. Herkes kendisini kendi gibi ifade edebileceği bir yerdir. O yüzden başarının bizden yana olacağına inanıyoruz” dedi. 

Syriza’nın Yunanistan’daki başarısının da kendilerini çok heyecanlandırdığını belirten Uzunok, “Biz komşuya sizden demokrasi, bizden barış diyerek, aslında Ege Denizi’ni bir barış denizi haline getirmenin olanağını da yakalamış durumdayız. Syriza rüzgarı İzmir’de esecek” diye belirtti. Uzunok, 8 Haziran’da HDP’nin başarısının Syriza ve Kobanê‘ye bir selam ve saygı duruşu olacağını söyledi.