
SELMA AKKAYA / PARİS
AFAJA-Ermeni Avukatlar Derneği ve Paris Barosu’nun Hrant Dink'in katledilişinin 10’uncu yıldönümü vesilesiyle Paris Barosu’nda düzenlediği konferansta konuşan hukukçular, adaletin gelmeyeceğini dair kaygılarını dile getirdi.
Paris Barosu Başkan Yardımcısı Dominique Attias, Paris Barosu avukatlarından Rose Marie Frangulian, Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, Baro Başkanı Christian Charrière-Bournazel, 2012 yılına kadar Dink davalarına katılım sağlayan ve aynı zamanda AFAJA Eşbaşkanı avukat Alexandre, Hrant Dink'in avukatı Hakan Bakırcıoğlu, avukat Vincent Nioré, Olivier Guilbaud, Carbon de Seze, Yves Ochinsky, AFAJA Eşbaşkanı Virginie Dusen, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Avrupa Direktörü Johann Bihr ve yazar Ragıp Zarakolu'nun konuşmacı olarak katıldığı konferansta Türkiye'nin katliamcı ve karanlık yüzü, hukuk diliyle konferansa taşındı.
Paris Barosu Başkan Yardımcısı Dominique Attias konferansın açılış konuşmasında Hrant Dink şahsında barışın dilinin vurulduğunu ifade etti. Attias, Rakel Dink'i Paris Barosu’nda gerçekleşen böylesi bir konferansta ağırlamaktan onur duyduklarını ifade etti.
Rakel Dink ise, 10 yıllık adalet mücadelesinin hukuk boyutunu açıklamayı avukatlara bırakırken, eşinin yaşamından kesitler aktarmayı boğazındaki acıyla düğümlenen sözcüklerle dile getirmeye çalıştı.
Rakel Dink: Agos ilk tohumdu
Rakel Dink, Hrant Dink ve Agos gazetesi için şu ifadeleri kullandı: "Tüm acılara rağmen, ülkemiz dediğimiz yerdeydik. Hrant, yasalarla barış dilinin, kardeşlik dilinin oluşmayacağını asıl olarak toplumun zihninin dönüşümüyle bunun sağlanabileceğini savunuyordu. Bunun için öncelikle, bir mücadelenin başlatılması temelinde Agos’a öncülük etti. Agos, Ermeni dilinde, tohumun ekildiği ark demek. Agos, ilk tohumdu. Barış ve kardeşlik tohumlarının ekilmesine vesile olsun diye yola çıktık."
HDP Milletvekili Garo Paylan'a dönük de, tıpkı Hrant Dink için yaşanan süreç gibi bir ortamın oluştuğuna dikkat çeken Rakel Dink, "Yeni ölümlerin yaşanmaması, demokrasi mücadelemiz ve yaşanan katliamların açığa çıkarılması için" adaleti aramaya devam edeceğiz" dedi.
Yaşanan hukuksuzluk sınır tanımıyor
Baro Başkanı Christian Charrière-Bournazel, Türkiye'deki hukukçuların yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekti. Önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın avukatlarının tutuklandığı ardından o avukatlara avukatlık yapan avukatlara dönük soruşturmaların devam ettiğine dikkat çeken Bournazel, bütün bu süreçleri baro olarak avukat heyetleriyle takip ettiklerini ama yaşanan hukuksuzluğun sınır tanımadığını ifade etti.
Konferans'ta Türk yasalarında yer alan 301’inci madde konusunda bilgi veren avukat Virginie Dusen ise sözlerine Paris'te katledilen 3 Kürt kadın devrimciyi anarak başladı. "Bugün katil zanlısı ölmemiş olsaydı Paris Adalet Sarayı'nda Paris'te katledilen üç Kürt kadın Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in davası görülecekti. Maalesef bu dava şimdi görülmeyecek. Her 3 kadının ailelerinin ve Dink ailesinin adalet ve hakikat mücadelesi devam edecek" diyen Dusen, Hrant Dink'in 301.maddeden yargılama sürecini anlattı. Dusen'den sonra sözü Sınır Tanımayan Gazeteciler adına Johann Bihr söz alarak Türkiye'de muhalif ve Kürt basını üzerindeki baskı, kapatma ve tutuklamalara dönük bilgi verdi.
Konferansın son konuşmacısı ise Ragıp Zarakolu oldu. Zarakolu, barış ve demokrasi dilinden korkanların katletmeye devam ettiğini ifade etti.