AKP ve Saray 7 Haziran seçimlerinde “azınlıkta” kaldı mı?

Kaldı.

Şu andaki “azınlık” durumu çok daha vahim. Hem kendi seçmeni çok ciddi fire veriyor, hem de “eklenti MHP”nin seçmeni neredeyse yüzde seksenlerde “hayır” diyor. “Başbuğ” Türkeş’in kızı bile “hayır” deyiverdi.

Deniz Zeyrek’in “adını açıklamadığı” bir AKP’li ahmak, HDP’ seçmeninin yüzde 40’ının “evet” diyeceğini söylemesin mi?

Ağzımız bir açık kalıyor. Palavranın da bir “adabı” olmalı.

Ama o ne?

Adamın bu uçuk tahmininin hiç de şakası yok.

Örneğin, sen AKP’lisin. Sandık başkanısın. Sandık kurulu üyelerinin hepsi de, AKP’li sözde sendikanın üyeleri arasından seçilmiş. Oylama bitti. Sayıma geçilecek. Bir takım “meraklı vatandaşlar” bir türlü sandık başından ayrılmıyor. Akılsızlar. “Gizli oy açık sayım” demekteler. Ahacık kapıda zebellah gibi polisler. “Sandık güvenliğini tehdit edenleri dersest edin.” Sandık başkanısın. Hakkındır. Hooop, bilmem ne okulunun, bilmem kaç sayılı sandığının konulduğu sınıfında şimdi sen ve üyeler baş başasınız. Pardon. Bir de polisleriniz.

Bu sandıktan diyelim ki, 300 hayır, 3 adet de evet çıktı. Herkes seni sandık başkanı sanıyor ya, aldırma... Mandrake ya da Zati Sungur gibi bir “sihirbazsın”. Elinle bir fırıldak işareti yapıp “abra kadabra” demenle birlikte, hooop, sandıkta bir kıpraşma, bir fingirdeşme, bir depreşme derken, bir bulut kaplıyor mu etrafı... Kaplıyor. İçinden çıkan şey ne ola ki? Ankara Belediyesini mülk edinmiş adamın “üç harflisi” değil mi? Cin yani...Tövbe... “Dile benden ne dilersen Sahip” deyiveriyor.

Sen de “üçü üçyüz yap, üçyüzü de üç yap” diyorsun. 

“Olacak şey değil” diyorsunuz, değil mi? Her sandıkta geçen seçimlere katılmış partilerin birer üyesi olacak, bunlar hiç öyle “cin, peri“ dümenine gelir mi? Gelmesine gelmez ama ya bu “abra kadabra” ile, diyelim ki, “demokrat sandık başkanı” ile CHP ve HDP’nin “sandık kurulu üyeleri” bir anda “AKP’li ve MHP’li” haline geliverirse? Sonuçta ortalık sihirbaz dolu....

Gülüyorsunuz, değil mi? Siz gülmeye devam edin, ben size bir haber okuyayım:

“Sêrt (Siirt) Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı da, HDP’nin sandıklarda görev yapacak 100 asil üyesinin üyeliklerini iptal etti.”

“Yine Êlih’te (Batman) ise 40 sandık başkanının başkanlıkları seçim kurulu tarafından, “Haklarında soruşturma açıldığı”, “örgütle ilişkilendirildiği” ve “saygın kişilik olmadıkları” gerekçeleri ile iptal edildi. “

İşte size esaslı bir “abra kadabra” marifeti. HDP’li ve CHP’li sandık kurulu üyeleri uçuyor ve hooop, onların yerine AKP’liler sandığın başına doluyor; onlar sandığın başına dolunca da, Deniz Zeyrek’e açıklama yapan ismi meçhul ahmağın dediğinin de ötesinde, Sêrt ve Êlih’teki bu sandıklardan HDP oylarının yüzde yüzü “evet” oylarına dönüşüyor.

Buradan çıkan sonuç nedir sizce?

Referandum “umutsuz vak’a” mıdır?

Değildir. Referandum, başka koşullarda, parlamenter mücadelenin basit bir parçası sayılır. Bugünün Türkiye’sinde referandum “faşizme karşı devrimci mücadele”dir. Evden mahmur suratla kalkıp, sandık başına gideceksin, oyunu atacak ve referandumu kazanacaksın. Yok öyle “bedava” kazanmak.

Sabah yataktan fırlayacaksın. Siperden fırlayan gerilla gibi yani. Bir güzel yıkanacaksın. “Cepheye gidenin boy abdesti alması gibi” yani. Öyle sallana sallana filan değil ha...Kapıdan ok gibi çıkacaksın, maraton koşar gibi değil, yüz metre yarışındaki gibi fırtına olup eseceksin. Sandık başına vardın mı? Vardın. O sandık başındaki “sihirbaz” kılıklı heriflere öyle bir “rojbaş” çekeceksin ki, tümü suratlarına Newroz yalımı vurmuş gibi kıpkırmızı olacak. Oyunu attın, çıkarken, “hayırlı olsunu” bastıracaksın. Fitil olacaklar. Bunları yaptın ya, işin bitmedi. Eve gitmek yok, yemek yemek yok, sandık başından “sıkışsan” bile ayrılmak yok, polis mi püskürttü, üç tur atıp yeniden sandık başına dineleceksin. Oradan alıp göz altına mı aldı? Alsın. Senden sonra onu da alsın. Diyelim ki, o sandıkta oy kullanan 303 seçmenin 300’ünü aldı.

Ne oldu?

Sandıkta 300 hayır oyunun olduğu kanıtlandı. Üç oyun da “evet” olduğu...

Ya da şöyle yapabilirsiniz? Her sandığın başında o sandıkta oy kullanan seçmenler sayım bitene kadar orada olur... ”Üç yüz evet” denir denmez, “isim okuma” yoluyla, her seçmen “hayır oyu kullandım” diye bağırır...

Her neyse, siz bu “sihirbazları” yenik düşürmenin bir yolunu mutlaka bulursunuz....