İsviçre Gündemi
Dino Frisullo adını çoğumuz hatırlarız. Kürt Halk Önderi Öcalan’ın Roma’da olduğu dönemlerde Kürtlerin yüreğine kazınan bir isimdi.
Ölüm yıldönümünde bizi yine kendisiyle buluşturdu. Unutmamamız, yaşatmamız gereken bir isim. İtalya’nın birçok siyasi kesiminin Kürtlere yakınlığında onun emeği var. Adına geleneksel etkinlikler düzenlenmesi gereken bir isim. Zira hem ezilen hakların hem de özellikle Kürtlerin büyük dostu. Filozof bir babanın oğlu. Dünyaya bakışında babasının yolunu izliyor. Felsefe öğrenimini yarıda bırakarak, önce Komünist Parti’de sonra ise Troçkistlerin içinde hayatını mücadeleye adamış. Dünya devrim hareketi büyük darbeler alır ve gerilirken o umutlarını Kürt mücadelesine taşıyarak yaşatmayı tercih etmiş. Önce mültecilerle tanışmış. O büyük gemilerle gelen ve her seferinde yüzlerce ölümle tanışan yabancıların acılarını paylaşarak, bütün zamanını onlara adayarak mücadelesini sürdürmüş.
1990’lı yıllarda Kürtlerle tanışmış. Hem mülteci, hem sömürge ve hem de devrim mücadelesini giderek yükselten bir halk. İşte tamam demiş; “Kürtlerle dünya devrim mücadelesini büyütebiliriz“. Çevresi inanmamış, hayalperest görmüş. Dino hiç birini takmamış. 97 yılında Barış Treni projesine destek vermiş. TC ve diğer devletler izin vermeyince, bir grup İtalyanla bir delegasyon oluşturup Türkiye’ye gitmiş. Türk polisi oteli basıp, delegasyonu coplamış ve sınır dışı etmiş. Bu Dino için bir kıvılcıma dönüşmüş. Türkiye dönüşü artık onun için Kürt mücadelesine yükseltme yeminine neden olmuş. Kolları sıvamış, Kürdistan Raport’un İtalyancasının hazırlanmasında görev almış. Ardından inatla Kürdistan’a gitme isteğini yenilemiş. Gerilla mücadelesi yerine İtalya’da kalıp çalışması uygun görüldüğü için dağa gidememiş. Bu sefer de Kürdistan’a gitmeyi dayatmış. Elbisesinin altında sakladığı ERNK bayrağını, ’98 Newrozunda Diyarbakır’da açarak, Kürt halkıyla birlikte mücadele içinde olduğunu ilan etmiş. Tutuklanmış, işkence görmüş ve yine sınır dışı edilmiş.
Dino için Kürdistan Özgürlük mücadelesi artık bir sevdadır. Öcalan’ın Romaya gelişi ile birlikte, en aktif çabalar içinde dikkat çekmiş. İlk geldiği günlerde Roma Cellia Meydanına yakın bir hastahanede kalan Öcalan’ı yalnız bırakmamak için meydana akan halkın bütün surunlarıyla ilgilenmiş ve onları kucaklamış. Ardından meydana “Kurdistan” yazılı bir tabela asarak, belediyenin burayı tarihi Kürdistan meydanı ilan etmesini talep etmiş.
Öcalan’ın Roma’da kalmasını, İtalyan devrimcileriyle mücadeleyi yükseltmesini sağlamak için çırpınışlarıyla dikkat çeken, her türlü fedakarlığı yapan Dino’nun 5 Haziran 2003’te kansere yenik düşmesi Kürtler açısından büyük bir kayıp olmuştu.
Yüzlerce insan cenazesine katılarak, onu son yolculuğa uğurlarken, asla utunmayacakları sözü vermişti.
Dino adı yaşatılmalı.
Dino adı kuşaklara aktarılmalı
Ve Dino adı her yıl geleneksel bir etkinliğe dönüştürülmelidir.
Seni asla unutmayacak ve yaşatacağız…