Kendi anlarıyla buluşmak ne demektir? İnsan kendi anlarıyla buluşabilir mi? İnsanın yaşadığı bir an nereye gider ki yeniden buluşsun? Kendi anlarıyla buluşmak, yaşayıp tamamlananların yeni bir zamanda yeniden insanın karşısına çıkması, yaşananların kendi tamamlanmışlığıyla yeni anlamlar yaratmasıdır. Yaşanan özgürlük anlarıyla yıllar sonra yeniden bir an ile, bir resim, bir türkü, bir söz ya da renk vesilesiyle buluşmak, birçok insanın yaşadığı bir durumdur. Kendinle buluşma aslında zaman içinde yaşanan bir anın anlamını, şimdiki anda yeni bir buluşmayla bir üst anlama çıkarmaktır. 

Önder Apo’nun öğrencilerinin belleğinde Önderlikten çözümlemeler, sözler, tarihsel belirlemeler ve kişiye özel perspektifler hep vardır ve tüm zamanlarda yeniliklerini korurlar. Bunların yanında Önderlikten bir resim, birkaç cümlelik el yazısı da Önder Apo’nun öğrencilerinin defterlerinin arasında korunur, özenle saklanır. Yağmur parçalarından dikilmiş kılıflar usulca açıldığında, üzerinde çiçek kuruları ve Önderliğin resimlerinin olduğu defterler kendilerine özgü dilleriyle konuşurcasına o kılıflardan çıkmaya başladığında, biliriz ki Önder Apo’dan ya da şehit yoldaşlardan izler birazdan gün ışığına çıkacak ve görünür olacaktır. 

Önder Apo’nun öğrencilerinden biri olan Delal arkadaş, yanında Önderlikle olan fotoğraflarını sürekli taşır, en güzel yaşam anlarını o fotoğraftaki anlarla taçlandırırdı. Ama her defasında bir yarım kalmışlık, bir hayıflanma da yaşardı: "Bir fotoğraf daha çekmişti fotoğrafçı arkadaşlar; ama nerde o, hiç bilmiyorum. Ne oldu acaba?" Bu sözleri Delal arkadaşın albümüne bakan çoğu arkadaş duymuş olmalı. Ve bunu duyan birçok arkadaş bilir, bir kayıp kare vardır O'nun hayatında. Önderliğe dair kayıp kareyi kim tamamlayabilir ki? Delal arkadaş o kayıp kareyi bulacağına inançla gördüğü her Önderlik albümüne büyük bir ilgiyle, ilk kez görüyormuş duygusuyla bakar. Dalıp gider her karede. Önderlik sahasının duvarlarını, o anların oluştuğu mekanları, çiçekleri, güvercinleri, ağaçları, sandalyeleri, masayı, gözlerin Önderliğin gelişine dikildiği geniş patikamsı yolu... Mekanın ayrıntılarını bir bir hatırlar o fotoğraflara bakarken. Aslında her baktığı fotoğrafta kendini arar. O zamanlardaki Delal’i arar. Önderlikle buluşan, o buluşmayı yaşamının en güzel anları olarak kendi tarihine yazdıran ve yaşamında anlam zirvesi yaratan kendini görmeye çalışır her karede. Ve tüm bakmalar gelir, o kayıp karenin bulunmamışlığına dayanır.  

Yıllar sonra yanında tüm zamanların anılarını, tüm anların anlamlarını taşıyan, taşıdıklarının ağırlığını yüreğinde duyumsayan ve bu ağırlıkla yaşamanın anlamlı yaşamak olduğunu düşünen bir yol arkadaşıyla karşılaştı Delal yoldaş. Bu kendi anlarıyla buluşma elçisi olan kadın yoldaşla oturup, bir gece saatlerce Önderliğin fotoğraflarına baktılar. Ve Delal yoldaş, bu saatler içinde kendine ait bir anın gizli olduğu sezgisiyle sabırla bekledi. Bekledi, bekledi ve yine bekledi. 

Sabır, aslında insanın ömründen verip zamanı almasıdır. Delal arkadaş da öyle yaptı. Ömründen verdi ve zamanı aldı. Zaman ona yaşadığı bir küçük parçasını yeniden verme karşılığında, O'nun ömründen şimdiki zamanın anlarını aldı. Tüm fotoğraflar geçip giderken yıllardır aradığı anın resimlenmiş haliyle buluştuğunda sevinç gözyaşlarını tutamadı. Önder Apo’yla el ele, özgür bir anın zirvesinde olduğu her halinden belli olan fotoğraf karşısında Delal arkadaşın sevinci kendi yüreğine sığmadı. Önderlikle aynı anda, ağız dolusu gülüşle, yaşamın en özgür duyumsandığı zamanları ve anlamları yaşamanın onuruyla fotoğraflanan an tam karşısındaydı işte. 

Delal yoldaş, yıllar sonra kendi anlarıyla bir kez daha buluşmanın sevincini doyasıya yaşadı. Aslında doyasıya demek kifayetsiz kalır. O anın sevincine doyamadı. Gördüğü her yoldaşına o andan söz ederek Önderliğe olan doyumsuz aşkını bir kez daha yaşadı.

O buluşma anını yaşadığı zamandan bir süre sonra karşılaştım Delal arkadaşla. Karşılaşmamızda müjdeyi verircesine söz etti o fotoğraftan. Söylediği ilk şeyin o fotoğrafa ilişkin olması tabii ki onun fotoğrafa, fotoğrafta toplanan anlamlara verdiği önemi gösteriyordu. "Heval, Önderlikle olan bir fotoğrafımı buldum!" Önderlikle yeniden bir buluşma yaşamıştı Delal yoldaş. Araya zamanlar, mekanlar ve yaşamlar girmiş olmasına rağmen, Önderlik işte tam karşısındaydı, elini tutmuştu, yüzlerce yol arkadaşının şahitliğinde O'na gülümsüyordu.